Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Aralık '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
134
 

Musalla taşındaki “özel mahkeme…”

Musalla taşındaki “özel mahkeme…”
 

Rüzgar nereden esiyor?..
-    Lodostan.
O zaman çevir dümeni kuzeye… Çünkü rüzgâra karşı “şey”edemezsin, nehrin kaynağına doğru yüzemezsin…
Medyanın üflediği kültür nereden esiyor?
-    Oradan/buradan, Atlantik ötesinden, Brüksel’den…
Uzat avucunu AB’ye, döndür gönlünü ABD’ye, sırıt beşuş bir çehreyle… Çünkü sen, bu yaylalarda gülüm, “kurşun eritemezsin…”
Günlük çarkın çerçevelediği paldır-küldür–sıradan yaşam biçiminden başını kaldırıp, özünü [ruhunu] koruyamazsın… Kendini ve kimliğini geliştirip, yaşatamazsın!..
Bu durumda sen anacak, birbirinin tıpkı/basımı “fotokopi kişiler” ile yan yana [ve hep birlikte] ömür törpüleyerek tık nefes, “bahçesinde ebruli hanımeli açan” bir evde ve sıradanlığın tam orta yerinde geviş getirerek ömrünü tüketir-durursun; tükenir-durursun…
Ve sonunda da az-gider/uz-gider, yaşlanır ve kocar, bükülmüş beline ağrıyan dizlerini de katar, oturursun “netice”nin üzerine…  
Nasıl bilirdiniz bu âdemi?
-    İyi bilirdik!
Yalan!..
Sadece yalan da değil, mürailik, müfterilik, sahtekârlık, düzenbazlık ve dolandırıcılıktır ümmet-i vatandaşın yanıtından sızan içerik…
Doğru cevap bu değildir.
Doğru cevap gerçek olmalıdır. Sadece gerçek, salt gerçek!..
Ama o zaman da çok-bilmiş entel takımı şöyle buyuracaktır;
-    Bir insanı yargılama yetkisini nereden alıyorsunuz?
Ne kadar da kandırıcı bir yanıt…
Ne kadar da sahtekârları eteğinin altına alıp saklayan bir işbirlikçilik...
Adliyeler ne iş yapıyor sanki?..
Hakimlere, savcılara ne diye maaş veriyor bu Devlet?..
Dedi-kodu kazanları ne ile kaynatılıyor?
Öğretmenler, müdürler, patronlar, amirler, komutanlar neye göre karar veriyor; hangi insanı, hangi ölçülere yaslanarak değerlendiriyor?
Bireyin özel ve öznel hayatı dokunulamaz bir kutsallıktadır!.. Bu özel ve öznel yapıyı, hiçbir başka birey [gerçek anlamda] yargılayamaz, değerlendiremez…
Bu doğru.
Ancak birey dediğimiz yurttaş toplumun içinde yaşamaktadır. Toplumun değer yargılarına göre belirli tavırları benimsemekte, iyiyi de yapmakta, kötüyü de icra etmektedir.
Musalla taşı da, üzerine sere serpe uzanmış olan mevtanın, işte aynı bu değer yargılarına göre değerlendirilmesi gereken bir sırat köprüsüdür. O “kişi” öteki dünyadaki üst mahkemede yargılanacağına inanabilirsiniz.
Ancak musalla taşındaki yargılama bu dünyaya aittir. Bu dünyanın değer yargılarına göre işlemelidir.
Ve musalla taşında sere serpe yatan mevta, öyle adet yerini bulsun diye değil, gerçekten yargılanmalıdır. Toplum O’nu kendi vicdanında yaşayan ve bizi yöneten reel ölçülere göre değerlendirmeli ve artık onunun şahsına bir ceza veremese de, gönlündeki gerçek yerine yerleştirmeyi bilmelidir.
Yani nasıl bildiyse yaşarken, öyle uğurlayabilmelidir…

LÜTFEN “TIK”LAYINIZ:
www.soruyusormak.com
www.dnm-ler.com
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 911
Toplam yorum
: 360
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 462
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster