Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ağustos '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
305
 

Müşfik Kenter öldü(?)

Hayatımda en çok sesini/kasetini dinlediğim sanatçıdır...

12 Eylül'den sonra darmadağın olmuştu bizim kuşak... İşte o günlerde kendimizi şiire, sinema, tiyatro ve psikoanalize vurmuştuk... Elbet karşımıza çıkan herşeyi yutmuyorduk... Ancak kendi adıma konuşursam en çok etkilendiğim insanlardan birisidir Müşfik Kenter...

Onu ilk kez Orhan Veli'nin şiirlerini seslendirdiği oyununda canlı olarak seyrettim... Bir kaç kez gittim bu oyuna... Çok etkilenmiştim ... Bakın bu gün itiraf ediyorum; korsan çekimini yapmıştık Bekir arkadaşımla bu oyunun...

Bekir Punar (kendisi avukattır) görmez bir arkadaşımdı... Derslerini bizlerin kasete okuduğu kitaplarını dinleyerek takip ediyordu... Elinde de o döneme göre ultra süper sayılabilecek bir teybi vardı... Normal bir kasetin beş altı katı kayıt kapasitesine sahip kasetlerle çalışıyordu bu teyp... Ve teyp en hassas sesleri kayıt yapabiliyordu... İşte o arkadaşım ve teybiyle gittik bir keresinde oyuna ve baştan sona kaydettik oyunu... Gerçi ondan sonra yine seyrettim oyunu... Hatta Kadırga öğrenci yurdunda oyunun sergilenmesi için ön ayak oldum...

Yüzlerce kez dinledim bu kasetten Orhan Veli'yi... Değil aslında Müşfik Kenter'i... Garip bir duygu bu... Çoğu kez Orhan Veli kimliğiyle Müşfik Kenter kimliği karışıyordu birbirine... Elbet Müşfik Kenter sadece bu oyunla Müşfik Kenter olmadı... Daha başka oyunlarına da gittim onun... Hepsi Usta işiydi çıkardığı oyunların...

Ancak ben onu Orhan Veli gibi gördüm söylerken/oynarken... Orhan Veli'yi de Müşfik Kenter olarak düşündüm hep... Belki hayata bakış açısı, yaşam tarzı vs vs beni böyle düşündürmüştür.... Önemli değil açıklamaya çalışmak bence... Müşfik Kenter sahnede Orhan Veli'ydi zaten... Günlük yaşamında öyle olmasa asla bu kadar etkileyemezdi insanları...

İçim cız etti bu gün öldüğünü duyunca... Ölmek son kez anıldığında gerçek olurmuş... Sanırım bu doğruysa bin kuşağı gömersiniz siz Orhan Veli'yle birlikte...

Güle güle Müşfik abi... Umarım Orhan'la hiç ayrılmazsınız İSTANBUL semalarından... Cennet orası bence... Ama her yeri değil... Sizler benden iyi bilirsiniz... Haa birde sizi çok seven Bayke'ye de selamımı iletin lütfen... Bayke kim mi? Merak etmeyin o sizi bulur mutlaka...

 

 

Babür Akdağ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Henüz TV'ler yok iken Güngörmüşler ailesi olarak radyo oyunlarıyla gönlümüze girmişlerdi.Şükran Güngör (Eniştesi ) rahmetlik oldu...Bir sac ayağı çöktü...Müşfik Kenter'in göçüyle sanat tavanı yıkıldı...Binlerce değişik ses taklitleriyle,tüm oyunlarıyla ölümsüzleşti..Ölmedi...eserleriyle yaşayacak..Toprağı bol olsun ...

Mesut Selek 
 16.08.2012 21:07
Cevap :
Günaydın Mesut bey... Haklısın... Denecek tek şey;toprağı bol olsun... Saygılar...  17.08.2012 9:07
 

Müşfik Kenter'le ilgili bir blog yazacağım ama MB'da acaba işlendi mi diye baktım ve karşıma çıkan 8 bloğu da okudum. İçlerinde en özgünü sizinkiydi. Değerli tiyatrocunun yaşamını haber sitwlerinden kopyalayıp yapıştıranlara ise eleştiri yapmıyorum, ancak blog niteliğini bana göre sadece sizinki hak ediyor. Çünkü kişisel, özgün ve duygusal bir yazı bu. İzninizle büyük ustaya saygı olarak iki satır da ben yazmak istiyorum. Saygıyla.

Güz Özlemi 
 16.08.2012 13:42
Cevap :
Merhaba... Büyük onur verdiniz bana övgü dolu sözlerinizle... Aslında çok sayıda blog bekliyordum ben... Hak ediyordu Müşfik abim... Büyük merakla bekliyorum düşüncelerinizi... Saygılar...  16.08.2012 13:46
 

Müşfik Kenter ve Yıldız Kenter tiyatro sanatımızda bence bir dönemi temsil ederler. Yüzde yüz tiyatro adına kendilerini ortaya koymuşlardır. Yıldız da giderse (Allah gecinden versin...) bir devrin sonu olacaktır, sanırım. Nurlar içinde yatsın.

Erdal Ceyhan 
 15.08.2012 20:47
Cevap :
Günaydın Erdal abi... Diyecek bir şey kalmadı eşine uzun ömürler dilemekten başka... Ama Müşfik abi yaptı yapması gerekenleri diyorum ben ve nur içinde yatsın... Keşke herkesin katkısı onun kadar olabilse tiyatroya... Sevgiler...  16.08.2012 9:50
 

selam kuyucak, uzun suredir ulke sosyal hayatin icinde olmadigim icin ancak genel hatlariyla bilgi sahibi olabiliyorum. Bu yuzden de dikkat edersen politika ve guncelden uzak kalmaya caba sarf ediyorum . Ancak gunumuzdeki sizin sanatci dediginiz benimse meshur dedigim vatandaslardan hemen hepsinden bi haberim tabiki sanatci varsa tenzih ederek. Kenter ve benzerleri genclik idollerimizdi duruslari ve kimlikleri ise sanatci olmayi hak ediyordu. Son temsilcilerde yavas yavas kayboluyor gelecek kusaklar ise hatirlamiyacak bile oysaki sanatci kimligi ulke icin cok onemli! Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 15.08.2012 20:33
Cevap :
Günaydın Dost... Çok yerinde bir tespit yapmışsınız... Sanatçı dediğin kişinin yaptığı işe paralel olarak birde kişiliği ve duruşu olmalı... Yine haklısın bu kişiler tek tek yok oluyor ve yerine kimseler gelmiyor... Çünkü bu faşist ortamda zor bunların yeşermesi... Saygılar...  16.08.2012 9:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 615
Toplam yorum
: 1395
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 928
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster