Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '08

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
6296
 

Mustafa Kemal Atatürk'ten, Mustafa'ya

Mustafa Kemal Atatürk'ten, Mustafa'ya
 

Türk Ulusu, Atasına; " Atatürk" dedi ve öyle sevdi.

Mustafa'yı, Kemal'i tek başına kullanmadı.

Mustafa Kemal veya Mustafa Kemal Atatürk dedi.

Sadece, "Atatürk'ü" tekbaşına kullandı.

O, Zübeyde Hanım'ın Mustafa'sıydı ama, Bir ulusun Atatürk'üydü.

Mustafa Filmine, bir çok olumlu, olumsuz eleştiriyi okuyarak izlemeye gittim.

Eleştirilerle yüklü bir beyinle filmleri izlemek ne kadar doğru bilemiyorum.

Eleştiriler insanda bir önyargı yaratıyor mu, bunu da düşünmek gerekiyor.

Önyargılarla izlenen filmler doğal olarak insanda bir tedirginlik duygusuyla, objektifliği yokedebiliyor.

Gençlerin çoğunlukta olduğu, her yaş grubundan seyircinin olduğu bir salonda izledim, Mustafa Filmini.

Yan koltukta emekli bir öğretmen oturuyordu, filmin başlangıcından sonra yan gözle ona baktığımda ağlıyordu, doğrusu ben de duygulandım.

Filmin ilerleyen bölümlerinde Mustafa Kemal'in sanki zaafları, eziklikleri, karamsarlıkları ve melonkoli hali işleniyordu.

Mustafa Kemal'de hepimiz gibi etten ve kemiktendi. Bir ruh taşıyordu. Hepimizin ruhsal yapısı zaman içinde erozyonlara uğruyor. Korkularımız saplantılarımız oluyor. Mustafa Kemal'in de, zor şartlar içinde bir takım sıkıntıları yaşamış olması kadar doğal bir şey olamaz.

Film sanki bu olumsuzluklara odaklanmış bunları daha ön plana çıkarmış gibiydi.

Mustafa Kemal'in karanlıktan korktuğunu, ışıksız odalarda uyuyamadığını da öğrenmiş olduk.

Günde bir büyük rakı ve üç paket sigara içtiği ise özellikle vurgulanıyordu.

Filmin, Atatürk Devrimlerine yaklaşımda ise; Mahalle hocasından yediği dayağın acısını, medreseleri ortadan kaldırarak bir intikam aldığı savı ise yakışıksız ve Atatürk Devrimlerini basite indirgeme anlayışı gibiydi.

Devrimin önce kendi adamlarını yediği varsayımıyla, Atatürk'ün birlikte yola çıktığı arkadaşlarını harcadığı vurgulaması ise ne kadar gerçekçi olabilir...

Sadece bir İngiliz gazetesinin, Atatürk'ü diktatör olarak suçlaması öne çıkarılarak, diğer karşıt görüşlere yer verilmemiş.

Atatürk'ün yalnızlığı, Çankaya'da yapacak bir iş bulamadığı, kendisini içkiye verdiği, sabahlara kadar uyumadığı gibi davranışları hep ön plana çıkarılmış.

Atatürk'ün aşklarının , savaş meydanlarında bile peşini bırakmadığı, yazdığı mektuplarla belgelenmiş...

Atatürk'ün, Samsun'a yurdumuzu kurtarması için, Vahdettin tarafından gönderildiği anlamı çıkarılmış.

Filmin ilerleyen saatlerinde insan ister istemez geriliyor. Hasta, yorgun , bıkkın ve mutsuz bir insan çıkartılıyor karşımıza.

Film, kafamı karıştırdı. Atatürk de bir insandı. Bir insanın yaptığı çok önemli işler es geçilirken , korkularına, kaygılarına, zaaflarına, ruh dünyasına yönelmek biraz haksızlıktır diye düşünüyorum.

Bir emekli öğretmen olarak, görevde olsaydım, öğrencilerimin bu filmi izlemesini istemezdim.

Mustafa Kemal, bu filmle acınacak hale getirilmiş.

Herkesin bir Atatürk'ü var galiba, bu filmde de Atatürk bu haliyle işlenmiş.

Yine de filmin iyi niyetle yapılmış olduğunu düşünüyorum.

Bu film , Atatürk üzerine yapılacak filmlerin bir başlangıcı olur.

Atatürk'ün yaşamıyla ilgili, kişiselliği ile ilgili davranışlar hiç bir zaman onun yaptıkları devrimleri ve yurtseverliğini, bu ülkenin sevgili Atası olmasının önüne geçemez...

Yine de filmi izleyin derim. İyi seyirler

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gençlerin kafalarında oluşturdukları ve kendilerine örnek aldıkları bir idolü, bir önderi ve bu yüce ulusun kurucusunu istedikleri kadar gözden düşürmeye çalışsınlar nafile... Onun istediği ve dilediği gibi onu hatırlıyoruz... Nur içinde yat atam biz hep izindeyiz...

PINAR ALDEMIR 
 08.11.2008 22:05
Cevap :
Pınar Hanım, Duyarlı tavrınızdan ve duruşunuzdan dolayı teşekkür eder, esenlikler dilerim  08.11.2008 22:59
 

Eleştirilerinize sonun kadar katılıyorum. Bu film hiç bir koşulda Atatürk'ün yaşamına ilişkin doğru ipuçları vermiyor. Şayet Atatür'ün hayatı ciddi olarak irdelense, filmdeki Atatürk imgesine ulaşmak mümün olmazdı. Bence Can Dündar ciddi yanlışlar yapmış.

Yıldız Nihat 
 05.11.2008 13:24
Cevap :
Merhaba, Katkılarınızdan dolayı teşekkür eder, esenlikler dilerim.  05.11.2008 23:52
 

Değerli Arkadaşım, her ne kadar bu filmin izlenmesini öneriyorsanız da; isminden de anlaşıldığı gibi bu filmin maksatlı olarak çevridiği anlaşılıyor. Ben bu filmi; Son zamanlarda Atatürk'ü yıpratma amaçlı akımların bir parçası olarak görüyor ve filmi izlemediğim halde, yapımcılarını kınıyorum.

Hilmi Polat 
 05.11.2008 0:12
Cevap :
Hilmi Ağabey Merhaba, Filmde, sanırım bir denge eksikliği var. İnsan olarak Atatürk işlenirken, neden hep olumsuzlukların odak noktası yapıldığını ben de anlamış değilim. Denge kurulsaydı daha güzel olurdu diye düşünüyorum. Hep bir tarafı yontulmuş gibi... Yorumunuz için teşekkür eder saygı ve sevgilerimle esenlikler dilerim.  05.11.2008 11:02
 

İzlemek önemli. Önemli noktalara değinmişsiniz. kaleminize sağlık.

Ezgi Umut 
 04.11.2008 22:01
Cevap :
Ezgi Hanım Merhaba, Evet izlemek gerekir diye düşünüyorum. Farklı değerlendirmeler ve yorumların ortaya çıkması kadar güzel bir şey olamaz. Teşekkürler eder, esenlikler dilerim.  04.11.2008 23:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1410
Toplam yorum
: 1908
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1045
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster