Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '19

     
    Kategori
    Kişisel Gelişim
    Okunma Sayısı
    142
     

    Mütevazılıkta Aşırıya Kaçmayın

    Bilgili Mütevazı ve Cesaretli Cahil

    Sizleri günümüzün en büyük problemlerinden biriyle tanıştıracağım. Dunning-Kruger sendromu. Bu sendromu araştırdıktan sonra kendime şöyle bir öneride bulundum; Mütevazılıkta aşırıya kaçmayacağım! Aranızda böyle öneri mi olur, mütevazılığın neyi kötü olabilir diyenleri duyar gibiyim. Mütevazılık tabii ki kötü değil, ama mütevazılığı yaptığımız kişiler veya çevre bunu anlayabilecek nitelikte mi? Eğer değillerse vay ki halimize. Çünkü niteliksiz insanlar gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görme konusunda büyük bir aciziyet duygusu yaşarlar.

    Cornell Üniversitesi’nin iki psikoloğu David Dunning ve Justin Kruger de böyle düşünmüş olacaklar ki, kendi adlarını verdikleri ve akademik dilde algılamada yanlılık eğilimi olan Dunning-Kruger sendromunu buldular. Bu buluş tarihe geçmelerini ve 2000 yılında Nobel almalarını sağladı. Aslında bu buluş bizim anlayabileceğimiz dilde “Cahil Cesareti” olarak tanımlanıyor. Size uzun uzun nasıl bu tanıya ulaştıklarını anlatmayacağım. Ama kısaca özetlersek teorilerinin temelinde yatan düşünceyle Dunning ve Kruger, “Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır” diyorlar ve denekler üzerine yaptıkları çalışmaların sonucunu şöyle raporluyorlar;

    Yetkinliği en düşük olan denekler, kendilerini olduklarından çok daha yetenekli ve bilgili gördüler.
    Yetkinlik düzeyi en düşük olan kişiler, gruptaki yetkin kişilerin kimler olduğunu fark edemediler.
    Yetkinlik düzeyi en düşük olan kişiler, kendilerindeki yetersizliğin boyutunu fark edemediler.

    Etrafınıza bir bakın! Yukarıdaki raporda belirtilen özelliklere sahip, niteliksiz fakat müthiş mevkilere sahip bir yığın insanla karşılaşıyorsunuz. Neden? Nasıl bu mevkilere gelebildiler? Dunning-Kruger metni bu sorulara da ışık olacak nitelikte;

    Yetersiz kişiler sürekli bir gürültü-patırtı çıkararak bu durum içerisinde çok iş yapıyormuş havası verirler. Yaptıklarını sürekli över, asla yapamayacakları bir iş dahi olsa her işte öne çıkmaktan hiç rahatsızlık duymazlar. Her şeyi halledebilecekleri düşünürler. Üstlerine karşı saygıda asla kusur etmezler ama altındakileri ezme konusunda üstlerine yoktur. Ancak bu ‘cahillik ve haddini bilmeme’ mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.
    Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar, çalışma hayatında ‘fazla alçak gönüllü’ davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler. Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler. Muhtemelen üstleri tarafından da ‘ihtiras eksikliği’ ile suçlanırlar.

    Yazımı bu sözü yazmadan önce ne yaşadı bilmiyorum İbni Haldun’un (“Fazla tevazunun sonu vasat insandan nasihat dinlemektir.” ) ve Bertnard Russell’ın ( “Dünya’nın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken, aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.” ) müthiş tespitiyle bitiriyor ve kendime verdiğim öneriyi sizlere de tavsiye ediyorum. Lütfen mütevazılıkta aşırıya kaçmayın, niteliklerinizi sergileyin! Çünkü siz yeteneklerinizi küçümsediğinizde, karşınızdakilere de bunu yapmak için fırsat verirsiniz.
     

    Adil Bozkurt, Derya Kızılgöz bu blog'u önerdi.

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 142
    Kayıt tarihi
    : 03.06.19
     
     

    Merhaba ben Faruk, makine mühendisiyim ve 25 yaşındayım. İlgi alanıma giren konular hakkında yazm..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster