Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Kasım '08

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
862
 

Mustafa neden 'insan' olamamış?

Mustafa neden 'insan' olamamış?
 

Can Dündar'ın, Atatürk'ün 'insani tarafını' ön plana çıkarmak amacıyla yaptığı Mustafa belgeseli toplumu ikiye böldü. Mustafa'yı izledikten ve film hakkında koparılan kıyametlere kulak verdikten sonra, benim ilk sorum şu oldu? Büyük Kurtarıcı'nın hayatı hakkında fikri olan herkesin bildiği şeylerin anlatıldığı belgesel, niye böylesine 'tartışma fırtınası' yarattı? Anlatılmak istenenler mi yanlıştı, yoksa 'insani boyutu' ortaya çıkarma biçiminde mi sıkıntı vardı?

"Atatürk; yalnız, diktatör eğilimleri olan, din düşmanı, keyif düşkünü, sürekli alkol alan ve sigara içen biri gibi gösterilmiş" diyenler oldu. Aslında bunların tam tersini düşündürecek sahneler de bulabilirsiniz filmde. Atatürk'ün er meydanındaki kahramanlıkları, hızla gerçekleştirdiği devrimler, kadına verdiği değer, Hatay'ı kazanma uğruna hayatını feda edişi... Hangi diktatör, bir küçük toprak parçasını daha yurduna katmak için bedeni acılarla kıvranırken yurt gezilerine çıkmıştır ki?

Örneğin "Muhalefeti ortadan kaldırdı" deniyor Mustafa için. İyi de çok partili döneme geçilmesini isteyen de kendisi değil miydi? Kurulmasını sağladığı partileri güle oynaya kapatmadı demek ki. Kimbilir nasıl bir iç çatışmanın eşiğinden geçti. Hayati bir karar verme anı içinde yaşadığı çelişkiden daha 'insan' olabilir miydi Mustafa? Taşıdığı sorumluluğun altında ezilmeden doğru kararlar alabilmek için gösterdiği zihinsel direnci es geçerek 'insan Mustafa'ya ulaşılabilir miydi?

Nitekim muhalefet kurulduğu anda Cumhuriyet ve devrim karşıtlarını tetikleyen bir kıvılcım atılmış gibi isyanlar başgösterdi. 'Din elden gidiyor' nidalarıyla Anadolu'yu kasıp kavurmak isteyenlere pabuç bırakmamak, daha tamamlanmamış devrimleri tehlikeye atmamak için sert tedbirlere başvuruldu. En büyük mirası saydığı Cumhuriyet'i koruma isteği, diktatör eğilimi varmış izlenimi yaratmak yerine, çocuğunun üstüne titreyen bir baba duyarlılığı içinde verilse, 'Mustafa'yı kendimize daha yakın hissetmez miydik?

Zaten bu yüzden arkadaşlarıyla yolları ayrılmadı mı? Kendi dehasının içinde yalnızlaşması, hatta içki ve sigaraya daha çok dadanması da yaşadığı hayal kırıklıklarının ürünü değil miydi? Bunları elbette Can Dündar da biliyor. Ben onun eleştirildiği kadar kötü niyet taşıdığına inanmıyorum. Filmin o kadar tek taraflı olduğuna da... Ama derinliksiz anlatım ve dramatik kurgu yerine bir kahramanın ömrünü tek cümlelik geçişlerle ifade etmek, 'insani yönleri' ortaya çıkarmamış. Çünkü 'insani olan', herkesin üzerinde birleşebileceği en ortak olgudur. Eğer Dündar 'insan Mustafa'yı gerçektan yaratabilseydi, film bunca tartışmaya ve farklı algılanmalara yol açmazdı.

Gün ışığına çıkmamış belgelere ulaşmak iyi bir araştırmacının işi olabilir. Ama iyi bir film yapmak sanatçının işidir. Dündar keşke ulaştığı belgelerin ışığında bir film hazırlarken işin ehli olanlardan daha çok yardım alsaydı. Zira bir kahramanın hayatını 'insan Mustafa'ya dönüştürmek, öyle tek cümlelik vurgularla altından kalkılacak kadar basit değildir.

"Yalnızdı, dava arkadaşlarıyla yollarını ayırmıştı, muhalefeti ortadan kaldırmıştı, çok sigara içiyordu, içkiye ve eğlenceye düşkündü" demekle insani yönler ortaya çıkmaz! Bunlar ancak, davranışlarının altındaki özgün nedenler, yaşadığı iç çelişkiler, duygusal çatışmalar ve bunların kişiliği üzerindeki etkileri ile beslenirse Atatürk'ün içindeki Mustafa'ya ulaşabiliriz. Yoksa diğer türlü, sigara içmesi 'insani' de, cephede savaşması 'hayvani' mi gibi saçma sapan bir soru da akla gelebilir.

Mustafa'yı insan yapan içki ve sigara içmesi değil, içki ve sigarayı O'nun için bir zaafiyet haline getiren nedenlerdir. Silah arkadaşlarını tasfiye etmesi değil, bu kararı verirken yaşadığı duygusal çatışma ve hissettiği yürek sızısıdır. Bilmem anlatabildim mi?

Necip MESUT bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben de filmi izledim. Bunun üzerine 2 blogta yazdım. Filmi seyretmeden önce ve seyrettikten sonra. Okumanız için. http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=144252 ve http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=145883 Neşe Hanımın yorumuna yazdığım cevapta dedim ki. Can Dündar bir pencere açmıştır. Mustafa'yı insanlık halini anlatmaya çalışmış fakat anlatamamış olabilir. Belki de bundandır bütün tartışmalar. Neden bütün bu tartışmalar. Can Dündar üzerin de yoyunlaşıyor. Eleştirmek kolay. O zaman okuyalım araştıralım. Belgeler toplayalım ve öğrenelim. Öğrendikçe öğrendiklerimizi başkaları ile paylaşalım. Bakın bugün öğretmenler günü. Bize öğretilen harfleri okumakla değerlendirelim ve yazalım. Bir tane de Mustafa filmiyle kalmasın. Bu ülkede Mustafa'yı anlatacak o kadar deha var ki. Elbette bu Mustafa filmleri çoğaldıkça Mustafa'yı doğru biçimde anlayabileceğiz. Sevgi ve saygılarımla.

Ahmet Üstündağ 
 24.11.2008 13:38
Cevap :
Yazdıklarınıza katılıyorum. Ben zaten yazımda tartışmayı Can Dündar'ın kişiliği üzerinden yürütmedim. O'nun bir art niyeti olmadığını, filmde her hangi bir siyasi görüşü öne çıkarmayı amaçlamadığını da belirttim. Can Dündar elbette bir pencere açmıştır. Ama bazen bütünü görmek birçok pencereden bakmayı gerektirir. Sanat işi yapmak farklı şeydir. Bugün Sabah gazetesinin magazin ilavesinde, yönetmen Mustafa Altıoklar da Dündar'ı sanatçı olmadığı için yanlışa düşmekle eleştirmiş. Halbuki film hep siyasal yakıştırmalarla değerlendirildi. Ben olaya sanatsal niteliği açısından bakmaya çalıştım. Çünkü Dündar hep 'insani yönü öne çıkarmak istedim' dedi. Ama insani yönü öne çıkarmanın 'dramatik bir kurgusu' vardır. Dündar da zaten eksiklerini kabul etti. Umarız bundan sonra daha iyileri yapılır. Sevgiler, saygılar...  24.11.2008 14:58
 

Tamamına olmasa da yazdıklarınıza katılıyorum.Ata'yı,milli mücadeleyi ve Cumhuriyetin doğuşunu iliklerine kadar hissettiren doyumsuz bir belgesel tadı olduğunu düşünüyorum.Bence de içki ve sigara vurgulu değil,müthiş bir deha ve gücün hissedildiği çok iyi bir çalışma.Ama o kısa cümleler görüntülerle birleşince detaylı anlatıma gerek kalmamaış bence..Çalışmalarınızda başarılar

yurda ?ahin 
 24.11.2008 12:21
Cevap :
Çalışma kötü olmayabilir. Elbette önemli bir araştırmacılığın ürünü. Ama "Ata'nın insani yönleri" dediğiniz zaman, bu anlatım çok sığ kalıyor. Bu da Dündar'ın sanatsal yönünün zayıflığından kaynaklanıyor ve filmin eksikleri olduğunu kendi de kabul ediyor zaten. Belgeselin, herkesin kendi görüşlerine ve birikimine göre yorumlayabileceği esnek bir yapısı var. Eleştiren birçok kişi anlatılanları tek yanlı algılıyor ve çarpıtıyor. Can Dündar belki bu yönüyle haksızlığa varacak ölçüde eleştirildi. Ama art niyeti olmasa da, sanatsal açıdan asıl öne çıkarması gereken noktalar eksik kalmış. Yorumunuz için teşekkürler.  24.11.2008 15:55
 

süper yorumlamışsınız. İnanın bravo diyorum. İnanın yazdıktan sonra 5 dakika donup kaldım ne yazsam diye. Can Dündarada küpe olsun bu yazı...

GÖKHAN DOĞAN 
 20.11.2008 21:46
Cevap :
Teşekkürler yorum ve desteğiniz için. Umarım faydası olur... Sevgiler...  21.11.2008 8:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 60
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 755
Kayıt tarihi
: 21.08.08
 
 

Söyleyeceklerim içimde kalırsa, bildiklerim ne anlam ifade eder ki... 1973 İzmir doğumluyum ve bu ke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster