Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
644
 

Müslümanlar için anti-özgürlükçü sol değerler gurur kaynağı olamazmış!

Müslümanlar için anti-özgürlükçü sol değerler gurur kaynağı olamazmış!
 

Basında rastladığım garabet yazılardan biri daha. Liberallik iddiasındaki bir köşe yazarı Türk siyasi tarihinde aslında solun sağı, sağın solu ifade ettiği şeklindeki görüşü ve demokrasi duyarlılığı gösteren İslamcı kesimlerin kendisini gerçek solculuğa yakıştırmalarını eleştirerek “Neden solculuğa özeniyorsunuz, sol matah bir şey mi?” diyor. “Solla demokrasi bağdaşır mı, sol değerlerin özünde özgürlükçülük yoktur, neden ideolojinizi sola yamamaya çalışıyorsunuz?” benzeri cümleler sıralıyor. Che’nin, Chavez’in veya Castro’nun ne gaddarlıkları, ne barbarlıkları ne kan dökücü vahşiliklerini bırakıyor.

Bu yazarımıza temel bir soru soralım?

Onun için özgürlük nedir?

Kapitalist-sağ zihniyetin dolu dizgin ilerlediği dünya özgürdür de sol özgürlük hissiyatının önündeki engel midir?

Aç kalmak, işsiz kalmak, evsiz kalmak, eğitimsiz kalmak nasıl bir özgürlüktür?

Hasta çocuğuna ilaç parası bulamadığı için kucağında onun ölüsünü görmek nasıl bir özgürlüktür?

Dağının, havanın, suyunun tutsak edilip sana pazarlanması nasıl bir özgürlüktür?

Dini, milli, manevi değerlerin kendi sahalarındaki anlamlarını yitirip uluslar içi ve uluslararasından baskı, sömürü, soykırım, çatışma aracı haline gelişi nasıl bir özgürlüktür?

Dünyanın gayrı safi milli hasılasının büyük bölümünün silah, uyuşturucu, kadın ve çocuk seks kölesi ticaretinde erimesi kimler için nasıl bir özgürlüktür?

Müreffeh yaşayan küçücük kesimlerin altında çoğunluğun onlara baka baka, onlara imrendirile imrendirile bin türlü sınıf hiyerarşisi içinde kendisine yabancılaşması o çoğunluk için nasıl bir özgürlüktür?

İşverenleri işçiler için çekilebilir çalışma saatlerine zorlayan sol içinde özgürlük barındırmaz da sizin sağınız, “bırakınız bilmem ne etsinciler” ci liberalizminiz mi barındırır?

Kadınları erkeklerle her alanda eşitlemeye çalışan, ırk, milliyet farkı gözetmeden emeği ön plana çıkaran sol içinde özgürlüğü barındırmaz da feodaliteyi, burjuva görgüsüzlüğünü, her türlü ırk, din ve cinsiyet ayrımcılığını kendi yararına oyuncak eden sizin sağınız mı barındırır?

Dünyadaki bütün savaşların, emperyalizmin, açlığın, her türlü sömürünün, yoksulluğun nedeni sağcılıktır. Demagojiye gerek yok; çünkü bunun basit bir nedeni vardır. Sağ politikalar doğası gereğinde bünyesinde bu kavramları barındırır. Sosyalizm deneyimi yaşamış ülkelerin pek çoğunun benzer bataklıklara düşmesinin nedeni de onların solcu olması değil oturtamadıkları devlet sistemleri içinde yürütmek zorunda kaldıkları “sağ” politikalardır.

Sovyet, Çin emperyalizmi, bugün Küba’daki veya Venezuela’daki diktatöryal yapılar da “sol” kavramıyla ilgisiz, devletlerin yanlış kurulmuş yapıları içinde üstesinden gelemedikleri “sağ” sapmalardır.

Solun özgürlük kavramı ne yazık ki böyle birliberal bakış açısıyla anlaşılamaz.

Solun özgürlüğünü anlamak için küçük özgürlükleri kapsayan ve feda eden büyük özgürlükler tanımına aşina olmak gerekir.

Sol, başkalarının yoksulluğu pahasına zevk sefa içinde yaşama, hiçbir şeyi olmayanlar pahasına abartılı mülkiyet biriktirme özgürlüğü vermek istemez insana. Hatta bu tür özgürlüklerle didişir, mümkün olursa onları yok eder. Solun ilk amacı ve öncelikli özgürlük hedefi insanlara işsiz kalmama, aç kalmama, hastalıktan ölmeme ve temel insan gereksinimlerinden yoksun kalmama özgürlüğü vermektir. Bugün dünyada dört milyarı aşkın insan bu özgürlüklerden mahrum. Sol öncelikle, bu dört milyar insanın yüzüne sırıta sırıta, refahtan, özgürleşmeden, liberallikten, insan haklarından bahsedip onlara küfretmemektir.

Sol burjuva insan hakları bildirgelerinin insanlığa kazandırdığı çoğu değere saygı duyar ve gözetir, zaten pek çoğu insanlığa onun mücadelesi aracılığıyla kazandırılmıştır. Ama bunlarla yetinemez; çünkü o bildirgelerin maddeleri nihayet birilerinin efendi olduğu bir dünyaya göre yazılmıştır.

Sol, işçilerin tarih boyunca gücü bulduğunda kendilerini tavsiye edecek tek sınıf olduğundan bahseder. Yani ne solun, ne de sola yakınlık duyan işçilerin hedefi bir çeşit efendilik değildir.

Bugüne kadar dünyada bunca insan solun teorisinden habersiz olmasına, hatta kendini sosyalist olarak adlandırılan devletlerin başarısı kapitalist örneklerden çok daha geri kalmasına karşın sokaktaki insan neden hala sol değerlere yakınlık duyar; bunu her “liberal” her fırsatta düşünmelidir.

Bir insana komünist derseniz size küfreder ama ona “Almanya’da aynı işte aynı emeği veren bir Alman Türk’ten daha mı fazla para kazanmalıdır?” diye sorarsanız vereceği cevap bellidir.

Bir insan sola küfreder ama şirketinin çıkar maksimizasyonu için tatil yapmayıp, geceleri barakalarda uyuyarak günde on iki saat çalışsan nasıl olur?” diye sorarsan vereceği cevap bellidir.

Bir insan sola küfreder ama herhangi bir suç iddiasıyla tutuklandığında ağzını aramak için seni bir güzel işkenceden geçirseler razı olur musun dersen vereceği cevap bellidir.

Kimse bu sayılanlar liberallerin, sağcıların da savunduğu şeylerdir, ortak değerlerdir işgüzarlığına girişmemeli. Fikrin sahibi liberal de, sağcı da olsa insanı insan yapmaya yönelik değerlerin hemen hepsi o kişi için bile içinde “sol” barındıran değerlerdir.

Özgür sağın dünyası “İstediğini yaptığın” dünyadır. Doğru, solun böyle bir fikriyatı yoktur.

İstediğini yaptığın dünyanın sonucu budur: dört milyar aç.

Solun asıl hedefi, “İstemen gereken her şeyi yapabildiğin” bir dünyadır.

Sol değerler, sağ değerler nedir? Sosyalist devlet, kapitalist devlet nedir, bu meseleleri kolayından ele almamalıyız “Kim daha özgürlükçü?” yü değerlendireceksek?..

Kapitalistim diyen Norveç veya Danimarka mı, sosyalistim diyen Kuzey Kore mi gerçek sol değerleri daha fazla kullanır devlet sisteminde; bunu bir kez olsun düşünmeden, liberallerin dünyaya kazandırdıklarının gerçekten sol kaynaklardan mı, sağ kaynaklardan mı beslendiğini bir kez olsun düşünmeden yapılacak tüm demagojiler fikirler çöplüğünü boylamaya mahkumdur.

Not: Müslümanların solla yakınlaşmaktan ve sol değerlere kucak açmaktan gurur duymaları sonuna kadar doğru, aksi herkesin bildiği gibi yanlıştır. Bunu da tartışmanın bence fazla gereği yoktur.

Not: Fidel Castro’ların, Salvador Allende’lerin neyin kan dökücü katili olduğu, bunlara karşı Pinochet’lerin, Batista’ların ve Amerika’ların neyin özgürlüğünü temsil ettiği de ortadadır!..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 155
Toplam yorum
: 200
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 2592
Kayıt tarihi
: 22.06.07
 
 

İsmim Burak Çapraz. Yaşım 26. Buraya başladığımda 21'dim. Öğrenciyim. Bir okul bitti ama hala öğr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster