Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mart '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
768
 

Mükemmel insanlar, tökezleyen yaşamlar, sorular

Mükemmel insanlar, tökezleyen yaşamlar, sorular
 

milliyet.com.tr


Olcay Hoca...

Haşmetli bir kadındı. Yüzlerce öğrencisinden biriyim, o da benim onlarca hocamdan biri. Ama iz bırakmıştır.
Çünkü O haşmetli bir kadındı.

Her zaman bakımlı, her zaman şık, ama asla abartısı olmayan, nerede ne konuşacağını bilen, gülümsediğinde 'evet şimdi gülümsemek lazım', kızdığında, 'kesinlikle haklı' dedirten bir elektriği vardı.

Liderdi kısacası.
O zamanlar (biz öğrenciyken yani) genç yaşına rağmen duruşuyla saygı uyandıran özel bir bilim kadını.
Öyle bir iz bırakmıştır...

İnsan inanmak istemiyor. Böyle mükemmel bir hocanın, böylesi bir son perdesi olsun...İnanamıyor gerçekten...

Ama belki de...
Son perdesine giden yol bu mükemmelikten geçmiştir, annesinin bu hatasızlığıyla örselenmiş, kendi hatalarıyla başa çıkamayan küçük bir kız çocuğu, bir gün, bir yerde, evinde...

İnsan inanamıyor...

Şimdi soracağım sorular, özel yaşamı hakkında hiçbirşey bilmediğim saygıdeğer hocamın ve kendisine kıymış olsa da çok sevdiğine emin olduğum evladının trajedisinden bağımsız sorular, bu olay sadece kapımı araladı :

Mükemmeli amaçlayan insanlar, çevrelerinde tökezleyenleri farkedemiyor mu ?

Yoksa, yakıştırmayıp es mi geçiyor?

Mükemmelliğe yakın olmak çabalanası bir amaç mı? Yoksa hataya en yakın nokta mı?..

Mükemmelliğimiz, bizler kadar iyi olmayan en yakınlarımızı derinden örseler, ezer mi?

Tökezleyen yaşamlar mı suçun en acımasız adresleri?

Kendisi bilmese de bir hekim olarak gıpta ettiğim, akılcı ve disiplinli olmayı kafamın bir kenarına kazıyan Olcay Hocam'ın önünde saygıyla eğiliyorum...

Sevdiklerine sabırlar diliyorum...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsanlar özel hayatlarında yaşadığı kişisel sorunlarını çözme konusunda aciz düştüklerinde bazen farkına varmadan en yakınındaki insanlardan bunun acısını çıkartabilirler.Doktor olmak veya başarılı bir meslek hayatının olması bir anne olarak da çok iyi olduğu veya kızına gereken ilgiyi ve sevgiyi gösterebildiğini göstermez. Gerçi ben hiç bir şekilde Olcay hocayı tanımıyorum ve kızı ile ilişkisini bilmiyorum bu açıdan ahkam keser gibi yorum yapan biri durumuna da düşmek istemem ama bu olaydan kızının da ruh sağlığının çok bozuk olduğuna inanıyorum, ruh sağlığı yerinde olan bir insan asla bu şekilde davranamaz.Ancak ruh sağlığı bu kadar bozuk bir evlat sahibi olan anne babaların da bir yerlerde bir şekilde ciddi hatalar yaptığı ve çocuklarının ruh sağlığının bozulmasına çok farkına varmadan ve istemeden ki, hiç bir anne baba bilinçli olarak böyle bir şeye sebebiyet vermez ama ciddi olarak böyle bir duruma sebebiyet verme ihtimalinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum??

ET 
 13.06.2008 0:05
Cevap :
Konuyla ilgili söyleyeceğim tek şey o ki, anneye de kıza da çok yazık oldu...Şizofreni vb. bazı hastalıkların oluşumunu engellemek adına anne, baba, eş, akraba, kimse bir şey yapamaz veya sorumlu olamaz, bu tür hastalıkların oluşma mekanizmaları sayfalar tutan bilgilerle anlatılır. Bu olguda çocuğun böyle bir hastalığı olup olmadığını bilmiyoruz...Karışık bir durum yani. Ama hocam gerçekten değerli ve sevecen bir hocaydı, vesileyle tekrar saygıyla anıyorum. Çok sağolun değerli katkınıza.  13.06.2008 12:37
 

okumazdım ama okuyacağım tuttu ve dün geçe 3.sayfa haberlerini okumuştum bu haberin yanında birde annesini parçalara bölen diğer kızı okuduktan sonra tesadüfi olacak ki, üstüne de sizin yazınızı görüp, o gerginlikle ilk aklıma gelenleri yazmışım. Türkiye önemli bir bilim adamını kaybetti, nur içinde uyusun, Allah rahmet eylesin.. maksadım suçlu aramak değil di yazıda ...Cevabınızı okudum asıl ben teşekkür ederim saptamalarınız beni başka yönlere çevirdi. vede çokkk önemli noktaları farketmemizi sağladınız..evet sadece anne faktörü değil di çözüm yada sorun,, öğretmenlerin de en az anne kadar eğitimde etkisi ve katkısı var, görmezden gelmek büyük hata olur.. sanırım ben çocuklarda korteks tabakasının çok küçük yaşlarda tamamlanmasının sonucunda takılı kaldığım için kendimi kilitlemişim anne çocuk karakter oluşumu detaylarında :(

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 27.03.2008 16:12
Cevap :
Sağolun yeni katkınıza, sevgilerimle.  28.03.2008 7:53
 

siz de bir hekim olarak biliyorsunuz elbet, çocukların ergenlik dönemleri 25 yaşına kadar sürüyor, onların anne babaya en tepkili hatta nefret duydukları zamanlar bunlar, çatışma yaşanırken canavara dönüşenler başak gibi, yardıma son derece ihtiyacı olan küçücük kalpler..hiç annelerine kıyabilirlermi ama sorunlarıyla başa çıkamayan zavallı bir kızcağız, ölen öldü çok üzüldük ama bu küçüçük kızın ölümden de beter durumu kendine geldiğindeki durumu içler acısı, şu resim herşeyi ortaya koyuyor aslında imdat diye bağırıyor gözleri..çok üzücü çok...ben oğlumun canavara dönüştüğü zamanları yaşayan bir anneyim, o bir melek aslında ve yine benim yardımımla kendine geldi ve atlattı..sevgi dolu yarınlar diliyorum.

Nazli 
 27.03.2008 16:08
Cevap :
Çok doğru bir nokta değindiğiniz, manşet oldu iki gün, bitti bizler için. Ama onun ömrünce yaşayacağı durum içinden çıkılası değil, Allah yardımcısı olsun. Teşekkürler, sevgilerimle  28.03.2008 7:56
 

konuyla ilgili hiçbirşey bilmiyorum ama sebep her ne olursa olsun bir cana kıymak çok ama çok vahşice birşey!Ben inanıyorum ki insan kendi çocuğunun yanlışlarını,hatalarını,hastalıklarını asla göremiyor yada kabullenemiyor.Olayın bu boyuta gelebileceğini sanırım değerli hocanız Olcay hanım da düşünememiştir.Sabırlar diliyorum sevdiklerine...

deniz rüzgarı 
 27.03.2008 11:04
Cevap :
Teşekkürler, sevgilerimle...  27.03.2008 11:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 939
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 1049
Kayıt tarihi
: 05.12.06
 
 

Hep yazmak istedim. İnsan düşüncelerini yazıya dökünce kendi başınadır çünkü, kaygısız, katıksız ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster