Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
179
 

Müslüman değişimcidir

Müslüman değişimcidir
 

Gün geçmiyor ki insanlığın içine edilmesin!

Kin kusma, nefret saçma, düşmanlığı şaha kaldırma olmadan bir gün geçmiyor!

Dedikodu…

Kıskançlık…

Nifak yaymak…

Almış başını gidiyor!

İnsanlara bakıyorum camileri dolduruyorlar, Allah'a ibadet ediyorlar.

Öte yana çeviriyor başımı bakıyorum, rezalet diz boyu!

Bir yanda lüks ve şatafat, öbür yanda sefalet!

Şehit cenazeleri geliyor günde üçer beşer, aileler yaslı!

Gençler haykırıyor yüksek sesle: “Şehitler ölmez vatan bölünmez”!

Gerçekten bölünmez mi diyorum kendime?

Vatanın bölünmesi için ille de aradan bir sınır geçmesi mi gerekir?

Baksanıza bu ülke insanlarının gönüllerine çizilmiş sınırlar!

Bir ülkede insanlar akıllarına estikçe intihar ediyorlarsa…

Bir ülkede insanlar sürekli kafası bozuk geziyor, kafası estikçe birini gözünü kırpmadan öldürüyorsa…

Vatan bölünse ne olacak bölünmese ne olacak ya…

Vatan dediğin tek başına yenilen içilen, sarılınıp yatılan bir şey değil ki!

Vatanı vatan yapan üzerindeki insanların birbirlerine kardeşçe insanca yaklaşmalarıdır!

Böyle her an birbirlerinden –öldürülme- çekintisi olan insanlar vatandaş olsa ne yazar Allah aşkına!

Yaygın şekilde asayişsizliğin…

Yaygın şekilde işsizliğin…

Yaygın şekilde yolsuzluğun kol gezdiği yer vatan olamaz!

İnsanların birbirine güven duymadığı yer vatan olamaz!

Paylaşma, dayanışma, yardımlaşmanın olmadığı yer vatan olabilir mi?

Benzer şekilde; bu ülkede en tepe yöneticiler durmadan kavga ederlerse…

Birbirlerine rakip değil de düşmanca bakarlarsa…

Bugün ben, yarın niçin sen olmayasın arkadaş diyemiyorlarsa…

Birbirlerinin kusurlarını güçlüyken görmezden gelip, düşünce; “vurun abalıya” misali saldırıyorlarsa…

Ben o zaman lanet olsun sizin bilmem neyinize, der geçerim!

Kürt ayrılıkçılarına bakıyorum, düşmüşler “Türkiye düşmanlarının” önüne,

onların kılıçlarını sallaya, sallaya ülkeye bir sürü can kaybettiriyorlar.

Artı bir de 500 milyar dolar, katma değeriyle bir trilyon dolar zarara sokuyorlar!

Kalkıyorlar sonra ikinci sınıf vatandaş olduklarından dem vuruyorlar.

Şaşırıyorum bunların bu bönlüğüne!

Savaş içinde hangi devlet kalkınabilmiş yahu?

Ekonomik kalkınmasını tamamlayamamış hangi devlet sosyal adaleti gerçekleştirebilir ki?

Herkes bir âlem ya…

Bir ülke; “insanlarının tamamının ‘modern eğitimden’ geçirilmesiyle, çağdaş din anlayışının oturmuşluğuyla,

insanların kendilerine çekidüzen verme alışkanlığıyla, devlet kurumlarının görevlerini;

‘her şey insan için’ anlayışında yapmalarıyla, ‘bu ülke benim ülkem’ onu daha güzel yapmalıyım ki daha mutlu olalım düşüncesiyle” ülke olur!

Şimdi soruyorum; görünüşte bunların hepsi tamam değil mi, tamam!

Ama içleri boş hepsinin!

İbadetlerin, modern eğitimin, her şeyin ama her şeyin anlamı yok bu ülkede!

Çünkü ülke ortada, durum ortada, ‘mal ortada mal’!

Ne mi yapmak lazım?

Herkes önce kendisini değiştirmeli!

Değişen insan bu ülkeyi de değiştirecektir!

Değişim de düşünmeyi ciddi bir iş olarak ele almakla başlar..

Şurası bir gerçek ki inançlı insan daha kolay değişir.

Çünkü, Allah’ın öğütleri de bireysel değişimi içeriyor zaten!

Daha güzel daha iyi olmayı hedeflememizi öğütlüyor.

Bir de akıllı olanlar...

Derin saygılarımla

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 697
Toplam yorum
: 3594
Toplam mesaj
: 118
Ort. okunma sayısı
: 249
Kayıt tarihi
: 04.07.10
 
 

1949 yılında Söke Nalbantlar köyünde doğdum. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik bölümünden mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster