Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Aralık '11

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
949
 

Mülakatta Başarının Sırrı

Mülakatta Başarının Sırrı
 

Mülakatta Başarının Sırrı


Mülakatta BAŞARININ SIRRI...

Konuşmayı paylaştırın. İdeal olanı yarı yarıyadır. Onların sisin hakkınızda topladığı bilgi kadar siz de onlardan bilgi almalısınız. Cevaplarınızın kısa olmasına özen gösterin. İyi bir konuk, ev sahibini gereksiz anekdotlar anlatarak sıkmaz; sizin de bu kurala uymanız beklenir. Herhangi bir cevabın uzunluğu üç dakikayı geçmemelidir. Bir buçuk ya da iki dakika en iyi çözümdür. İki dakikanın ne kadarlık bir süre olduğundan emin değilseniz, kronometre tutarak alıştırma yapın. Tüm reklamcıların da bildiği gibi, 30 saniye süresince söylenebilecek çok şey vardır! Uzun cevaplar verirseniz, karşınızdakilerin “Aday kendi sesini duymaktan çok hoşlanıyor” diye düşünmelerine neden olursunuz.

Aksine, cevaplarınız gerektiğinden de kısaysa, kendinize yeterince güvenmediğiniz sonucunu

çıkaracaklardır. Cevabınızın uzunluğu hakkında kuşkuya kapılırsanız, biraz durmak ve “Bu kadar ayrıntı

yeterli mi?” diye sormak uygun olacaktır.

Yanıtlarınızı uzattığınızda mülakatı yapanlar ilk fırsatta sözünüzü kesmeye çalışacaklardır. Kısa

cevaplar vermeniz durumunda ise size yeni sorular sormaktan çekinmezler. Açıkça ve konuyla ilgili uzmanlık deyimleri kullanmadan konuşun. Uzmanlık deyimlerinin kullanılmaması, özellikle o alanda çalışmayan katılımcıların bulunduğu mülakatlarda önemlidir, kendilerini dışlanmış hissedecekler ve amacınızın kendinizi göstermek ya da saldırganlık olduğunu sanacaklardır.

TEMAS KURMANIN ÖNEMİ

Mülakat sosyal bir olay olduğu için göreviniz sizinle görüşen kişilerle bir temas kurmaktır; tıpkı

onların da sizinle temas kurmaya görevli oldukları gibi. Aranızdaki konuşma akıcı olursa, işi alacak kişi

olma şansınız artacaktır. İletişim kurmakta başarılı olduğunuzu nasıl anlarsınız? Aralarında iyi ilişki

kurulmuş iki kişiyi izleyin; birbirlerinin aynası karşısında tamamen aynı açıyla oturacaklar, benzer

işaretler kullanacaklar, aynı zamanda burunlarını kaşıyacak ya da bacak bacak üzerine atacaklardır.

UYUM

İlişki kurmak uyumdan geçer. Bunu genellikle bilincine varmadan yaparız ama mülakat

sırasında becerikli tutum, bilinçaltından en etkili davranış çıkarmak, asabiyet ve gerginliğe karşın bu

davranışı korumaktır. Eğer uyumsuzluk yaratırsanız, karşınızdakileri rahatsız edecek ve işe alınma

şansınızı azaltacaksınız. Uyum, karşınızdakine “bir saygı gösterisidir.” Bunu nasıl oluşturursunuz” önemli olan satır aralarında söylediklerinizidir.

KARARLI BİR SES TONUYLA KONUŞUN

Çoğu aday, gerginlikleri nedeniyle seslerinin neredeyse bir fısıltıdan öteye gidememesine engel

olamazlar. Bazıları ise kendini kontrol edemeyip avaz avaz bağırır. Bu tuzaklardan herhangi birine

düşmekten korkuyorsanız, doğru ses ayarını egzersizlerle bulmaya çalışın. Bunun için birlikte deneme

yapacağınız kişiden alacağınız bilgiler çok önemli olacaktır. Mülakatçılar, konuşma biçimlerine göre birbirlerinden ayrılırlar. Eğer karşınızdaki hızlı ve heyecanlı konuşuyorsa, aynı şeyi yapmaya gayret etmelisiniz. Eğer daha yavaş konuşuyorsa, sizin de konuşmanız yavaş olmalıdır.

Hareketler: bazı mülakatçılar kollarıyla geniş hareketler yaparlar, bazıları ise daha ölçülüdür.

Uyum sağlamak kopya etmek değildir, böylesi bir davranış hakaret olarak algılanabilir. Çok sakin

oturduğunuzu biliyorsanız, tiyatrodaki gibi hareket eden bir mülakat yapanla uyumsuzluğa düşeceğinizi gözden kaçırmamanız gerekir.

MÜLAKAT SORULARI

Mülakat sorularına verilecek cevapları konu alan birçok kitap var ama deneyimlerimiz bir

mülakatta sorulabilecek soruların sekizi aşmadığı görülmektedir. Bu sorular yüzlerce değişik biçimde

sorulabilir, ancak bunları aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz:

1. Şu anda ne yapıyorsunuz? (Herhangi bir işte çalışıyor musunuz ya da işsizseniz zamanınızı

nasıl geçiriyorsunuz?)

2. Bu işi neden istiyorsunuz?

3. Bu kuruluşta / bölümde / birimde çalışmayı neden istiyorsunuz?

4. Beklentilerimizi karşılayabilecek ne gibi yeteneklerinizi ve becerileriniz var? Bu yetenek ve

becerileriniz işinizi en yüksek standartta yapmanıza nasıl yardımcı olacaklar?

5. Bu göreve nasıl yaklaşacaksınız? Bu görevin şimdiki uygulamasına getirmeyi düşündüğünüz

değişikler ya da düzeltmeler var mı?

6. Nasıl bir insansınız? Siz strese sokan şeyler nelerdir? Nelerden hoşlanırsınız?

7. Kişisel durumunuz sizden beklediklerimizi karşılamaya uygun mu? (Örneğin, sık sık seyahat

etmek, şirketin bürosunun şu anda oturduğunuz kentten başka bir yerde olması vs.)

8. Bize sormak istediğiniz soru var mı?

Cevaplarınızı hazırlayın

Hazırlıklarınızın açık seçik cevapları da kapsaması gerekir. Birlikte çalıştığınız arkadaşınıza bu

listeyi verin ve ondan her alanda iki ya da üç değişik soru hazırlamasını isteyin. Aşağıda her soruyu

başarıyla cevaplandırmanın anahtarını veriyorum:

• İş ve kuruluş hakkında yaptığınız araştırma.

• Alıcı değil, verici bir yaklaşım göstermek.

• Soru cevaplamak deneyiminizden kaynaklanan kanıtları göstermek.

ALMAK DEĞİL, VERMEK

İşverenler sömürülmüş olmak duygusundan nefret ederler. Sürekli hasta olan, akşam saat

17.00’de işten çıkmakta ısrar eden, yıllık tatillerini her zaman belirli bir dönemde kullanmak isteyen,

yalnız kendilerini düşünüp iş arkadaşlarını ya da çalıştıkları kuruluşu arka plana iten kişileri işe almak

istemezler. Bir aday olarak alıcı değil, verici olduğunuz mesajını vermeniz gerekir. Göstermeniz gerekenler:

• Kuruluşun / bölümün / birimin görevine katkıda bulunabilmek arzusu.

• İşe bağlılık ve istek.

• Esneklik.

• Kuruluşun / bölümün / birimin karşılaştığı zorluklara anlayış göstermek.

• Problem yaratmak yerine sorunları çözme kararlılığı.

• Çare ve çözüm zenginliği.

Bazı Örnekler / Sorular Alıcılar Vericiler

Bu işi neden istiyorsunuz?

“Meslek hayatım için iyi olacağından.”

“Çünkü buraya vereceğim X ve Y olduğunu düşünüyorum.” (Açıklayın.)

Sizin için herhangi bir işte en önemli nokta nedir?

“İyi bir ücret” veya “işin sürekliliği.”

“Gerçekten ilginç sorunlarla uğraşma imkanı ya da insanlık için pratik çözümler bulabilmek.”

Bize sormak istediğiniz bir şey var mı?

“Tatil süresi ne kadar?” Ya da “Yıldakaç ikramiye veriyorsunuz?”

“X ve Y konumundaki trendler hakkında düşüncelerinizi bilmek isterdim.”

Bu kuruluşlun / bölümün / birimin karşılaştığı en önemli sorunlar nedir?”

“O kadar önemli sorunlar var ki nasıl çözümleneceğini görmek zor.”

Önümüzde ilginç günler var, benim fikrim....”

KANITA DAYALI YÖNTEM

Mülakatı yapanlar, sizin verilecek işte ne ölçüde başarılı olacağınızı bilemez: gerek onlar, gerekse de siz bu konuda varsayımlarla hareket edersiniz. Onları ikna etmenin en kolay yolu, geçmiş

başarılarınızın kanıtını göstermektir.

Kurnaz ve ilginç değil, akıllı cevaplar

Şöyle bir soruyla karşılaştığınızı düşünün: “Şu anda çalıştığınız işte en gururlandığınız konu

nedir?” Belki aklınızdan “hayatta kalabilmek“ yada “Bir işte çalışıyor olmak“ gibi cevap vermeyi

geçirebilirsiniz. Bu ilginç bir cevaptır ama soruya yanıt vermemekle eş değerlidir.

Tüm cevaplarınızın, işverenin sizde aradığı özelliklerle ilgili olması ve bu alanlarda deneyimli

olduğunuzu göstermesi gerekir.

Kanıta dayalı yöntemin kullanılması

• Karmaşık ve genel tariflerden kaçının, özel tanımlara yönelin.

• Kişisel olarak yaptıklarınızı ve bunların etkilerini açıklayın. Örneğin “X Projesinin

yaşamasını programlamak için ne yaptınız ?“ sorusuyla karşılaşınca ,“Baştan sona kadar bütün projeyi

ben denetledim, fikir benimdi ve bu nedenle bütün kaynakları oluşturduğum ve seçtiğim proje ekibiyle tüm programı hazırladık. Hata yapılabilecek tüm noktaları inceledik ve olası tüm riskleri değerlendirdik.Bunun sonucunda proje kolayca başlatıldı.

• Profesyonel tecrübeniz bazı alanlarda yetersizse, gönüllü çalışmalarınızdan örnekler

vermekten çekinmeyin.Unutmayın, açıklamanız gereken, geçmişinizde yaptıklarınızdır; düşünce yada tutumlarınız

değil.

Son bir örnek

Bir ekiple birlikte çalışmak konusunda ne düşünüyorsunuz? “Verilmemesi gereken cevap:“ Çok

hoşlanırım, böyle bir ekiple uyum sağlayacağımdan eminim. “Akıllı cevap:“ Şu andaki işim çok sıkı bir

ekip çalışması gerektiriyor, çünkü her birimiz başarılı olmak için diğerlerinin yaptıklarına bağlıyız, ( işte o anda ekibe yaptığınız katkıları ve bu katkıların bütün ekibin çalışmasına etkilerini açıklayın ) bu nedenle ekip çalışmasına olumlu yaklaşıyorum.“

Yönlendirici sorular

İyi eğitim almış mülakatçıların adaylardan kanıta dayalı bilgi almak konusunda yetiştirilmiş

olduklarını unutmayın. Bu tip mülakatçılar “yönlendirici soru“ olarak da adlandırılan bir yöntem şöyle işler: bir aday “Ekibinizde yapılması gereken önemli bir değişikliğe nasıl yaklaştığımızı Deneyimsiz adayın “Son zamanlarda çok önemli değişiklikler yaşadık ve personelin tümümün bu değişikleri benimsemesi mümkün olmadı; insanların şimdi biraz daha sakinleştiklerini görerek bu işi pek de kötü

tamamlamadığıma inanıyorum” gibi çok açık olmayan bir cevap verdiğini varsayalım.

Eğitilmiş bir mülakatçı böyle bir cevapla tatmin olmayacaktır, çünkü aldığı bilgilerde adayın

başarıları ya da katkılarıyla ilgili hiçbir kanıt yoktur. Bu nedenle ikinci bir soru hazırlanacak ve aday

cevabını daha daraltmaya ve özel bir konuda açıklama yapmaya zorlanacaktır. Bu amaçla sorulacak

soru şöyle olabilir: “Evet, anlıyorum, bunların başarılması için siz tam olarak ne yaptınız?” Böylesine

kanıta yönelik bir sorudan kaçmak pek mümkün değildir. Deneyimli bir mülakatçıyla karşılacak kadar

talihliyseniz, daha fazla kanıta dayalı bilgi vermek üzere yukarıdakine benzer biçimde zorlanacağınızı

göreceksiniz. Burada size iletilenleri iyi öğrenirseniz, soru ve cevaplar her iki tarafın da işini kolaylaştıracak akıcılıkta geçilecektir. Mülakatçıların büyük bir çoğunluğu bu konuda eğitim almamışlardır.

 Pınar Yeşiltay SEVİM

Kaynakça: maksimumbilgi.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 113
Toplam mesaj
: 61
Ort. okunma sayısı
: 1735
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

Biricik Sudelina'sının annesi, kitaplar ülkesinin sarışın prensesi, kocasının bir tanesi, İzmir/K..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster