Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '08

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
1973
 

Musul'un işgaline yaklaşılan durumlar-1

Lozan görüşmeleri öncesinde, sırasında ve sonrasında Musul'un işgali için birkaç fırsat ortaya çıkmasına rağmen, Atatürk'ün barışçıl tutumu ve Türkiye'nin içinde bulunduğu hassas durum, bunların ertelenmesine neden olmuştur.

Bu fırsatlarla ilgili olarak "resmi" ya da "devlet tarihi"mizde herhangi bir not veya bir açıklama yoktur. Alternatif tarihte de olduğunu sanmıyorum. Bunlar benim kişisel tespitlerimdir.

D U R U M-1(Belki de bir "fırsat")

Lozan görüşmelerinin yakın öncesinde, Anadolu'da kazanılan başarıların bir devamı da Musul bölgesinde elde edilmiştir. Lozan Konferansı'nın hazırlıklarının yapıldığı sıralarda, Anadolu'da olduğu gibi Musul bölgesinde de siyasi ve özellikle de askeri üstünlük bizlerin yani Türkler'in elindeydi.

Süleymaniye işgal edilmiş, Musul ve Kerkük Türklerin askeri kontrolu altındaydı. Genelkurmay Başkanlığı tarafından bölgenin kesin olarak işgali için planlar yapılmış, harekata başlamak için tüm hazırlıklar tamamlanmıştır.

Mustafa Kemal, Musul'un Misak-ı Milli hudutları içinde olduğunu tekrarlamakta ve Musul'un Türkler'in olması gerektiğini bütün dünyaya ilan etmekteydi.

Musul halkı, M.Kemali bir kahraman olarak görmektedir. Halk, yerel yönetime karşı direnmekte, mitingler tertiplenmekte ve boykotlar yapılmaktaydı. Musul halkı da, aynen 1974 Kıbrıs Harekatında olduğu gibi Türk Ordusu'nun gelmesini beklemektedir.(Bu konuda, gerekirse daha ayrıntılı özel bir blog yazabilirim)

Ara Not-1: Bu arada Musul'un, Musul(merkez)+Süleymaniye+Kerkük'ü içine alan ve bugünkü Kuzey Irak büyüklüğüne yakın bir vilayet olduğunu belirtmek isterim.

Musul'un Türkler tarafından her an işgal edilebileceğini İngilizler bile kabul etmiştir. İngiltere'de kamuoyu ve siyasilerin genel eğilimi bölgenin terk edilmesi ve Musul'un Ankara'ya bırakılması yönündedir. Kral Faysal ise, daha da endişelidir ve M.Kemal'in, Irak'ın içlerine doğru bir taarruzunu bile beklemektedir.

1 Şubat 1922'de, Mustafa kemal, Milli Savunma Bakanlığı'na, "Faysal'ın Irak'ta hükümet kurmak; İngilizler'in de Musul vilayetini siyasi manda altında bulundurmak isteği, yapılan siyasi faaliyetlerden anlaşılmaktadır(*). Bu nedenle, esasen Misak-ı Milli sınırları içinde kalan Musul'un kurtarılması amacıyla Revandiz(Kerkük'ün kazası) bölgesine bir kısım kuvvet gönderilmesi"(1) talimatını vermiştir.

Ara Not-2 : Bu görev, Suriye ve Antep cephesinde çeşitli görevler almış Kaymakam Özdemir Bey'e (Şefik Özdemir) verilmiştir. Özdemir Bey, kendisine verilen görevi başarı ile yerine getirmiş ancak çeşitli nedenlerle genel sonuca gidilememiştir. (Bu konudaki ayrıntıları, bu bloğun kapsamı dışında olduğu için şimdilik geçiyorum)

Bu durum nasıl yaratılmıştır?

Bu durumu yaratan, Türk ordusunun Anadolu'daki başarısıdır.

Sakarya Zaferi, Musul konusunda İngiltere'yi büyük bir korkuya sevketmiştir. İngiltere'nin Sömürgeler Bakanı Winston S. Churchill, Eylül 1921 sonunda hükümete sunduğu bir raporda "Mustafa Kemal'in, şimdi Mezopotamya(Irak) ve Musul'u tehdit edebileceği ve birkaç bin Türk askerinin Musul'da İngiltere'yi güç durumda bırakabileceği"ni belirtirken, Bağdat'taki İngiliz Genelkurmayı ise, "Mustafa Kemal'in Musul'a karşı herekete geçmesinin her zaman mümkün olduğunu" bildiriyordu.(2)

Durum üstünlüğü Türkler'de olmasına rağmen bu üstünlükten neden faydalanılmamış, güç yeterliliği ve fırsat varken Musul neden işgal edilmemiştir?

Türkler'in elde ettikleri bu avantajı ya da durum üstünlüğünü kullanamamalarının ya da kullanmamalarının bir nedeni; İngilizler'in, Musul sorununu, kendilerinin yönlendireceklerini düşündükleri uluslararası bir platforma(Milletler Cemiyeti'ne) çekmek için İtilaf Devletleri nezdindeki Türkiye'ye yönelik diplomatik başarıları ise, diğer bir nedeni de, M.kemal'in ve Ankara Hükümeti'nin elde ettikleri bütün durum üstünlüğüne ve fırsata rağmen sorunun barışçı yollardan çözümünü yeğleyen tutumlarıdır.

Bu nedenledir ki, Mudanya Mütarekesi(11 Ekim 1922) ile Anadolu Şavaşı'nı sonuçlandıran Ankara Hükümeti, yeni bir savaşa girmeyi uygun bulmamıştır. O kadar ki, siyasi ve askeri durum üstünlüğüne rağmen Mudanya Mütarekesi'nde, Sevr Antlaşması'nın 64.Md.sine göre kurulması düşünülen Kürdistan'a bırakılan Musul'dan hiç söz edilmemiştir. Örneğin, Batı Trakya'nın boşaltılması gibi Musul'un da boşaltılma şartı öne sürülmemiş ve sorunun çözümü daha sonra toplanacak barış Konferansı'na(Lozan'a) bırakılmıştır.

Bu arada, 1920 yılında, bölge halkının İngiliz kuvvetlerine karşı başlattığı ayaklanmada, İngilizler'in verdiği 450'si ölü olmak üzere verdiği 2000 kişilik zayiatın da İngiliz kamuoyunda tepki ile karşılandığını unutmamak gerekir. İngiltere'nin her yerinde, özellikle Londra'da, savaş karşıtı mitingler düzenlenmiş ve halk çocuklarının uzak diyarlarda ne için öldüğünün hesabı sorulmuştur.(4)

Ayaklanma, İngiliz ordusunda da dehşet uyandırmıştı. İngiliz basını, İngiltere'nin işgalden vazgeçmesini istiyor ve Irak'ta yürütülen İngiliz politikasını şiddetle eleştiriyordu.(5)

Türk tarafının "durum üstünlüğü" ve "güç yeterliliği"ne , İngiliz kamuoyunun, ordusunun ve İngiliz basınının aleyhte tavrını da ilave edersek, bu durumun bir fırsat olup olmadığını okucularımın değerlendirmesine bırakıyorum.

cdenizkent

(*) İngiltere ve Faysal arasında 20 Ekim 1922(Musul'un Irak'a katılmasını öngören) Antlaşması, M.Kemal'in belirttiği bu siyasi faaliyetler sonrasında imzalanmıştır.

(1) Türk İstiklal Harbi, Cilt-IV(Güney Cephesi), Genelkurmay ATESE Başkanlığı, 1996, s.267(Harp Tarihi D. Arşiv No.1/4288, Dosya No.247)

(2) Bilal N.Şimşir, Sakarya'dan İzmir'e, ss.244-245

(4) B.C.Busch, Britain, India and Araps, 1914-1921, ss.408-409'dan M.Kemal Öke, Musul Meselesi Kronolojisi, s.80

(5) Philip W.Ireland, Irak: A Study in Political Development. London, 1937, ss.211-212'den Suphi Saatçi, Irak'taki Türk Varlığı, 1996, s.188

Ayten Dirier bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hepimize yararlı olacak bir seriye daha başlamış oluyorsunuz..Kolay gelsin diyorum..Selamlar.

ali açıköz 
 18.10.2008 1:09
Cevap :
Merhaba Ali Bey...Sanırım bu dizi,üç-dört konuyu geçmeyecek. Selamlar.  18.10.2008 12:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 939
Toplam yorum
: 2432
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1381
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster