Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ekim '12

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
2712
 

Muhteşem Yüzyıl- Matrakçı Nasuh ve Fikret Al

Muhteşem Yüzyıl- Matrakçı Nasuh ve Fikret Al
 

Detaylara takılmış, ama bütünü de ihmal etmemiş Nasuh Efendi.


Pek çoğumuzun Muhteşem Yüzyılda görüp, tanıdığımız bir şahıs. Ama gerçek mi? Yoksa senaristlerin ete-kemiği bürüdükleri bir hayal mi? Gerçek hayatta tiyatrocu ve dizi oyuncusu Fikret Al . Fikret Al’ı görünce şıp diye tanırım diyen var mı? Fikret Al, Ankara Üniversitesi Tiyatro mezunu. Ben gerçek Matrakçı Nasuh’u tanımam da, Fikret Al role pek yakışmış. Anladığım kadarı ile Matrakçı, Muhteşem Yüzyıl dizisinde Kanuni'nin emriyle harita çizen, aslın da aylaklık yapıp serkeş yaşayan, boş gezenin boş kalfası. Ne iş olsa yaparım edası var. Oysa, Matrakçı Nasuh gerçeğin ta kendisi. Sizlere tanıtılan Matrakçı acaba burada anlatacağım kişi mi? Bir bakın bakalım.

Günümüz tarihçilerinin ''Osmanlı İmparatorluğunun Leonardo Da Vinci'si, Matrakçı Nasuh Efendi'dir!'' dediği, minyatürleri ile tanıdığımız Nasuh Efendi; Matematikçi, tarihçi, silahşör, harita çizimcisidir. Silah dizayn eder, top çizer, damlarda dolaşıp, İstanbul’u çizen bir adam. Anlaşılan uçuk kaçık bir zat-ı muhtere. ''Nasuh-i Silahi'' veya ''Matrakçı Nasuh'' adıyla tarih sayfalarında karşımıza dikilir.

Nasuh Efendi, bütün tarihçilerin de söz birliği ettiği ''Saraybosna'da doğum''ludur. Ölüm tarihi olarak çeşitli tarihler gösterilmektedir. İzi sürüldüğünde ise 1564 yılına ulaşılmaktadır. Dedesinin devşirme olduğu sanılıyor. Matrak-i Nasuh, '' hattat, minyatürcü ve tarihçi '' kimliği ile öne çıkar. Kendine minyatürcü değil ''ressam'' demektedir. Tarih kitapları da resimlidir.

2. Bayezid döneminde Enderun'da eğitilen Nasuh, çok zeki bir çocuktur. Matematikteki başarısı eğitimcilerin dikkatini çekti ve Nasuh eğitimci olarak Enderun'da kaldı. Nasuh, Enderun'da sadece Matematik üzerine eğitim almadı. Edebiyat, hat, tarih, minyatür üzerine de eğitim almıştır. Bu da Nasuh'un ünlü bir hat- divan yazı sitilinde öne çıkmasını sağlamıştır.

Matrak-i Nasuh Efendi, sopalarla oynanan bir savaş oyunu olarak bilinen Matrak sporunda çok başarılı olduğu için Matrakçı lakabını hak etmiştir. Hatta ismi unutulmuş lakabı öne çıkmıştır. Martak; şimşir ağacından yapılmış, cilalanmış, lobuttan daha büyük, daha ağır sopalarla oynanır. Amaç rakibin kafasına dokunabilmektir! Günümüzde Uzak Doğu sporlarının içerisinde hala öğretilmektedir. Bundan dolayıdır ki( umarım) dövüşen Muhteşem Yüzyıl kahramanları dizide Ninja gibi çevik hareketler yapmaktadır. Matrak-i Nasuh iyi bir silahşördü. Matrak oyununun sadece ustası değil, aynı zamanda da kaşifidir.

Silahşörlük üzerine de ''Tuhfetü'l-Guzat''( Gazilere Armağan) adında bir eser yazmıştır. Bu eserde dövüş teknikleri ve silah kullanışı anlatılmaktadır. Nasuh ''Silahi'' adıyla da anılır. Türk silah ve mızrak ustalığı nedeni ile ''üstad'' '' reis'' adlarını da adının önüne almıştır. Söylentiye göre, Kanuni ‘’sefere gideceğiz, oranın resmini kim çizer?’’ diye sorar ve cevabını da alır ‘’ ben damda oturan bir adam biliyorum’’. Matrakçı Nasuh böyle keşfedilmiş. Bilmem seferde de damda mı gezdi? 1530 yılında bu konu üzerine Kanuni Sultan Süleyman'ın bir beratı da vardır.

Nasuh Efendi, sıradan bir minyatür ustası değildi. Minyatürleri birer harita özelliği taşımaktaydı. Uslubunda yeryüzü kuşbakışı görülmesine rağmen evler ve insanlar tam karşıdan yapılmıştır. Şehir binaları tekt ek ayrıntılandırılmıştır. Minyatürlerinde kuş, tavşan gibi hayvan figürleri de bulunmaktadır.

Daha önce anlattığım gibi matematik dahisi olan ''Matra-i'', geometri-matematik üzerine çalışmalar yaparak, uzunluk ölçülerini gösteren cetveller hazırlamıştır. 1. Selim döneminde padişaha ithaf ettiği ''Cemalü-l Küttab'' ve ''Kemalü'l- Hisab'' kitaplarını da tamamlamıştır. Bu kitaplar uzun yıllar Enderun'da matematikçilerin el kitabı olarak kullanılmıştır.

Konudan, konuya geçiyormuş gibi görünüyorum ama Nasuh Efendi başlı başına kitap konusudur. Çarpma metodu bilindiği üzere İskoçyalı John Napier tarafından 1600 lü yılların başında bulundu. Şimdi konumuzla alakasız gibi göründü değil mi? Bazı çevreler Napier'in ''İlham Perisi''nin Nasuh Efendi olduğunu söylemektedir. Bizim Nasuh, adını da ''Matraki'' koyduğu bir çarpım metodu bulmuştur. Hem de Napier'den 50 sene önce. Modern Matematik üzerine yazdığı kitapları Enderun'da ders kitabı olarak kullanılmıştır.

Dikkat ederseniz Osmanlı İmparatorluğunda yetişen bilim adamları, sadece Müslüman dünyasında değil, dünyanın da önünde gitmektedirler: Beyinlerimize karanlık işlenmeden önce bizim aydınlık saçtığımız ve aydınlatan beyinlere her türlü imkanları tanıyıp, saygı gösterdiğimizi de fark etmeliyiz. Neyse Nasuh'a geri dönelim.

Tarih üzerine çalışan Matrak-i, ''Taberi Tarih''(çeviri, demek ki çevirmenliği de vakıf olabilecek kadar iyi dil biliyor), ''Mecmü't Tevarih'', ''Süleymanname'', ''Fetihname-i Karabuğdan'' gibi kitaplar da yazmıştır. Yani boş gezenin boş kalfası değildir. Süleymanname 3 kopya olarak yayınlanmıştır. Bu kitap Kanuni döneminin 1520- 1537, 1543-1551, 1542-1543 yıllarını anlatır. Fetihname-i Karabuğdan, 1537-1538 yıllarında Kanuni Sultan Süleyman'ın ''İran Seferi'ni anlatan bir kitaptır. Nasuh Efendi, Şehzade Bayezid ve Şehzade Selim'in taht kavgasına da şahitlik etmiştir. Bu durumu da ''Tarih'i Sultan Bayezid ile Sultan Selim'' ve ''Tarih-i Sultan Bayezid'' adlı eserlerinde Kanuni Sultan Süleyman'ın oğullarının tarihlerini de kaleme almıştır.

Kitaplarında ordu ile geçtiği şehirlerin minyatür haritaları bulunmaktadır. Yaptığı çizimler ile geçmişe ışık tutmaktadır. Kanuni Sultan Süleyman, Nasuh Efendi'nin bu özelliğini fark ettiği için Fransız kralına destek olarak Barbaros Hayrettin Paşa'ya Matrak-i Nasuh Efendi'yi de ulamıştır. Nasuh, uğradıkları bütün limanları resmetti. Gemiden hiç inmeden sanki zihinsel bir uçuş ile limanların kuş bakışı haritalarını çıkardı. Mesafelerin birebir doğru olduğu kanıtlanmıştır. Eserleri Topkapı Sarayı'nda, müze bölümünde ve Süleymaniye Kütüphanesi'nde başta olmak üzere çeşitli kitaplıklarda yer almaktadır.

Muhteşem Yüzyıl dizisinde etiyle kemiği ile karşımıza dikildi Matrakçı Nasuh Efendi. Ama hak ettiği yeri bulamadı. Matrak-i Nasuh Efendi tarih, sanat, spor ve matematik alanlarında eşsiz bir dahi ve entellektül kimliktir. Nasuh Efendi, Türklerin dünyaya tanıtmayı, tarih sayfalarında yaşatmaları gereken bir isimdir. Gerekli özeni modern dünyada hiç bulamamış. Şimdi birilerinin çıkıp, Matrak-i Nasuh Efendi'ye borcumuzu ödememize ön-ayak olması gerekmektedir. Muhteşem Yüzyıl dizisi ''Dünya Film'' pazarında Matrakçı'yı yanlış tanıtır( diğerlerini olduğu gibi).

Dünyanın bu kişiyi gerçek kimliği ile tanıması gerekiyor ki; Matrak-i Nasuh Efendi hak ettiği yeri ve değeri bulsun. Fikret Al, Muhteşem Yüzyıl dizisi ile kariyerinde hak ettiği yeri bulmuştur.

Hayatta hak ettiğiniz değeri bulmanız umuduyla....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 781
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 3777
Kayıt tarihi
: 23.09.12
 
 

16- 06- İstanbul'da doğdum. Tatbiki Güzel Sanatlar Tekstil Ana sanat dalı Moda tasarımı bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster