Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Aralık '11

 
Kategori
Dekorasyon
Okunma Sayısı
542
 

Müsrifiz!

Müsrifiz!
 

Son on yıldır daire içi dekorasyonlara haddinden fazla önem veriliyor. Hatta bu önem,  çılgınlık safhasında.

İlk önce bu çılgınlık, mobilya seçimleriyle kendini gösterdi. Çok varlıklılar İtalya'dan mobilya ısmarladılar. Baktılar bu yetmiyor, İtalya'dan  mermer ithal edilmeye başlandı. Ülkemizdeki mermerler,renk açısından yeterli bulunmadı.

Bu da yetmedi normal yer parkeleri yeterli bulunmadı, çeşitli türde ,markada parke döşenmeye başlandı.

Daha sonra perde hastalığı başladı. Jaluziler, saray tipi perdeler, osmanlı desenliler, kadifeden yapılan süslü püslü perdeler, taşlı ,incili, dantelli son derece gösterişli , gelinliği andıran asansörlü perdeler  moda oldu.

Bir başka çılgınlık türü de , mutfak ve banyolarda kendini gösterdi.

Mutfaklar ankastre, elektrikli ve  elektronik gibi çeşitli malzeme ve elemanlarla donatılmaya başlandı. Bir çok aile klasik ve kullanışlı mutfaklarını değiştirmeye başladı. İş bununla da kalmadı. Eğer mutfak balkonu varsa, mutfakla balkonlar birleştirildi, tabii bir çok duvar kırılarak, yıkılarak.

Banyolar da öyle. Normal küvetler, duşakabinler kaldırıldı. Yerine jakuziler, uzay kabinlerini andıran banyo kabinleri yerleştirildi.

Oturduğum apartmanda öyle durumlarla karşılaşıyorum ki hayret ediyorum. Herhangi bir dairenin sahibi değiştiğinde apartmanın içi inşaat alanına  dönüyor. Yıkılan duvarlar, matkap ve  balyoz sesleri yaşantımızı alt üst ediyor. Çok defa içimden " kardeşim bu kadar tadilat yapmaya ve dkorasyona önem veriyorsan, git yeni yapılmış bir daire al " demek geliyor.

Düşünüyorum da, 1970'li yıllara kadar bir metre  karelik mutfaklarımız, odun sobalı banyolarımız, sedirli oturma odalarımız  vardı. Banyosunda şofben kullananlar  çok azdı. Şimdi doğalgazlı kombilerimiz yetmiyor, jakuzi istiyoruz. Normal kalorifer teşkilatı yetmiyor, borular görünmesin diye yerden ıstmalı kalorifer tesisatı kurduruyoruz. Snobluğa bakın!

Hatta dekorasyonda öyle ileriye gittik ki, dışardan içerisi görünmeyen, katlamalı camlar kullanmaya başladık.

Sonra da kredi kartı borçlarımızdan  dolayı bankaları ve hükümetlerimizi suçluyoruz.

Hayatımız çelişkiler yumağı bence.! 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben tasarrufa karşı bir insanım.

Kerim Korkut 
 05.03.2018 20:58
 

dünyaya öyle daldık ki ahireti unuttuk demek geliyor içimden:)başarılar..

sonbahar 
 16.08.2012 19:02
Cevap :
Bir bakıma öyle de düşünülebilir.Haklısınız.  16.08.2012 21:20
 

Yokluğu görmediğimizden, kıtlık nedir yaşamadığımızdan olabilir. Herşeyi kolay elde ettik ve kredi kartlarıyla bedava alıyormuş gibi harcadığımızdan müsrif olduk. Fren yapmak gerekir. Herkesin bütçesi 3-4 ay geriden gidiyor. Enflasyon nasıl azalıyor bilinmez.

Bosnalı 
 05.03.2012 13:36
Cevap :
Biraz doyumsusuz galiba. Gösterişi de severiz. Aklımızı başımıza almamız dileğiyle.Selamlar.  14.03.2012 13:42
 

Bildiğiniz gibi ekonomi (iktisat), insanın sınırsız istek ve gereksinimlerini sınırlı kaynaklarla karşılama ilmidir. Ancak yazınızda vurguladığınız gibi savurganlık, bilinçsiz tüketim sadece kişiyi değil ülke ekonomisini de dışa bağımlı duruma getirir. Ancak bu eğitim ve bilinçle aşılabilecek bir sorundur. Zenginliği görgüsüzce gösterişe dönüştürme çabası da sorunun başka bir boyutu. Yeni ev alıp baştan aşağı yenileyenler de var. Selam ve saygıyla.

Güz Özlemi 
 19.12.2011 11:29
Cevap :
Yazımın özetini çok güzel özetlemişsiniz teşekkür ederim. Selam ve saygılarımla.  19.12.2011 12:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 425
Toplam yorum
: 2146
Toplam mesaj
: 120
Ort. okunma sayısı
: 998
Kayıt tarihi
: 26.01.10
 
 

1945 yılında Adana'da doğdum. Galatasaray Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster