Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '14

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
696
 

Müslümanların en büyük hatası

Müslümanların en büyük hatası
 

Hz. Alinin hatası

Tarihe baktığımızda, İslam büyükleri de olsa, halife de olsa birçok hatalar yaptığını tarih ortaya koyuyor.  Sonuçta onlar da insan, hata yapabiliyorlar. İslam halifelerinin de hata yaptıklarında Resulüllah efendimizin onları uyardıklarını okuyoruz.  Peygamberimizden sonra Müslümanlar telafisi mümkün olmayan büyük hatalar yapmışlar.

Mesela Hz. Ali, İslam’a en büyük tefrikayı, fitneliği sokan Yahudi Ebu İbn-i Sebe’yi öldürmemişti. Günümüze kadar gelen bu hatanın bedelini biz Müslümanlar hala ödedi, ödüyoruz ve ödeyecekler de.

Kuranda ilk ve en büyük sure olan Bakara Suresi’nde Allah’ın lanetlemiş olmasına rağmen bir halife böyle bir hataya düşmüştür.

Kızıl denizinin kıyısına bir plan ile kandırarak götürmüşü olduğu Muaviye ve Hz. Alinin ordularını orada bir birine kırdırdığında ve bir Müslümanın Müslüman kanını ilk kez döküldüğü an ve döktürenin de bir Yahudi olasını gören Hz. Ali Sebe yi orada öldürmeyerek büyük bir hata yapmış.  

Yine bugün ortaya çıkan kayıtlarda görüyoruz ki  Sallum Barzani adındaki Yahudiye merhamet edilmesi bugün başımıza bela olan Mesut Barzaniye sebep olunmuştu.

http://cukurovastrateji.blogspot.com.tr/2014/04/osmanli-arsivinden-cikan-yahudi-asilli.html?spref=fb

Bunun gibi saymakla bitmeyen, biz Müslümanların merhametlerinden doğan marazların bedeli sayesinde bugün dünya huzur bulmuyor. Ama onlar ilk fırsatta öldürerek yok etme cihetine giderken biz Müslümanlar bunu yapmadık. Oysa kuran “ düşmanın sana ne yaparsa senin de ona aynısını yapman hakkındır” ayetini hiç görmüyorlar.

“ zalime merhamet en büyük zulümdür. “ (m.s.)

Evet, şahsi menfaatlerin, hislerin için adam öldürmek günahtır fakat İslam ve devletin bekası için insan öldürmenin gerekliği belirtilmiştir. Bunu yapacak olan devlettir. Peygamberimizin övdüğü Osmanlı halifeleri ve devleti 600 yıl ayakta adil kalabildiyse bunu sebebi; gerektiği zaman devletin bekası için kardeşlerini bile öldürdüklerindendi. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dahası bunun toplumsal tabanda, bir gün içinde nicesi yaşanmıyor mu? Küçük günahların büyük günahları doğuruyor oluşu da bu yüzden değil mi? Bu bakış açınızla Peygamberimizin son günlerinde ortaya çıkan yalancı peygamberleri, zekât vermek istemeyenleri, Hz. Osman’ın şehit edilişini nereye koyacağız? Bunlar da İbn Sebe’nin işi; ama Müslümanlar günahsız öyle mi? İçinden geçtiğimiz süreci de İbn Sebe’ye bağlayalım; bugün yanlış yapanları da suçsuz ilan edelim, bu doğru değildir. Bu yanlışa meşruiyet kazandırır sadece. Müslüman edilgen olamaz, edilgen olduğu sürece de ne kendi barışını sağlayabilir, ne de insanlığın barışına bir katkı sunabilir. İslam’ın sözcük anlamının ‘barış’ olduğunu düşündüğümüzde, barışın edilgen bir yaklaşımla elde edilemeyeceği de aşikârdır. Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar.

Rıza Üsküdar 
 03.06.2014 13:23
Cevap :
Değerli hocam, elbette günümüz Müslümanları günahsız değil. Zaten yazılarımı takip edebildiyseniz daha önceki yazılarımda günümüz Müslümanlarının hatalarını ifade etmiştim. Fakat o felsefe Müslümanları öyle sinsice kandırdı ki aynen Sebe’nin taktiğini devam ettirdiler. İslam’ı barış dini olmaktan çıkartıp savaş dini gibi bir algı yaratmaya çalıştılar. Yani Müslümanlar uyutuldu. Müslümanları sorgusuz ve yargısız itaat etmek yani biat etme yolunda yürüttüler. Her imamı, her ilahiyatçıyı, her Allah diyene kesin biat etmek bizi yanılgıya düşürdü. Yorumunuza teşekkürler, Selmalar.   03.06.2014 15:05
 

Sayın Yazarım, bakış açınız doğru değil, korkarın bu bakış açınız Allah şeytanı neden yaratıya götürür ki, oldukça tehlikelidir. Öncelikle bugün Müslümanlar, doğru nedir, yanlış neden öğrenmek istiyorlarsa, her şeyi şeytana ve İbn Sebe’ye havale etmekten vazgeçmelidirler. Dahası her insan gibi Müslümanların da nefsi var, buradan hareketle geçmişten bugüne yaşananlarda nefsimizin payı ne, İbn Sebe türü kişiliklerin payı ne, günümüz Müslüman’ı bu soruya da anlamlı bir cevap vermelidir. Bizim oğlan suçsuz, arkadaşının aklına uymuş türünden bir yaklaşımla, devası sorunlarımızı çözemeyiz. Bir başka gerçek, sütten çıkmış ak kaşıkmış gibi suçu başkalarında görme, eleştirdiğiniz Yahudi geleneğinde vardır. Bir diğer gerçek, biri doğru olmayan bir teklifle çıkagelse, adı şanı hiç önemli değildir, onu yapıp yapmamakla siz de, ben de, bütün Müslümanlar da test edilmiş olur. Test edilmek kıyamete kadar devam edecek, işte o zaman anlaşılacak kim doğru, kim eğri?

Rıza Üsküdar 
 03.06.2014 13:21
Cevap :
Sebe, tarihi bir kayıt. Sebe, bir örnek. Bu olayların kaynağı. Geleceği görebilmek için tarihi gözden geçirmek gerekir. Hani derler ya “tarihini bilmeyen bir milletin geleceği haraptır” diye. Bir insanın kim olduğunu geçmişine bakarak yorumlamaz mıyız? Tarihte kim ne yanlış yapmış, bugün ne yapıyor ve bugün de yarının tarihi olduğuna göre aynı çizgi devam ettiğinden gelişen olaylarda kimin ne paya çalıştığını ve sebeplerini ortaya koyuyoruz. Eğer sebe öldürülmüş olsaydı dünya tarihi çok farklı bir yerde olurdu. Onlar öldürerek tarihi yönlendirmediler mi ve yönlendirmiyorlar mı?   03.06.2014 15:14
 

Uygulanmayan peygamber vasiyeti Ğadir Humm biatı hala bütün sözde Müslümanların hatası ve utancı olmaya devam etmektedir.

güney cuma can 
 03.06.2014 12:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 357
Toplam yorum
: 404
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 997
Kayıt tarihi
: 03.09.08
 
 

 Ne elimde garantim var ikinci bir soluğu almaya Ne aklım erer dünyayı yıkıp ta yeniden yapmaya A..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster