Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '09

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
1074
 

Mustafa Kemal Ankara'da

Mustafa Kemal Ankara'da
 

Bu gün 27 Aralık 1919, günlerden cumartesi, saatler öğleden sonra üçü on geçeyi gösteriyor. Sarayın İdam Fermanı'nı boynunda taşıyan, tüm rütbelerinden istifa etmiş, Ulusunun bağrına dönmüş sade bir birey; Mustafa Kemal Ankara'ya geldi.

Gelişi salalarla duyuruldu tüm Ankara'ya...

Yokuş başında,Seymenlerin önünde durdu. Otomobilden indi...

- Merhaba Efendiler! Dedi.

- Sağol Paşa Hazretleri.

- Arkadaşlar, buraya neden geldiniz?

- Millet yolunda can vermeye geldik.

- Fikrinizde sabit misiniz?

- And olsun.

Bu gün 27 Aralık 1919, günlerden cumartesi, saatler öğleden sonra üçü on geçeyi gösteriyor. Mustafa Kemal Ankara'ya geldi.

Büyük bir çoşku, daha da önemlisi; inançla, kurtuluş gününe duyulan özlem ve kararlılıkla karşılandı.

Günler çok hızlı geçiyor...

Kurtuluş da, O'nun düşlerindeki Devrimler de çok yakın. O'na ve yapacaklarına gönülden inanmış büyük bir Ulus; tek bir yürek, tek bir bilek oldu.

Günler çok hızlı geçiyor...

Elbette ki Kurtuluş da, Devrimler de çok yakın. Hatta bu günler geçecek. Bu gün; 27 Aralık 1919, sonsuza kadar anımsanacak ve Mustafa Kemal'in Ankara'ya gelişi kutlanacak. Törenler yapılacak, temsili karşılamalar düzenlenecek.

90. , 100. Karşılama kutlamalarının da yapıldığı olacak...

Ama, O'nu kimler karşılayacak?

Karşılayıcıların, O'na yakışır bir gelecek kuşak olması gerekir. Yaptıklarına sahip çıkan, devrimlerinden ödün vermemiş, uğruna binlerce Anadolu insanının kanı dökülmüş bu topraklara sonuna kadar sahip çıkmış kuşaklar...

İşte, böyle 27 Aralık Ankara karşılamaları Mustafa Kemal'i mutlu eder.

Yoksa; Mustafa Kemal çok üzülür...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Hocam, Yazınızı okuduktan sonra bendeki bu iki zıt duygu yine başladı savaşmaya.Zıt duygular derken;Atatürk'ün önderliğinde cesur milletimizin emaneti olan bir ülkede doğduğum için duyduğum gurur,bir yandan da,aynı emanete hıyanetlik eden bir milletle birlikte yaşadığım için duyduğum utançtan bahsediyorum...Hangisi hangisine üstün gelecek ben de bilmiyorum açıkçası...Umudum var ama yine de.Gökyüzü kadar mavi hem de.Umudumuzu kaybetmememiz dileğiyle...

derya budak 
 14.03.2010 0:16
Cevap :
Sevgili Kızım, umudunu hiç yitirme. O Sansun'a çıktığında yanın da yalnızca 19 kişi vardı. Karşısında "hasta adam" dense de, 600 yıllık bir imparatorluk ve bütün dünya vardı. Umudunu hiç yitirmedi. tutarlı ve kararlı tavrı Ulusunun O'na inanmasını, top yekün O'nunla birlikte olmasını sağladı. Gecenin en karanlık anı sabaha en yakın olan zamandır. Sevgilerimle...  14.03.2010 15:08
 

Bu dönemde yaşanılanlar insanları umutsuzluğa itmiş olabilir... Ama ben umutsuz değilim. Tüm olan-bitenler Mustafa Kemal'in değerini daha iyi anlatıyor bize. Sevgilerimizi tutku haline getiriyor...Göreceksiniz bu ülke Mustafa Kemal'i daha iyi anlamaya başlayacaktır. Çok güzel bir yazıydı sevgili dost, teşekkür ediyorum. Sevgi ve saygılarımla...

Haluk Seki 
 30.12.2009 16:36
Cevap :
Sayın Haluk Seki, Değerli Dostum, elbetteki umutsuzluğa ve yılgınlığa düşmeyeceğiz. O, 19 arkadaşı ile Samsun'a çıktğı gün umutsuz ve yılgın mıydı ki, umutsuz olalım. Üstelik koşullarımız çok daha iyi. Çok teşekkür ederim. Saygılarımla...  30.12.2009 18:15
 

TARİHTEN İBRET ALMAYANLAR,TARİHİN O SAYFASINI TEKERRÜR ETTİRİYORLAR..

Mesut Selek 
 29.12.2009 21:35
Cevap :
Sayın Mesut Selek, çok teşekkür ederim. Saygılarımla...  30.12.2009 8:04
 

tüm zamanlar için AND OLSUN !

Yalnıztürk 
 28.12.2009 23:36
Cevap :
Değerli Dostum, çok teşekkür ederm. Saygılarımla...  29.12.2009 0:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 182
Toplam yorum
: 1287
Toplam mesaj
: 348
Ort. okunma sayısı
: 2305
Kayıt tarihi
: 29.01.07
 
 

10 Kasım 1954 tarihinde doğdum. Sosyal Hizmet Uzmanıyım. Pilotum. (ultralight licence no:151)..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster