Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Şubat '16

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
580
 

Mustafa Denizli üzerine

Denizli efsanesi bitiyor mu?
 
Mustafa Denizli Türk futbolunun yetiştirdiği en iyi futbol adamalarından biridir. Özellikle 80'li yılların sonunda G.Saray ile yaşadığı büyük başarılar, ardından milli takım ile 2000 Avrupa Şampiyonası’nda yakalanan çeyrek final başarısı, 2000'li yıllarda F.Bahçe ve Beşiktaş ile yaşanan şampiyonluklar Mustafa hocayı kariyerinin zirvesine çıkarmıştır. Daha sonraki yıllarda İran, Manisa, Rizespor ve Azerbaycan maceraları kendisi açısından çok da başarılı geçmemiştir. Son yıllarda TV yorumculuğu furyasına kapılmıştı. Bu sezon ortasında G.Saray'ın başına geçtiğinde bazı yazarlar ve spor yorumcuları tarafından Türkiye'de çok az hocaya nasip olacak şekilde büyük destek gördü. G.Saray'ın başına geçeli yaklaşık 3 ay oldu. Bu süre zarfında 3 kulvarda 17 resmi maç oynadı ve istenilen sonuçları (9 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyet) alamadı. Özellikle ligde 5 puanlık fark 15 puana çıktı. Üstelik kötü ve silik futbolda çabası, geçmiş yıllarda oynattığı hücum futbolu yerine daha temkinli, defansif ve risk almayan bir anlayışa büründü. Hamza hocayı acımasızca eleştiren bir kısım basın Mustafa hoca zamanında alınan kötü sonuçlar ve silik futbol karşısında uzun süre sessiz kaldılar.  
 
Son yıllarda Türkiye'de teknik direktörler TV yorumculuğu ile asıl meslekleri arasında gitgeller yaşıyorlar. TV başında oynanan oyunu yorumlamak ile saha kenarında durmak arasındaki farkı sanırım anlamış olmalılar. Sadi Tekelioğlu bir soru karşısında biz anında karar vermek zorundayız siz ise oynanan maçın ardından konuşup yorum yapıyorsunuz demişti. İşte mesele burada bence. Uzun yıllar Avrupa ve Dünya’da birçok maç izledik. Futbol dünyasının büyük hocaları saha kenarında hep yardımcılarıyla birşeyleri tartışıyorlar ve ondan sonra karar veriyorlar. Bizde ise yardımcılar sadece figüran rolü üstleniyorlar. Hocalarımız saha kenarında elleri arkasında tek adam rolünde. Türk futbolunun efsane hocaları (Mustafa Denizli, Şenol Güneş ve Fatih Terim) 20 yıllık bir zaman zarfında yetiştirdikleri bir tane futbol adamı yok. Oysa Piontek Fatih Terim’i, Derwall Mustafa Denizli’yi, Breams Şenol Güneş’i türk futbolunun hizmetine sunmuştur. Mustafa Denizli'nin yardımcı hocanın önemini çok iyi bilmesi gerekir. Zira kendisi Jupp Derwall ile tabir yerinde ise kavga ede ede buralara geldi. Oysa şimdi kendisine 3 ay geçmesine rağmen yardımcı bile seçmedi. Futbol yöneticisi, hocası, futbolcusu ve çalışanları ile ekip oyunudur. Saha dışı ve içindeki ekip uyumu başarı veya başarısızlığı getirir. Ayrıca Denizli saha içi ve takım kurgusu seçenekleri ile sanki beni kovun der gibi. Futbolcu tercihleri inanılmaz yanlış ve hatalı. Devre arasında alınan sağbek Linnes ve Sabri yedekte, stoper orijinli Denayer orada oynatılıyor. Modern futbolda stoper orijinli Ryank Donk ve Aurelien Chedjou ön liberode oynatmak ve bunda ısrar etmek akıl dışıdır. Sanki Denizli kendini kaybetmiş ve teknik direktörlük diplomasını asmış gibi davranıyor. Oyuncu değişiklikleri ve oyunu okuma hususunda sınıfta kaldığı kesin. Bence Mustafa Denizli bundan sonra yönetici olarak veya federasyonda görev alarak türk futboluna hizmet etmelidir. 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 624
Kayıt tarihi
: 14.02.16
 
 

1975 Samsun doğumluyum, Anadolu üniversitesi işletme bölümü mezunuyum. Kamuda çalışıyorum. Trabzo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster