Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '12

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
6851
 

Mustafa Karadeniz'in sahte şakaları

Mustafa Karadeniz'in sahte şakaları
 

sahte şakanın belgesi


Beyaz TV ekranlarında yayınlanan Şaka Şaka adlı programda Mustafa Karadeniz mizah anlayışından yoksun şakalar yapmaya devam ediyor. Programında yer verdiği bir bölümde, röportaj yapma maksadıyla yaklaştığı insanlara “sen adam mısın”, “senden bir cacık olur mu” “ne iş yaparsın” gibi sazan avı sorular sorarak şakayla hakaret arasındaki çizgide gidip gelmektedir.

Yakın zamanda arkadaşlarla izleme talihsizliğine eriştiğimiz birkaç Mustafa Karadeniz şakasını inceleyelim. Mustafa Karadeniz silah satıcısı kılığında ve silah almak için gelen müşterisine “tipini beğenmedim” diyerek silah satmak istemiyor. Müşteri anlaşılmaz bir ısrarla İstanbul’da başka silah satan yer yokmuş gibi silah almakta diretiyor. Şaka, müşterinin aşırı sinirlenip satıcıya saldırma noktasına gelene kadar sürdürülüyor ve kameraya el sallanarak mutlu sona bağlanıyor. Buraya kadar sorun yokmuş gibi duruyor ancak ertesi gün yayınlanan “Adını Feriha Koydum” adlı dizide şakalanan müşterinin bir polis karakterini canlandırdığı görülünce olayın iç yüzü ortaya çıkmış oluyor; Mustafa Karadeniz şakalarının hepsi cast ajansından çağırılan amatör-yarı amatör oyuncularla gerçekleştiriliyor.

Şimdi Mustafa Karadeniz şakalarını biraz da başka bir pencereden inceleyelim; Mustafa Karadeniz’in meşhur simitçi şakası… simitçinin çileden çıkışı…

Şakanın ilk çekim açısına bakıldığında ve arkadaki arabanın netliğine dikkat edildiğinde kamera ile simitçi arasındaki mesafe sadece 2-3 metre. Çünkü alan derinliği yok ve arka plandaki her şey net.

Bankta oturup katlanır sehpa üzerinde simit satan ve önüne tabure koyan kaç tane simitçi gördünüz? Çok bariz bir düzenek var. Simitçi amca, simitler ve Mustafa Karadeniz aynı kadraja sığsın diye düzenlendiği çok açık.

Arka tarafta oturan türbanlı kız tüm bağırış çağırışa rağmen dönüp bakmıyor, hemen önünde cereyan eden olaya kayıtsız… 47. saniyede ve 1.50'de arkadan geçen adam dönüp kameraların olduğu tarafa bakıyor ve ters yöne doğru ilerliyor. Yapım ekibi, çekimin yapıldığı yerin giriş ve çıkışlarını tuttuğundan kameranın yakınından hiçbir Allahın kulu geçmiyor. 4:17 civarı arkadan yaklaşan teyze yavaşlayıp sonunda duruyor ve kamera açısı değişiyor, tekrar aynı açıya geldiğimizde Mustafa Karadeniz’in pozisyonu benzer ama aynı değil ve arkada teyze değil başka bir kadın var. 4:57'de apaçık kameraya bakan adama da dikkatlerden kaçmıyor.

O yaşta hayatını simit satarak kazanan biri böyle bir durumda ya ana avrat küfür eder, ya şakacının ağzını burnunu kırar ya da simitleri toplayıp çekip gider. "Seni istemiyorum" ya da sakince "parasını ver o zaman" demez. Taburesini fırlatıp kırıp sonra da geri getirip kırık tabureyi yanına koymaz.

Görüldüğü gibi asıl şakalanan bizleriz…

Bir hatırlatma;

Mizah hayal ve hislerden çok zekâ ürünüdür… Zekâ konusunda sıkıntı yaşayanlar mizah yapmaya kalkıştığında komik yerine trajik durumların ortaya çıkması kaçınılmaz. Bu açıdan mizah yoksunu Mustafa Karadeniz’e organize işlerle güldürüye kalkıştığı için kızabilir miyiz?

Salak yerine konduğundan habersiz, TV karşısına oturup gerçek olmayan bir şeyi gerçekmiş gibi saatlerce izlediği için belki de herkes kendine kızmalı…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1237
Kayıt tarihi
: 22.05.09
 
 

Endüstri Mühendisiyim, kapitalist düzene şarabımı vermek için üzüm gibi eziliyorum, ve artık ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster