Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '07

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
10550
 

Musa Eroğlu ve Sabri Şimşekoğlu' nun yanlış yorumladıkları aşık tüccari' ye air bir şiir: İncidir

Musa Eroğlu ve Sabri Şimşekoğlu' nun yanlış yorumladıkları aşık tüccari' ye air bir şiir: İncidir
 

Halk Müziği Sanatçısı Musa EROĞLU‘ nun bir albümünde “Dağları Kış İncidir” adıyla çalıp söylediği türkü ve Kars Çıldır/Cala köyünden Merhum Âşık Sabri ŞİMŞEKOĞLU’ nun “YÜCE DAĞLAR GİBİ” kasetinde, Ağlama Gözlerim adıyla çalıp söylediği türkü aslında Âşık Tüccari’ye ait bir divan Şiridir.

1720-1805 Yılları arsında yaşamış olan Âşık Tüccari Kars’ın Selim İlçesi Büyükdere (Tiknis) köyünde doğmuştur. Asıl adı hakkında elimizde henüz bir bilgi yoktur. Ancak Büyükdere köyünden olup İzmir’de yaşayan ileri yaştaki köylülerimizin verdiği sözlü bilgiye göre Tüccari, sonradan ŞENKAYA soy adını alan “KOTOLAR” sülalesinden olduğu bilgisi verilmiştir. (1) Zamanının en kuvvetli âşıklarından olan Âşık Tüccari’nin bir diğer mahlas ismi de TİCARİ’dir.

Âşık Tüccari’nin divan şiirlerinden olan ve 3 kıta’lık İNCİDİR şiiri, Halk Müziğimizin temel taşlarından Musa EROĞLU’nun bu türküyü nereden ve nasıl derlediğini bilmiyorum ama, yanlış bir şekilde okuduğunu görmekteyiz. Aslında 15’lik hece ölçüsünde yazılmış divan şiiri olmasına rağmen şiir 8 heceli semai şekline çevrilerek derlenmiştir.


Musa EROĞLU türküye;

“dinle sözüm al nasihat

gözlerinde yaş incidir

cahil ile etme sohbet

her sözü bir baş incidir “ diye başlıyor. Ve devamı da şöyle sürüyor,

“mürşid ile harş olmayan

dünyasını da ne bilir

cahil de boş söz çok olur

kendisini derya bilir”

şiirin ikinci kıtası “incidir” uyağından “bilir” uyağına dönmüştür. Sözlerin yerleri asıl şiirden oldukça farklıdır. Üçüncü kıtası ise;


“yüküm del ali gevherdir
yıkmam boncuğun dalına
Sarraf olmayan ne bilir
zanneder her taş incidir”

Şiirin aslına uygun olmayan bir şekilde, Tüccari’nin söylediği sözlerden çok farklı bir söz dizini karşımıza çıkıyor. Asıl şiir de ki yük cevahir yüküdür, oysa Musa EROĞLU, “ali gevherdir” demektedir. Yine şiirin aslında “yıkmam boncuğun dalına” diye bir söz dizini de yoktur. Türkünün son bölümü ise şöyledir;

“Üçari der yar elinden
çektiğim Mevla bilir
boynum keskindir kılıca
dağları da kış incidir”

Diye söylenmiştir. Burada Tüccari mahlası yerine “Üçari” denilmektedir. Bu da gösteriyor ki; “Üçari” mahlaslı şair araştırılmamış, eğer araştırılsaydı öyle bir ozanın yaşamadığı (olmadığı) görülürdü ve belki de buradan Tüccari adına ulaşmak mümkün olabilirdi. Yine bu bölümde olan “boynum keskindir kılıca” sözleri de asıl şiirde mevcut değildir.

Âşık Sabri ŞİMŞEKOĞLU ‘da “Ağlama gözlerim” adıyla divan sazıyla çalıp söylemiştir. Şiirin sözlerinde akış sırasında farklılıklar ve farklı anlamlarda okunduğunu görmekteyiz. Âşık Sabri ŞİMŞEKOĞLU türküye şu sözlerle söylemektedir

Ağlama Gözlerim


Dü çeşmim kan ağlamaktan gözlerim yaş imdidir
Kadir kıymet bilmeyenler yaren yoldaşım bilir
Dinle sözüm al nasihat konuşma cahil inen
Cahilde bir kem söz var ki deyse bir baş indirir


Kadir mevlam sedefkâr et bezirgânlar canıma
Yüküm cevahir yüküdür bakır çatmaz yanına
Sarraf olan kıymet biçsin lalıma mercanıma
Sarraf olmayan ne bilir sanar her daşım gibi


Kamil ilen haşr olmayan kendisini ne bilir
Bildirirsen cahil adam özünü derya bilir
Der Tüccari yar elinden çektiğim mevla bilir
Mevsim ihtiyar olunca dağları kış indirir


Âşık Tüccari’nin şiirindeki ana uyak “incidir” oysa Âşık Sabri ŞİMŞEKOĞLU uyak olarak “bilir” ve “indirir” uyaklarını kullanmıştır. Uyak farklılıklarından dolayı hem ses olarak hem de anlam bakımından farklılıklar içermektedir. “Dü çeşmim kan ağlamaktan gözlerim yaş imdidir” derken, iki gözünün kan ağlamaktan yaş şimdidir anlaşılmaktadır. Oysa doğrusu olan, “Dü çeşmim kan ağlamaktan gözlerim yaş incidir “ de; kan ağlamaktan iki gözünden akan yaşın inci gibi değerli olduğu anlaşılmaktadır. Şiirin devamında “Cahilde bir kem söz var ki deyse bir baş indirir “ de ki anlam deyse bir baş indirir. Baş elden gider anlamındadır. Tüccari’nin söylediği şekilde ki anlam “deyse bin baş incinir” dir. Kısacası şiirlerde sözleri farklı ses ve anlamlarda söylendiğinde karşımıza şiirin veya türkünün doğuş temasına aykırı bir mana yüklemiş oluyoruz.

Gerek Musa EROĞLU, gerekse Âşık Sabri ŞİMŞEKOĞLU derleyerek müziğimize kazandırmaya çalıştıkları; “Dağları Kış İncidir/ Ağlama Gözlerim” adlı bu türkülerin yerine bundan sonraki yorumcular tarafından, Tüccari’nin sözlerine bağlı kalmak şartıyla yanlışsız ve noksansız olarak okunmasını (2) ve notaya alınmasını diliyorum.
Edebi değeri olan bu divan şiirinin sözlerinin doğru okunması- yorumlanması halinde büyük üstat Âşık Tüccari’nin de ruhu şad olacaktır.


Tüccari’nin İNCİDİR adlı şiiri aşağıda ki gibidir.

Dü çeşmim kan ağlamaktan gözlerim yaş incidir
Kadir kıymet bilmeyenler yaren yoldaş incidir
Dinle sözüm al nasihat konuşma cahil ile
Cahilde bir kem söz var ki deyse bin baş incidir


Kadir mevlam sebepkâr et bezirgânlar kânına
Yüküm cevahir yüküdür bakır çatmaz yanına
Sarraf olan kıymet biçsin lalıma mercanıma
Sarraf olmayan ne bilir sanar her taş incidir


Kamil ile haşrolmayan kendisin evla bilir
Dinleme cahil adam özünü derya bilir
Der Tüccari yar elinden çektiğim mevla bilir
Mevsim ihtiyar olunca dağları kış incidir

Murtaza ÇİÇEK

(1) KAYNAK KİŞİ: Kazım DURTAŞ 90 Yaşında (Mayıs/2007)

(2) Kars/Kağızman’lı Âşık Mahmut IŞIK tarafından doğru şekilde yorumlanmaktadır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Murtaza, bu güzel paylaşım için çok teşekkür ederim. Çoğu zaman dilimizden düşmeyen türkülerin kime ait olduğunu hiç bilmeyiz ve de araştırmayız. Aslında bu o eserin sahibine yapılan en büyük haksızlıktır,vefasızlıktık. Bu çabanızdan dolayı sizi yürekten kutluyorum. selamlar, sevgiler...

Kuşkayası (Turgut Erbek) 
 21.08.2007 12:02
Cevap :
Sevgili Kuşkayası, atletizmde bilimsel bir kuraldır, eğer bir atlet koştuğu branşın rekorunu kırmak isterse, rekortmen sahibi atletin hele bir de çok eski bir zamanda kırılmış bir rekor ise, o rekoru kıran atletin çalışmasını, beslenmesini, fizik yapısına kadar araştırırlar ki yeni rekor geliştirilsin diye. Kültürde öyledir, geçmişe bakmadan mevcut kültürümüzü koruyamayız ve geleceğede taşıyamayız. Türkülerimizin bir pınar-kaynak gibi bir çıkış noktası vardır, onu araştırmadan özünü korumadan hem o türküyü doğru yorumlayamayız hemde o türküyü meydana getiren olaya, kişiye saygısızlık yapmış oluruz. Kariyerimiz, mevkimiz ne olursa olsun bize öyle bir hak vermemeli. Yorumunuz için teşekkür ederim.Saygılar, Sevgiler.  21.08.2007 13:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 58
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 1516
Kayıt tarihi
: 02.10.06
 
 

1957 Kars doğumluyum, Anadolu Üni. İşletme Fak. işletme bölümü mezunuyum. Kitap okumak, halk müziği ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster