Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1304
 

Münevver’e suikast var!

Münevver’e suikast var!
 

Kaynak:İnternet


Canı sıkıldı pek çok kişinin, her gün öldürülen bunca kız varken neden Münevver?

“Offf sıkıldık!” dedi bazı kişiler “her gün gazeteleri elimize aldığımızda yine Münevver!”, hatta zamanın emniyet müdürü “Sahip çıksalardı madem!” dedi “kızlarına…”

Münevver’e bizler sahip çıktık aslında, biz; az buçuk yazan, az buçuk okuyanlar, medya aracılığıyla, oysa hepimiz adımız kadar iyi biliyoruz ki bu dosya kapanırdı çoktan!

Hele ki eğitimsiz bir babası olsaydı Münevver’in!

Başını eğseydi, mesela, hani oyununa gelseydi zamanın emniyet müdürünün, “Tüh!” deseydi, “Bir kızıma sahip çıkamadım, yedirdim elalemin oğluna!” Oğlan ki, babası zaten AKP’li!

Ne anlarım prosedürlerden, polislikten, yargıdan; öylesine sade bir vatandaşım sonuçta ben, hani İngilizce eğitimi olsa, ya da ne bileyim ihracat, sular seller gibi dökülürüm, yıllar harcamışım, yabana atmamak gerek, bilmediğim konuda fikir üretmek yakışık almaz ama bunca aydır Cem Garipoğlu’nun ailesinin hesaplarının, telefon kayıtlarının incelenmemesi ben gibi sade bir vatandaşın dahi aklına gelip de, ilgili birimlerin uygulamaya sokmamaları bana bu konuda konuşma hakkı tanıyor, maalesef!

Hadi, birileri bana açıklasın: Neden?

Ben gibi birinin aklına gelirken, neden ilgili birimlerin aklına gelmez?

Gelmez mi hakikaten?

Yok canım, o kadar da olmasa gerek!

Yani, demem o ki, oluyorsa, vergilerimiz hepten gidiyor boşa, üstelik bizler işsizlikten kıvranırken, o görevi daha iyi becerebilirmişiz diye düşünüyor insan; sonuç ortada zira!

Ergenekon dosyalarına konacak artık vatandaşlar kaldı, onlar da hükümet karşıtı oy kullananlar ki, malumunuz, potansiyel birer hükümet bozan!

Hükümete karşı bir eylem gerçekleştirmekteler, bir anlamda da hazırladıkları bir suikast!...

Birileri işlerini yapmıyor, ya da yaptırılmıyor, bu bir gerçek!

Yapmamaları ya da yaptırılmıyor olmaları da birer suç, bunu da bir kenara koymak gerek!

Neden yapmadıkları ya da yaptırılmıyor olduklarının da araştırılması gerek!

Hadi, ne olur söyleyin, kim yapabilir, kimin gözü bu kadar kara olabilir?

Ergenekon dosyası her geçen gün kabarırken, hükümete ilişkin en ufak bir protesto gözaltına alınılmasına neden olurken, adli tıp adaletini çoktan kaybetmişken ve biz olmasak da çoğu kişi korkudan suskun kalmayı tercih ederken…

Hangi yüreği geniş çıkar da durumu açıklar?

Ben size söyleyeyim, aynı durum başlarına gelip de, aynı şekilde ört bas edilmek istendiğinde ancak, muhtemelen!

Muhtemelen diyorum, zira, her insanın bir susturulma yolu vardır, yolu sevgiden geçmeyenler gayet iyi bilirler, hani sapıklar için çıplak video kayıtlarıdır malzeme, işinden etme de ayrı malzeme, para ya da silah ile susturulma da bir diğer alternatiflerdir!

Göz göre göre korunan bir cinayet zanlısı var, komiktir ki, normal prosedürlere tabi tutulmamış, yani ben, hani öylesine bir sıradan vatandaş dahi düşünürken telefon kayıtlarını ve de hesap hareketlerinin incelenmesini, aileye yurt dışı çıkış yasağı konulmasını, en basiti, bunların yapılmaması bu güne değin iki seçenek bırakıyor aklıselim insana:

Bir, işin başındakiler bu işi bilmiyor! O zaman neden vergilerimizle onlara maaş ödeniyor? Öylesine sade vatandaş olan benim aklıma gelen onların aklına gelmiyorsa, atılsınlar ve yerlerine ben ve benim gibiler alınsınlar!

İki, işleri yaptırılmıyor ise, konu hükümete, yani AKP’ye uzanır elbette! Tahmin etmek hiç de zor değil, söylemek belki yürek gerektirir!

Derin devlet, Ergenekon için bunca kişiler yargılanıyorken, neden AKP’liler dışarıda ellerini ve kollarını sallayarak geziyorlar?

Atatürk’e saldırılar donduruldu, satılan araziler unutuldu, şehitlerin kanı zaten çoktan kurudu, cinayet işleyene yataklık suçu en azından vuku bulmalı!

Ama, pardon, Münevver suçlu bulunacak daha, ha gayret, kimler inanacaksa?

İnanmayanlar cezalandırılıyorken ve de komiktir hala demokrasiden ve de cumhuriyetten söz ediliyorken, “Kral çıplak” diyenler vallaha da yargılanırken, ah be Münevver sen nesin ki, senaristler çalışıp duruyorlar, sen öldüğünle kal istiyorlar, utansın istiyorlar baban, hatta sen de utan!

Hani bir teğmenle mesajlaşmışsın ya, ah bizler gülüyoruz bu duruma, lütfen kusura bakma, ama kargalar dahi gülüyorlardır, eh, alıştık ağlanacak halimize gülmeye!

En komik tarafı ne biliyor musun Münevver’ciğim, Allah ile yola çıkıyor her biri, hadi sen söyle, Allah aldatılıyor mu gerçekten?

Çok mu gülüyor yoksa, "ulan insanoğlu sen beni maşa mı sandın!

Ehh, eni konu hesaplaşırız!"


Gülgün Karaoğlu
Ağustos,30/09

Not: Zafer bayramı toplumun kurtuluşu yeniden kazanılmadan zafer sayılamaz! Türkiye Cumhuriyeti yeni bir zafer kazanmak zorundadır maalesef, Türkiye sınırları, Türk vatandaşı, Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin sınavını vermek durumundadır, ne kötü!... Kazanılmış zaferi kaybetmeyi beceren vatandaşlar olarak bunun sorumluluğunu sırtlanmak gerek! Gerek duyanlar ve duymayanlar parmak kaldırsın!

Onca izinden giderken Atam, bu günleri görmekten dolayı, hiçbir katkım olmasa dahi, yine de utanç duymaktayım!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Karaoğlu, Yazınızın ele aldığı mesele, edebi değeri ve dilindeki akıcılığındaki başarı yüzünden sizi tebrik ederim. Anafikri anlamında, belki münazarai durum oluşturabilme, belki vesileyle sizden fikir alabilmem adına, eleştirel bir yaklaşım içinde; belki yanlış değil ama eksik yön olabilir demek istedim ele aldığınız konuya bakış açınızda. Güncel bölümde, medya kurbanları ve kurguları adlı yazımda yazınızın konusuna farklı bir anafikirle yaklaştım. Sizinle özellikle paylaşmak isterim. Akabindeki fikrilerinizi de. Saygılar, Selçuk Doğan

SELÇUK DOĞAN 
 04.09.2009 0:59
Cevap :
Çok teşekkür ediyorum sevgili Selçuk Bey, hem katılımınıza hem de hakkımdaki düşüncelerinize... Yazınızı okudum, kurbanlar var, evet, amaçlanan bir oyalama, örtme taktiğinde de hemfikirim sizinle ancak yine de bu cinayetin üstüne gidenler daha çok bizleriz, en azından kendi adıma durum böyle! Teşekkür ve sevgilerimle...  06.09.2009 1:52
 

Ve Münevver de bu senaryonun kurbanı. Basit bir olay bu kadar zorlaştırılıyorsa bizim bundan utanmamız gerekir. Cem Garipoğlu bana göre bazı güçlerin koruması altında. Dilerim o güçler yaptıkları teşvikin zararını görerek faturasını bir şekilde öderler. Saygılarımla...

Ali Haydar ÖZKAN 
 01.09.2009 1:22
Cevap :
Başka türlü olması muhtemel değil zaten Ali Haydar'cığım, maalesef... Katılımına çok teşekkür ederim. Selam ve sevgilerimle, ailene de...  02.09.2009 17:09
 

Özellikle içten yazınız için tebrik ederim.İLk önce son cümleniz için teşekkür ederim....yazınızda ayrı ayrı iki konuyu çok güzel harmanlamışsınız..ve size katılıyorum bende utanıyorum...izlediklerim okuduklarım karşısında her gün şaşkına dönerek...nasıl bu durunlara maruz kalabiliyoruz nasıl...diye utanıyorum..

Belgin Uğrayan 
 31.08.2009 23:22
Cevap :
Ben de size teşekkür ederim Belgin Hanım, zira yaşananlara şaşıran neredeyse bir avuç insan kaldık! Katılımınız için de çok teşekkür ederim. Selam ve sevgilerimle...  02.09.2009 16:59
 

benim sıkıldığım bir şey var evet ama o bu konunun sürekli güncel tutulması değil afedersiniz giydiğimiz donun rengine kadar herşeyi takip eden izleyen dinleyen devvlet-i şahanemiz nasıl oluyorda bir insan evladını bulmakta aciz kalır kınıyorum yapanıda yapana ortak olanıda yaptıktan sonra yakalamakta aciz kalanı, kınıyorum.

fatih akdemir 
 30.08.2009 12:25
Cevap :
Çok haklısınız Fatih Bey, yazımda ikinci seçenek üzerinde durma nedenim de tam olarak bundandır zaten... Paylaşımınıza çok teşekkür ederim. Selam ve sevgilerimle...  02.09.2009 16:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1337
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster