Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
209
 

Mukaddese hürmet medeni bir seviyedir

Mukaddese hürmet medeni bir seviyedir
 

Huzurlu bir namaz gibisi yoktur.


Batı bir zamanlar karanlık çağ ile tanınırdı (Dark Ages, orta çağ). Sonra Endülüs devleti 700 lü yıllarda hanlar, hamamlar, kütüphaneler, bedestenler, camiler, medreseler kurarak bu toplum içinde ilmi araştırmayı yaydı. Ancak kadına ikinci sınıf insan gözüyle bakanlar, her türlü kültür, inanç ve yeniliğe karşı olan bağnaz batı yeri geldi kendi bilim adamlarını bile asmaktan çekinmedi. 11. Yüzyılda Endülüs devleti önce içinden sonra dışından gelen saldırılarla zayıflayıp yıkılırken kütüphane ve medreselerine kadar hatta camilerine kadar yok edildi.

İlme, inanca, insana olan acımasızlık asırlar boyu devam etti. karanlık çağdan (Dark Ages) kurtulmak için kilise baskısının kral üzerinden alınması düşünüldü ve kiliseye özerklik verilerek; “din adamları, saray mensupları, soylular ve zenginler” sınıfı üretildi. Halk yine unutuldu.

Son asırlarda ise batı ülkelerinde; çok kültürlülüğe karşıyız, yabancıların ülkemizde bulunmasına karşıyız faaliyetleri ve eylemleri başladı. Bazen bir kişinin 10’larca masumu öldürdüğü bazen bir grubun, bir kişinin işlediği yüzlerce cinayetler işlendi. Halen de devam etmektedir.

10. yüzyıldan beri İslam dinine olan kin ve düşmanlık dozu düşürülmeden batı ülkelerinde devam ettirilirken Müslümanların ne Hz. İsa (as) ne ondan önceki yüzlerce peygambere en ufak dil uzatması ve o dinin mensuplarına hakaret ettiği görülmemiştir.

Kutsala oldukça önem veren Müslümanlar neden incitiliyor. Neden, Kur’an’a, peygamberimize, Kâbe’ye, mescit veya camiye hakaret edilir, saldırılır, yakılır.  

Bunu iki türlü yorumluyorum.

1. Bilinçli bir grup bundan belirli siyasi ve ekonomik faydalar sağlamak için büyük infial ve olaylar çıkması için yapılıyor.

2. Yüzyıllarca İslam düşmanlığı ile yetiştirilen batılı bu kültürün ezikliği altında kendini öne çıkaracak meziyetler ortaya koymak yerine karşıdakine hakaret ve incitme yolunu seçiyor. Türk atasözünde; “eşeğini dövemeyen semerini döver” deyimiyle bu hezeyan anlatılmaktadır.

Aslında en ciddi savaşlar esnasında bile din adamlarının, ihtiyarların, kadınların, çocukların, cami, kilise ve havraların, hastanelerin korunması esastır. Bunu yapanlara savaşta bile centilmen ve medeni toplum aksini yapanlara bağnaz ve zavallı serkeşler denir. Ölçüsüz, kuralsız, önüne geleni yok edip tahrip eden insanlar canavarlaşmış ve insani değerlerini kaybetmiş demektir.

Belki batı toplumu içinde, Budizm’in ibadeti olan Yoga sempatisi, sevgisi hatta içselleştirip batı kültürü içine dahil edilmesi kadar değil en azından İslam düşmanlığını ortadan kaldıracak kadar, camiye, namaz kılana karşı olmayacak kadar müspet bilgilendirmeler yapılsa batı toplumu başka kültürleri ve özellikle İslam dinini düşman görmekten kurtulacaktır.

Bin yıldır İstanbul, Kahire, Şam, Kudüs gibi yüzlerce şehirde Müslüman, Hıristiyan ve Yahudiler kardeşçe yaşamışken ve hala yaşıyorken batı ülkelerinde asla cami yapılamaz gösterileri olmamalı, 1,5 milyar Müslüman’ın lideri ve peygamberi olan efendimize hakaret edilmemeli, her gün derin huşu ve inançla okunan Kur’an hem de İslam topraklarında yakılmamalı.

Bu husus birinci şıkta anlattığım grup tarafından kasıtlı olarak yapılmıyor ise ne yazık ki, batının cehaleti, bağnazlığı, her türlü bilgilendirme yolları ile yanlış yönlendirilmiş olmalarından kaynaklandığı söylenebilir. Hele dünyanın ateşe verilmiş her yerinde Müslümanlar ölüyorken, (Irak, Afganistan, Suriye, Libya, Mısır, Yemen, Filistin, Miyanmar vs.) Müslüman’ın terörist olarak gösterilmesi ve basında yer alması büyük bir hatadır ve kasıttan başka türlü bir maksatla bu kadar uzun süre böyle lanse edilmesi mümkün olamaz.

Müslümanlara en güzel şekilde tepki göstermelerini, medeniyeti yine doğudan öğrenmeleri gerektiğinden batıya iyi birer öğretmen olmalarını tavsiye ediyorum. Peygamber efendimize olan saygı ve sevgimiz elbette ki çok derin ve sonsuzdur, O’nun sancağı altında toplanacağımız güne kadar O’na salat ve selam göndermeye devam edeceğiz ama onun istemediği şekilde saldırganlık ve cinayetlere ortak olmayacağız. Peygamber efendimiz (sav) e yazı, karikatür, tiyatro, sinema, kitap, gösteri, afiş ne ile olursa olsun dil uzatanları kınıyor ve bağnazlıktan vazgeçmelerini tavsiye ediyorum. Allah’dan onlar içinde İslam’ı tanıma ve hidayet yolunu bulmaları için niyaz ve dua ediyorum.

Peygamberimizin kardeşleri olan Hz. Adem (as), Hz. İbrahim (as), Hz. Musa (as) ve Hz. İsa (as)’a da salat ve selam ederiz. Allah’ı bize tanıttıkları ve cennete giden güzel yolu gösterdikleri için onlara minnettarız. (18.9.2012)

 

Muammer MURAT

İnsan Kaynakları Yönetim danışmanı

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 163
Toplam yorum
: 140
Toplam mesaj
: 62
Ort. okunma sayısı
: 4327
Kayıt tarihi
: 03.09.07
 
 

1965 yılında Erzincan'da doğdu, İzmir'de yüksek eğitim alıp, devlet memuru oldu. 5 yıl süreyle bi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster