Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
656
 

Münhasıran İNSAN'dır aradığım

Münhasıran İNSAN'dır aradığım
 

‘Bir gün kendimi bilmediğim bir yerde, mavi boyalı bir çukurun içinde buldum. Oradan çıktığımda her yanım tepeden tırnağa masmavi olmuştu(!)’

‘Günün ilk golünü yedikten sonra otobüse binmeye çalışıyordum… Arkamda dört kişi vardı ama bir baktım en son ben kaldım. Şoför’e meşhur özürlü kartımı gösterdikten sonra şoför; kardeşim görmüyor musunuz engeli kendisi. Oradan biri, “Biz de engelliyiz bas gaza gidelim. işe geç kalacağız” dedi.’

‘Önce biz kendimizi kendimize yük olmaktan kurtaracağız. Bunun için de engellerden değil, bize engel teşkil edenlerden kurtulma projeleri üretmeye gayret sarfedeceğiz.’

‘Tüm bu olup bitenlere rağmen; hayat ve olanlara inat; sevdiğim işimi yapıp, işimi almak, dünyada olup bitenlere yön vermek, çevremdekileri utandırmak, mahcup etmek istedim. Çok isteyen değil, bedelini ödeyenin olduğu hayatta fedakârlıkların hiçbir engel tanımayacağını; asıl engelin, özrün beyinde olduğunu kanıtlamaktı derdim.’

*****
Mavi boyalı arkadaşlarımdan bazıları yaşadıklarını hissettiklerini böyle ifade etmişler. Yüreğimi ortaya koyarak yazılanları dikkatle okudum ve empati kurmak adına seçtiğim bu paragrafları sizlerle paylaştım.

Mavi boyalı arkadaşlarım, ‘Engelli’ kelimesi hakkında ne düşünüyor, bunun kritiğini yapma imkanım olmadı ama, ‘Engelli’ kelimesi yerine, ‘Münhasır’ kelimesinin gelmesi daha uygun olurdu sanki diye düşünüyordum ki, ‘Mavi boyalı’ tanımlaması ile karşılaştım.

İyi düşünülmüş bir tanımlama. Bundan böyle bu arkadaşlar benim Mavi Boyalı arkadaşlarım.

Kelime dışında çok daha ciddi, acil çözüm getirilmesi gereken konular da var... Bunlardan ilk göze çarpanlar;

Sokaklar, kaldırımlar, mavi boyalılar için ne kadar uygun dersiniz?

Toplu taşıma araçlarına nasıl inip biniyorlar?

İş yerlerinde mavi boyalılara şans tanınıyor mu?

Eğitim ve sağlık hizmetinden ne ölçüde ve nasıl yararlanıyorlar?

Sosyal aktivitelerini yapabilmeleri için ne gibi hizmetler sunuluyor?

Günlük işlerini aksatmadan nasıl düzenliyorlar?

Bu maddelerin nasıl işlediği konusunda çok net bilgi sahibi değilim, sadece tahmin yürütebilirim ki bu konu tahmin yürütmeye çok uygun bir konu değil. Eksik bilgilendirmekten korkarım.

‘Sokaklar, kaldırımlar, mavi boyalılar için ne kadar uygun dersiniz?’

Bunun cevabını çok net biliyorum... Bir dönem yürümekle ilgili ciddi sıkıntılarım olmuştu.

Sokaklarda kaldırım diye birşey yok. Yapmışlar 1 metre kaldırım, onun da ortasına direk dikmişler veya ağaç.

Kaldırım geniş olduğunda da zekî araç sahipleri arabalarını park etmiş.

Kaldırımlarım yüksekliği 20 santim. İnip çıkmak imkansız. Başarabilen içinse ızdırap….

Sokaklar çukurlarla dolu. Yürümüyor adeta akrobasi yapmak zorunda kalıyorsunuz.

Karşıdan karşıya geçmek çok meşakkatli bir iş.

Başıboş köpekler her daim tehlike oluşturuyor. Başı dolu olanlar da sahiplerini gezdiriyor. Sorumsuz yurdum insanının yanında azman köpekler ve boynunda zincir mincir hak getire….

Sokaklar; dikkat, özen, itina, öncelik kelimeleriyle hiç tanışmamış sorunlu insanlarla dolu. Asıl engellinin onlar olduğuna öyle eminim ki!

Hele de toplu taşıma aracına binebileni ayakta alkışlarım.

Bizlere düşen; tüm bu olanlara üzülmek acımak yerine uygar devletlerde olduğu gibi çözüme yönelik çalışmalar yapıp projeler üretip hayata geçirmek, uygar ülke insanları gibi davranıp önceliği olan insanlara öncelik tanımaktır.

Yaşayan herkesin yaşam kadar mavi boyalı çukura düşme riski de var.

Sağlık ve sevgiyle kalın, hoş kalın...

http://www.engelsizgazete.com/default.asp?git=yazaryazi.asp&yazid=26&t=x

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Duyarlı bir yürek ve kalem olarak ele aldığınız konudan dolayı sizi alkışlıyorum, sayın yazarım. Ruhlar, gönüller engelli olmasın, insan sevgisine karşı! Önce biz aştık mı bu engeli, sonra mavi boyalı birçok arkadaşımız için dünya daha yaşanabilir kılınır. Saygılarımla, mutlu kalın...

Dilek Yaka 
 07.03.2011 11:23
Cevap :
Öncelikli olarak onların varlığını kabul etmemiz gerekiyor. :) Şık yorumuna teşekkür ediyorum Sayın Yazarım. Sevgilerimle.  07.03.2011 19:41
 

Sayın yazarım, o değil de bu yazı bir başka olmuş. Güzelbir konuya değinmişsiniz ve epeyce de uzun yazmışsınız. Düşüncelerinize katılmamak mümkün değil. Ancak "çözüme yönelik" çalışmalar konusunda çok gerilerdeyiz gibii geliyor bana. En küçüğünden haledebileceğimiz bir sorunu bile çözmeye çalışmıyoruz. Mümkün olduğu kadar sorunlara büyütmeye, abartmaya talibiz. Bu şekilde elimize ne geçiyorsa... Başımıza gelmeden hiçbir zorluğu anlamıyoruz, anlamak istemiyoruz. Sanıyoruz ki bu hayat hep böyle devam eder. Evet edebilir belki ama, etmemesi de an meselesi. Kimse başına ne zaman, nerde ne geleceğini bilemez. Bu bilince sahip değiliz işte... Allah hepimizi korusun. Bir şekilde maviye boyanmışlara da yardım etsin. Ama bu yardım biraz da bizim elimizle, bizim vesilemizle olsun değil mi? Duyarlılığın için tebrikler ve teşekkürler.. Selam ve saygılarımla...

Ahmet YILMAZ 
 10.11.2010 0:37
Cevap :
Sayın Yazarım; çünkü sorumsuzuz, benciliz, vurdum duymazız. Kötü şeyler hep başkasının başına gelir zannediyoruz ve kendimizden başka kimseyi önemsiyoruz. Allah'ın bize verdiği sağlığa, iyiliğe, güzelliğe şükretmek yerine onlarla övünmeyi marifet sayıyoruz. Oysa verilenler hep emanet. Mavi boyalı insanları görmezden gelmek iktidarların ve devletin en büyük ayıplarından. Birey olarak onların hayatını kolaylaştırmak adına elimizden geleni yapmalıyız. Buna toplu taşım araçlarında onlara ayrılan yerlere oturmaktan vazgeçerek başlayabiliriz. :( Toplu taşım araçlarına binmeleri konusunda önceliği onlara verip binmelerine yardımcı olabiliriz. Allah yardımcıları olsun ama bizlerin de Allah yardımcısı olsun. Bu duyarsızlığın hesabı zamanı geldiğinde kul hakkı olarak elbet bizden sorulacak... Zarafetine teşekkür ediyorum. Sevgiler.  10.11.2010 8:35
 

Ben de 13 yaşlarımda mavi boyalı oldum ve hayatımın sonuna kadar mavi boyalı kalacaklardanım(!) Engelsiz Gazeteye (www.engelsizgazete.com)mavi boyalı olduğumu ilan ettiğim bir yazı ile başlamak istedim, yalnız mavi boyalılar bizi anlar sanıyordum ama görüyorum ki mavi boyalıları anlayan empati kurabilen ne kadar çok insan varmış. Paylaşımlarınız ve duyarlılığınız için hepinize teşekkür etmek istiyorum. Bu konuyu buraya taşıyan aramızda olan sayın yazar arkadaşım Esma Hanıma da bu güzel yazı için çok teşekkür ediyorum. Saygı ve Sevgilerimle...

Selma GÜRBEY TAŞDELEN 
 09.11.2010 10:17
Cevap :
Sayın Yazarım, mavi boyalı da olsanız hepiniz dostlarımızsınız. :) Sefalar getirdin.  09.11.2010 13:23
 

Sayın yazarım;Biliyor musunuz ben komik ve saçma kaldırım resimleri çekmek istiyorum...Ağaç ve aydınlatma direği,pano vs ile kapatılmış,esnafın mülk edindiği kaldırımlar,çıkmak için sıçrama yapılması gereken yüksek kaldırımlar,yürüken alttan ıslatan kaldırımlar vs..selamlar

cinford 
 08.11.2010 23:33
Cevap :
O komiklikler arasında oturup ağladığımı bilirim. Yürümek için insanüstü çaba sarfederdim... Sokakları nasıl bir ruh haliyle o hale getirmişler anlamak imkansız... İbreti alem için o komik fotoğrafları çekmeni ve yayınlamanı isterim. Belki de konuyu en iyi fotoğraflar yansıtır. :) Sevgiler Sayın Yazarım.  09.11.2010 0:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1930
Toplam yorum
: 7351
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 644
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster