Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1320
 

Mustafa Kemal Atatürk'ün madalyaları

Mustafa Kemal Atatürk'ün madalyaları
 

Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışıyla bağımsızlık savaşı ateşini yakmıştı. Ardarda yaptığı kongrelerle Anadolu'yu harekete geçirmiş,  İstanbul Hükümeti'de Mustafa kemal Paşa'yı azledip tutuklanması emrini vermişti. 

İşte, Mustafa Kemal Paşa,Tokat görüşmelerinden sonra, Sıvas'a doğru otomobillerle yol alırlarken, gülümseyerek: Ruşen Eşref'e  ''İstanbul'dakiler rütbelerimi, nişanlarımı geri alacaklarmış. Hakları yok ya, çünkü ben herbirini bir savaş alanında, bir hizmet karşılığı kazanmıştım. Salonlarda, saraylarda değil. Haydi kordonumu (Padişahın yaverlik kordonu) alsınlar. Ancak bunu vermem.'' diyerek göğsündeki çifte kılıçlı altın madalyasını okşar gibi gösterdi ve ekledi; Bunu benden kimse alamaz.  Bunu Anafartalar'da savaş alanında, ateşin karşısında göğsüme taktılar.'' dedi.

Ve  ''Yahu, ülkeyi benmi batırdım, yabancıyı Anadolu'ya ben mi soktum? Ben mi bozdum düzeni? Bana teşekkür edeceklerine, saldırgan düşmanlarımızın çıkarlarına uyarak nankörlük ediyorlar. Yanlış yoldadırlar. Hata ediyorlar..'' dedi. 

Bundan 94 yıl önce Mustafa Kemal'in emperyalizme karşı verdiği savaşın, bir başka versiyonu ülkemizde ve ortadoğuda oynandığını görüyoruz. Batı ılımlı islamı yaratıp, üretip müslümanların üstüne ve Türkiye Cumhuriyeti'nin temel taşlarının yok edilmesi için ortaya salmıştır. İslam'ın ılımlısı, radikali olurmu? Müslüman'ların rehberi Kur'an olduğuna göre, batının saptırmalarıyla müslümanlar içinde nifak tohumu atılmış, bugün kardeş kardeşe düşman ve ayrıştırmak için kullanılmaya başlamıştır. 

ABD, 2001 Eylül'ünde yaşadığı ikiz kuleler şokundan sonra, radikal İslami gruplarla savaşmayı, yine müslümanlara havale etmenin yollarını bulmuştur. Ilımlı İslam'ı yaymak için fonlar oluşturmuş, 25- 30'a yakın ülkede dini cemaatlere, vakıflara, basına CİA'nin önemli temsilcileri İslam ülkelerinde temaslarda bulunmuş, Suriye'deki İhvanül Müslüman örğütü ilede teması olmuş ve bugün Suriye'nin ne halde olduğu gözlerimizin önündedir.   Ne yazık ki, Türkiye bu değirmene su taşıyan ülke durumuna getirildi. 

Bugün Atatürk'ü İslam'a karşıymış gibi gösterenler, şunu aslında çok iyi biliyorlar; ''Dincilerin, İslam'ı araç olarak kullanmalarının karşısındaydı, Atatürk.''

Tabi ki bu durum, din sömürücülerinin işlerine gelmemektedir, siyasetten, hukuktan, yargıdan, haktan ve özgürlükten anladıkları ise, ancak kendi çıkarlarına ve hesaplarına hizmet ettiği müddetçe saygı duyduklarını görüyoruz. 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Günümüzde de Cumhurbaşkanlığının madalyalarından Atatürk silueti ve T.C ibaresi kaldırıldı artık. Atatürk din sömürücülerinin karşısındaydı. Elbette sevmezler ve sevmediler. İlk fırsatta da adını silmek için tüm gayretlerini gösteriyorlar.Başarırlar mı? İşte onu zaman gösterecek...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 07.11.2013 13:54
Cevap :
Ayşegül Hn. Yorumunuz için teşekkür ederim. Kimse baki değil bu dünyada, kimler geldi kimler geçti, hani bir söz var ''gururlanma padişahım senden büyük Allah Var''.. Selamlar, saygılarımla..  07.11.2013 21:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 461
Toplam yorum
: 695
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 1490
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Çevreye saygı, insanlık görevi olarak algılanmalıdır. Bankacılık ve finans yöneticiliği  uğraşım ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster