Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
1099
 

Müslüman görünen dinciler, İslamiyet'e zarar veriyor

İslamiyet adına hareket ettiğini söyleyen ve kendilerini Müslüman olarak tanımlayan insanların İslam dışı davranışları İslamiyet’e zarar veriyor.

Müslüman olmayanların İslamiyet üzerinde oynamak istedikleri oyunlara alet olan, kendilerini Müslüman olarak tanımlayan fakat İslami kurallara uygun olarak davranmayan kişilerin davranışları sayesinde; İslamiyet, Dünya genelinde gericiliğin, yobazlığın, vahşetin, kin ve bağnazlığın kaynağı olarak tanınmaktadır. Müslüman olmayan diğer din mensupların arzu ettikleri ve bu konuda türlü senaryolar kurarak İslamiyet’i kötü göstermeye çalışmalarını, Müslüman görünen insanlar bilerek veya bilmeyerek haklı çıkarmaktadır.

İslamiyet’in ilk yıllarında Kuran ilminden faydalanarak, üstün bir medeniyet kurmuş olan Müslüman ülkeler, Dünyada hızla büyümüş, genişlemiş ve Müslümanlığın yayılmasında etkili olmuşlardır. 15. Yüzyıldan sonra, İslamiyet’in yanlış yorumlanması ve Kuran’ın mesajlarının yanlış algılanması sonucuİslamiyet’in çöküşü başlamıştır.

* Kuran okuyup anlamak ve ondan feyiz almak yerine, Kuran’ın Arapça okunması ve vitrinlerde süs olarak tutulması teşvik edilmiştir. Hafızlardan kuranın ağdalı bir şekilde dinlenmesi çok hoş, fakat anlamadığımız Arap harfleri ile Arapça lisanda Kuran okumak, İslamiyet’i öğrenmek ve uygulamak için yardımcı olmayacaktır.
* Anadili Türkçe olan ve Arapça harflerle okuma yazma öğrenen insanlar, eğer okuduklarının manasını anlamıyorsa, Türk insanı Araplaştırılmak mı isteniyor? İslamiyet cihanşümul bir dindir. Sadece Araplara gelmiş bir din değildir. Her toplum; Kuran’ı kendi lisanında okuyarak, Kuran’ın verdiği mesajları anlar ve ona göre ibadetini yapar ve İslamiyet'i bilerek, anlayarak yaşayabilir. Arapça öğreterek dindar nesil yetiştirilemez. Ancak dini kalkan olarak kullanan, din üzerinden kendine menfaat sağlayan nesiller yetiştirilebilir.
* Batıda matbaa bulunmuş okuma yazma oranı hızla yükselmiş, Müslümanlar “gavur icadıdır.” diye matbaayı 300 yıl sonra kullanmaya başlamış. Bunun ve o dönemdeki Ulemaların “halkın okumasına gerek yok biz okur, öğrenir onlara da anlatırız.” Anlayışı sonucu 20. Yüzyılın başında Türkiye’de okur – yazar oranı ancak %3 seviyesinde bulunuyordu.
* Gelecek nesillerin yetişmesinde en etkili olan anaların eğitilmesi ve ilim irfan sahibi olması engellenmiş ve halen de engellenmektedir.
* Kuran’da başın örtülmesi ile ilgili bir ayet olmamasına rağmen, ucube görüntülerle kadınların örtü altına saklanması nedeniyle gericiliğin görüntü olarak yansımasına neden olmaktadır. Kadının saçının görünmesi erkeği tahrik eden bir unsur olabilir mi? Bu nasıl kabul görüyor anlamak mümkün değil.
* Kuran; Hıristiyan ve Yahudilerin direktifleri ile hareket etmenin yanlış olduğunu bildirmiştir. Müslüman görünenler yabancılarla işbirliği yapmayı övünç vesilesi yaparlarsa, bu kabul edilebilir mi?
* Kuran’da hiç tasvip edilmemesine rağmen, cinayet ve vahşet Müslüman görünen insanların yaptığı bir metot olarak, görünmekte ve gösterilmektedir.
* Hırsızlık, gasp, adam kayırma, kul hakkı yemek İslamiyet’in en büyük günah olarak tanımladığı davranışlardır. Allah kullarının pişman olup dua etmeleri halinde günahlarını affedebileceğini, fakat kul hakkına tecavüz edenlerin affının Allah katında mümkün olmadığını bildirmektedir.
* Allah Kuran’da “Ticaret helal, riba (haksız kazanç) size haram kılındı.” Demektedir. Burada ifade edilen; sadece faiz değil, haksız kazançtır. Haksız kazançtan anlaşılan, rekabet koşulları yaratılmadan örtülü ihale yapmak, adam kayırmak, karaborsacılık yapmak, kişiye özel kredilerle kişilerin zenginleşmesi, kişiye özel kanunlarla şahıslara özel imkanlar sağlanması vs.
* Yalan ve iftira büyük günahlardan sayılmasına rağmen kendini Müslüman olarak gösteren kişilerin bu yolu kullanması ve yalan yere yemin edip, Allah’ı şahit koşmaları “işte Müslümanlar böyle” deniyorsa, bu insanlar İslamiyet’e zarar vermiyor mu?
* Kuran’da kin gütmenin günah olduğu bildirilmesine rağmen, yüzlerce tefrikaya ayrılmakta; din, mezhep, tarikat, ırk ve dil ayrılıkları ile çatışma yaratılmaktadır.
* İslamiyet’te; Allah ile kulu arasında aracı yoktur. O halde Tarikatlar, Şeyhler, Dervişler ve Hocalar bu amaçla kullanılıyorsa bunlar İslamiyet’e aykırı değil mi?


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 66
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 275
Kayıt tarihi
: 23.04.12
 
 

İTÜ Makina Fakültesi 1974 mezunuyum. Ankara İTİA İşletme Yönetiminde master yaptım. Mühendislik v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster