Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '18

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
169
 

Müslüm Filmi, Acılı Arabesk ve Filmdeki "Halkevleri" Ayrıntısı

Müslüm Filmi, Acılı Arabesk ve Filmdeki "Halkevleri" Ayrıntısı
 

Dünya kadar sorun içinde “Müslüm” adlı film gündemimizin birinci meselesi “yapıldı”.

Yapım, “acılı arabesk” adıyla ünlenen “kötü” müziğin yaratıcısı Müslüm Akbaş’ın hayat hikayesini anlatıyor.

Arabesk müziğin de, onun “acılı” olanının da ilerlememize zerre kadar katkısının olmadığını hatta zararı bulunduğunu düşünenlerdenim.

Eşitsizliğin, az gelişmişliğin sömürü çarkı altında  ezilerek yönünü  kaybeden bireye çıkış yolu önermek yerine kahirlenerek içlerine kapanmayı, olmadı alkole, sigaraya veya benzerlerine sardırmayı marifet  belleten bir akımdı arabesk müzik.

Ve zannımca bilinçlenmenin, sorgulamanın önünün alınması amacıyla planlı ve bilinçli bir şekilde yaygınlaştırılmıştır.

İki büyük fayda sağlanmış olmalı. Birincisi, yapanlar bu işten “acayip” para kazandılar ve kusura bakılmasın, krallar gibi yaşadılar.

Filmdeki “Müslüm” dahi öyle.

Beykoz konaklarında oturuyor, “mercedes"lerle dolanıyor, viskileri su gibi tükekiyor, kazandığı paralar çantalara sığmıyor…

İkincisi, global düzen bu “uyuşturucu” müzik vasıtasıyla edilgin hale getirilen toplumun sözgelimi sendikalaşma, sınıf çıkarları ekseninde bir araya gelme… gibi sakıncalı yönelimlerine set çekmiş olmalı.

Müslüm’ün arabasının üstüne atlayan, altında ezilmeyi göze alan, kendilerini jiletle kesen... “kitle”ler gibi…

Müslüm filmi de aynı gelenekten nemalanmanın bir başarılı ürünü…

Gişe rekorları kırarken hiçbir toplumcu mesaj içermemesine özenle dikkat edilmiş.

Ama bir “artı”sı var bu satırları karalamama vesile olan…

Ailesini kendisine geçim kaynağı yapmış, içkici, kendinden başkasını düşünmeyen, hırsızlık yapan, aile bireylerine şiddet uygulayan “baba”lı aile ortamından kaçışta tesadüfen sığınılan “Halkevi”…

Dönemin Adana’sının varoşlarında hükmünü süren sefalet ve cehalet çölünde bir küçük “vaha”… Orada müzik yapılıyor, afişlerden görüyoruz, sanat, halk oyunları, tiyatro, folklör, söyleşi etkinlikleri var…

Ve Müslüm’e “acılı arabesk”inde başarıyı getiren, o Halkevi’nde kazandırılan “beceri” ve verilen “ufuk” oluyor.

Neydi o Halkevi, anımsayanımız, bilenimiz var mı?

Halkevleri, cumhuriyetçiliği, milliyetçiliği, halkçılığı, devrimciliği, devletçiliği, laikliği, yani kısaca cumhuriyet devrimini, sanatla, bilimle, kültürle, folklörle, eğitimle benimseterek içselleştirilmelerini sağlamayı amaçlayan hamlenin kurumsal vasıtasıydı.  Tıpkı köy enstitülerinde olduğu gibi bir aydınlanma meşalesiydi. 1932 yılında kuruldu, tıpkı köy enstitüleri gibi 20 yılını doldurmadan kapatıldı. Ama etkileri Müslüm’ün yaşadığı günlere de sarkmıştı. Filmdeki Halkevi, Atatürk’ün kurdurttuğu ve ama 1951’de kapatılan Halkevlerinin işlevlerini üstlenmek üzere 1963 yılında Halkevi adıyla açılan derneğin şubelerindendi. Ve yaymaya çalıştığı ışığın kaynağı Atatürk’ün Halkevleriydi.

Anımsattıkları için emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.

Filme gelince…  Sinema endüstrisine dair düşüncelerimi daha önce bir blogumda[1] yazmıştım.

Bu da, aynı bağlamda bence herhangi bir değeri olmayan bir basit film…

 

Kenan IŞIK

 

Nurbanu Kablan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nihayet yalnız olmadığımı hissettiren bir Müslüm yazısıyla karşılaştım.(bir kaç bu tarz eleştiri de vardır belki ama ben rastlamadım)Üstelik sosyolojik analizleriyle beraber. kaleminize, bilginize ve yüreğinize sağlık.

Nurbanu Kablan 
 19.11.2018 23:44
Cevap :
Merhaba Nurbanu hanım. Adınızı burada gördükten sonra okuduğum o güzel yazınızı şu ana kadar gözden kaçırmış olmaktan utandım. Konu hakkında en güzel blogu, hatta belki Türk medyasının en objektif ve ayrıntılı eleştirisini en eğlenceli ve çarpıcı cümlelerle dile getiren sizinkinden başka yazı bulunduğunu sanmıyorum. Teşekkürler ilginize. Sağlıkla kalın Nurbanu hocam.  20.11.2018 7:38
 

Kenan hoca sağol.. Yazdıkların tolumsal gerçekliğimizin aynası.. Baştacısın dedirttin yine Atölyede.. Duyarlı duruşuna saygılar Kenan hocam.. selamlar herkesten

yucel evren 
 19.11.2018 10:19
Cevap :
Teşekkürler Yücel üstadım, Atölye'deki emekçi kardeşlerime ve size selamlar, sevgiler  19.11.2018 12:37
 

''Müslüm'' filmiyle ilgili yazılan blogların sayısı muhtemelen on'u geçti. Hepsini de okudum. Kimi sadece film olarak ele almış, kimi toplumsal analizler yapmış, kimi de Edebiyatını yapmış. Hepsini de okurken ayrı bir zevk aldığım bir gerçek. Çoğuna da yorum yaptım. Ama olaya farklı bir yönden yaklaşıp, sizin gibi insanın zihnine bir çimdik atan yazıların, aynı klişe görüşlerden uzaklaşmak adına önemli olduğunu düşünüyorum. Farklı görüşler, farklı düşünceleri de beraberinde getirir. Yazdıklarınız doğrudur yanlıştır orası tartışılır fakat kesinlikle ''çuvaldız'' mahiyetinde bir yazı olmuş. Saygıyla Kenan Abi...

Özkan Sarı 
 19.11.2018 1:26
Cevap :
İnsanın zihnine çimdik atan yazı... Betimlemen müthiş Özkan kardeşim. Ve tabi iltifat da aynı zamanda. Teşekkürler, sevgiler...  19.11.2018 9:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 428
Toplam yorum
: 618
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 1670
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Sivas doğumluyum. Mülkiye mezunuyum.  Ankara'da yaşıyorum. Ülkeme, ulusuma dair benim de söyleyec..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster