Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
1063
 

Mustafa Kemal Ermeni kızına aşık olamaz mı? (Devamı)

Mustafa Kemal Ermeni kızına aşık olamaz mı? (Devamı)
 

-Tiril tiril Marmara.
-Masmavi.
-Tertemiz.
-Ve Savarona Yatı hızla Dolmabahçe Sarayına doğru ilerliyor.
-Herminie’nin saçları rüzgârdan dalgalanıyor.
-Ve heyecanlı.
-Ne yapacağını bilmiyor.
-Nasıl hareket edeceği konusunda hiçbir bilgisi yok.
-Yat boğaza girmiştir.
-Boğazın suları masmavi.
-Ve İstanbul canlı.
-Hareketli.
-Yat kısa bir süre sonra Dolmabahçe Sarayının iskelesine yanaşır.
-Ve Herminie yattan iner.
-Kendisine gösterilen yoldan yürüyerek sarayın içine girer.
-Ve yine kendisine işaret edilen yerde oturur.
-Beklemeye başlar.
-Yaklaşık bir saat.
-Sıkılmıştır.

-Sarayın içi tam bir protokol havasını yansıtmaktadır.
-Beyazlar içerisinde, etrafta dolaşan görevliler dikkat çekicidir.
-Her yer tertemizdir sarayın içerisinde.
-Ve bir süre sonra bir görevli gelir Harminie’nin yanına.
-Ve “Paşa’nın kendisini beklediğini” söyleyerek, Herminie’nin kendisini takip etmesini söyler.
-Herminie görevlinin arkasından yürür.
-Bir kat yukarı çıkarlar.
-Ve koridorun tam orta yerinde Mustafa Kemal, beyaz bir takım elbise üzerindedir.
-Beklemektedir.
-“Hoş geldiniz küçük hanım” der, Mustafa Kemal.
-Ve hemen yan tarafta bulunan çalışma odasına geçerler.
-Herminie’nin kalbi duracak gibidir.
-Her şey son derece muntazam bir şekilde düzenlenmiştir.
-İnsanın başını döndürecek gibi.
-Ve Mustafa Kemal, Herminie’nin elini tutarak “Nasılsın” der.
-Herminie “İyi” olduğunu söyler.
-Ama heyecanı dinmek bilmiyordur.
-Rahat olmaya çalışıyor, ama bir türlü rahat olamıyor.
-Mustafa Kemal, Herminie’nin heyecanlandığını fark ediyor.
-Ve onu rahatlatmak adına espriler yapıyor.

-Herminie şaşkındır.
-Karşısında Türkiye’nin kurucusu vardır.
-Ülkenin bir numaralı ismi.
-Herkesi dize getirmiş bir önder.
-Şu anda, tam da karşısındadır.

-Mustafa Kemal Herminie’ye ye sorar.
-“Burada yaşamak ister misin?” Diye.
-Herminie bir şey anlamaz bu sorudan.
-Ve Mustafa Kemal devam eder.
-“Benim eşim olur musun?”
-Herminie küçük dilini yutacak gibidir.
-Ne söyleyeceğini bilemez.
-Annesi gözünün önünden geçer bir an için.
-Ya üvey babası.
-O ne derdi böyle bir şeye.
-Mustafa Kemal kendisine evlenme teklif ediyordu.
-Ve ağzından tek kelime çıkaramıyordu.
-Ne evet diyebiliyordu.
-Ne de hayır.

-Mustafa Kemal “Hemen cevap vermek zorunda değilsin” der.
-Ve Herminie’nin geri dönüş saati gelmiştir.
-Mustafa Kemal “Bir hafta sonra, yine aynı şekilde aldıracağım seni Ada’dan” der.
-Ve Herminie’ye yata kadar refakat eder.
-Ayrılık anında Mustafa Kemal, tekrar Herminie’ye dönerek.
-“Cumartesi günü iskeleye gelmez isen teklifimi kabul etmediğini anlayacağım.”
-Herminie ne diyeceğini ve ne söyleyeceğini bilememektedir.

-Yat Büyük Ada’ya doğru yol almaya başlar.
-Ve Mustafa Kemal, hareket eden yatın arkasından bak kalır.

-Mustafa Kemal yakınındaki isimlere kararını bildirir.
-İsmet İnönü.
-Salih Bozok.
-Cevat Abbas.
-Kılıç Ali.

-Mustafa Kemal’in bir Ermeni kızı ile evlenmek istediğini böylelikle öğrenmiş olurlar.

-Ortalık karışmıştır.
-İsmet İnönü, böyle bir şeyin olamayacağını söylemektedir.
-Keza Salih Bozok da aynı şekilde düşünmektedir.
-“Nasıl böyle bir şey olabilir” düşüncesi kafalarını bulandırmaktadır.
-Memlekette evlenecek kız kıtlığı mı vardır?
-Neden bir Ermeni kızını tercih etmiştir Mustafa Kemal?
-Kılıç Ali sinirlerine hakim olamamaktadır.
-Ve bir hafta, bu tip sıkıntılar ve dedikodularla geçer.
-İsmet İnönü bir ara Mustafa Kemal’e dönerek “Doğru bir karar vermediğini” söyler.
-Mustafa Kemal “Neden” diye karşılık verir.
-Ve İsmet İnönü devam eder.
-“Neden bir Ermeni kızı. Millet ne der böyle bir şeye.”
-Mustafa Kemal “Kaygıların yersiz” der.
-Ve konu kapanır.
-Ama İsmet İnönü bir şekilde bu evliliği engellemesi gerektiğini düşünür.

-Bir hafta geçer.
-İsmet İnönü ve Salih Bozok Savarona yatı ile Büyük Ada’ya gitmek için hazırlık yaparlar.
-Ve Savarona yatı yönünü Büyük Ada’ya çevirir.
-Yaklaşık kırk dakikalık bir yolculuktan sonra yat, Büyük Ada iskelesine yanaşır.
-Saat tam 14’00.
-Herminie valizini hazırlamıştır.
-Ve iskelede hazır bir şekilde beklemektedir.
-Ada halkı merak içerisindedir.
-Paşa’nın yatı neden ikinci kez Ada’ya gelmiştir?
-Herkes meraklı gözlerle olanları izlemektedir.
-Herminie yata biner.
-Ama yat hareket etmez.
-Saatler geçmektedir.
-Ama yat halen hareket etmemiştir.
-Ve Herminie iyice sıkılmıştır.
-Üç saat geçmiştir.
-Salih Bozok, Herminie’nin yanına gelerek “Yatta arıza olduğunu ve arızasının tamirini burada yapamayacaklarını ve yatın bakımını Kartal’da yaptıracaklarını, arızanın giderilmesinden sonra tekrar adaya gelerek kendisini alacaklarını” söyler.
-Herminie yattan iner.
-Ve evinin yolunu tutar.
-Yat tekrar yönünü Dolmabahçe’ye çevirir
-Dolmabahçe Sarayına yanaşan yatta Herminie yoktur.
-Mustafa Kemal, Herminie’nin yattan inmesini bekler.
-Ama beklentisi boşunadır.
-İsmet İnönü, Mustafa Kemal’in yanına giderek, Herminie’nin gelmediğini söyler.
-Ve Mustafa Kemal bir şey sormayarak, arkasını döner ve gider.

-Bu aşk hikâyesi de burada kapanır.

-“GAZİ’NİN BİLİNMEYEN AŞKI”

-Yıllar önce okuduğum bir kitaptı.
-Aklımda kalanların özetidir yazdıklarım.

ali adnan inal bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu öyküyü daha önce duymamıştım. Yorumlara verdiğiniz cevaplarda kaynağı belirteceğinizi söylemişsiniz. Atladınız sanırım. Yorum yanıtında kaynak belirtmeniz mümkün mü? Saygı ve sevgiler.

Hakkı Uysal 
 24.04.2010 17:16
Cevap :
Sayın Hocam kaynağı size mesaj olarak göndereceğim.  28.04.2010 7:44
 

Nihat Bey, Çok güzel bir yazı olmuş anlatımıyla, konusuyla,tebrikler

Hüseyin Seyfi 
 24.09.2008 18:06
Cevap :
Hüseyin bey teşekkür ederim.  25.09.2008 9:39
 

aslında halkıyla birlik ve beraberliğinden kendine çok az zaman bulmuş, duygularına ayırdığı çok az vakitler ise normaldirki çok sayfalı kitaplara konu olmuşlardır. Bunlardan birçoğu kulaktan dolma ve görünmek istenildiği kadarıyla yazıldığı gibi gerçeğe yakın olarak özenle hazırlanmış yazılanlar da vardır. Eğer duyguları halkının tercihlerinden önce gelseydi o kişi zaten Mustafa Kemal olmazdı. İnanın sizin İdiş'le yaşadığınız mutluluk tablosunu o koca insan ne yazıkki yaşayamamıştır.Malumunuzdur ki ölümünden az önceki yegane sağduyuyla sorduğu muhabbet, '' Hatay ne oldu ? '' diye son bulmuştur. En azından O büyük insanın adını anarak ta olsa kaleme almanız dahi bu günler için istisnadır, teşekkürler. Selamlar....

Yalnıztürk 
 22.09.2008 23:28
Cevap :
Aslında Fahrettin bey Mustafa Kemal'in hayatı her zaman ilgimi çekmiştir. Ve bana göre Mustafa Kemal hayatı ıskalamayan ender insanlardan birisidir.  23.09.2008 13:26
 

Evet hiç duymadığım ilginç bir hikaye.Aynı zamanda ilginç bir son.Fakat hikayenizde hiç bir kaynak belirtmemişsiniz.Eğer kaynak varsa bende ilk elden okumak isterim hikayenin tamamını.Ermeniler ile ilgili bir yorum yaparak polemik yaratmakta istemiyorum. Fakat halk arasında kullanılan kaba bir laf vardır o geldi aklıma " Aşk otada konar mokada." diye.Birde aşkın millet gözeteceğini sanmıyorum.Aşk her zaman aşktır.Karşında kim olursa olsun aşk varsa kim olduğunun önemi azdır.Saygılarımla...

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 22.09.2008 18:34
Cevap :
Murat bey size en kısa zamanda kaynağını bildireceğim. Yıllar önce okuduğum bir kitaptı "GAZİ'NİN BİLİNMEYEN AŞKI" yazarını ve yayınevini size göndereceğim. Arzu ederseniz DR mağazalarında bu kitaba ulaşabilirsiniz.  23.09.2008 13:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1509
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1133
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster