Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '06

 
Kategori
Yemek - Mutfak
Okunma Sayısı
2161
 

Mutfakların kralı!

Mutfakların kralı!
 

Hiçbirşeye değişmem kendi mutfağımı! Bu soruyu çok sordum kendime bir zamanlar.. Sonra da, her ikisinden de zevk aldığımı yıllar önce, yalnız yaşamaya karar verip kendi evimi kurmaya karar verince anladım.. Ailemle (anne-baba-kardeşler) birlikte yaşadığınız evde, herşey önünüze hazır geliyor. Yiyorsunuz, doyup kalkıyorsunuz, ertesi günler bir daha, bir daha.. Bitmeyecek sandığınız bir süreç. Ama bitiyormuş işte.. Yaklaşık on yıl önce ayrılınca, aile evinden bekar evine, herkez bana farklı bir gözle bakmaya başlamıştı. Klasik bekar evi görüntüsü getiriyorlardı gözlerinin önüne herhalde... Hani çamaşırını yıkayamayan, yemeğini yapamayan, mutfağın bulaşıklarla dolu olduğu, çöp ev görüntüsü olan bekar evlerinde.. Benim evim hiçbir zaman öyle olmadı.. Çamaşırlarım da yıkandı akpak, mutfağım ve odalarım da temizlendi pırıl pırıl. Ve herşeyden önemlisi çeşit çeşit ev yemekleri de yapıldı.. Bugün anlatmak istediğimde bu zaten.

Ben annemin yemeklerine fena alışmışım.. Şimdi annem maalesef ki, hakkın rahmetine kavuştu birkaç ay önce. Hem onu, hem de onun yemeklerini çok özlüyorum. Ev yemeklerini de çok seviyorum ama onun yemeklerinde bulduğum lezzeti başka hiçbir yerde bulamadım şimdiye kadar.. Ev yemeklerini çok seviyordum da sevmesine, aynı geleneği de kendi evimde yaşatmaya karar verdiğimde çok fazla yemek yapmayı bilmiyordum ama sanırım iyi gözlemciliğim ve araştırmacılığım sayesinde bir çok ev yemeğini yapmasını öğrendim ve uyguladım.. Halen de uyguluyorum... Dışarıda yemek yemek de çok güzel elbette ama aynı hazı, aynı lezzeti ve doyumu orada alamıyorum...

Türk mutfağı, dünyanın en zengin mutfaklarından birisidir. Yanlış bilmiyorsam, Italyan, Çin, Meksika, Fransan'dan sonra dünyadaki beşinci mutfak. Bu sıralamaya girmesinin en büyük nedeni de herhalde, çok çeşitlilik olsa gerek. Bu çeşitlilikte bizim yöresel kimlikllerimizin fazlalılığından kaynaklanıyor. Çünkü, bir bakıyorsunuz, doğu mutfağı (fazlasıyla deneme ve görme imkanım oldu) başlı başına bir rehber, güneydoğu mutfağı Arap mutfağı ile sentezlenmiş.. Genellikle et ağırlıklı... Biraz ağır, yağlı ve bol bahartlı, acılı.. Ama hamur işleri de çok güzeldir. Sembusek,İrok ve Kaburga dolması'nı denemenizi tavsiye ederim. Elazığ yemeklerine şöyle bir göz atarsak; çorbalar, lapalar, et yemekleri, köfteler, dolma ve sarmalar, ekmekli yemekler, sebze yemekleri, pilavlar, börekler, helvalar, yumurtalı yemekler, tatlılar, hoşaf ve şerbetler şeklinde ayırmak mümkün. Çorbalardan özellikle ayranlı ve kurutlu çorbalar nefis. Tutmaç, yeşil mercimek, kavurma ve kuruttan yapılan Tutmaçlı çorba; nohut ve hamurla hazırlanan Kulaklı çorba, mercimek, börülce, nohutla hazırlanan Anamaşı yörenin özgün çorbalarından. Sebze yemeklerinde pirpirim (semizotu), patlıcan, kabak gibi sebzeler kullanılıyor. Işgın adlı bir bitkiden hazırlanan Işgınlı yumurta'ya denk gelirseniz tatmanızı öneririm ve Her ilin kendine has yemekleri var. Karadeniz mutfağından bizlere yansıyan fazla görüntü yok gibi düşünüyoruz hatta aklımıza yalnızca balık geliyor ama yalnız bu hamsi denen nimetin bile onlarca yemeği yapılıyor Karadeniz'de.. Bunun haricinde hemen herkez karalahana diyecektir ama bunların haricinde de çok güzel yemekleri var Karadeniz'in.. Katami, Mıhlama, Palobye, Löbiye, Keşkek, Menevcen kavurma, Laz böreği vs. İç Anadolu'nun Nevşehiri'nin testi kebabı kebabı çok meşhurdur mesela..

Ama Ege'nin yemekleri gibi varmıdır! Ot ağırlıklı olması ayrı bir güzellik taşıyor. Ege'nin nesillerdir gelen ot yemekleri hem ucuz hemde hazırlanması çok kolaydır. Doğanın Ege insanına sunduğu bir ayrıcalık olan bitkiler dengeli beslenmede önemli yer tutar. Semizotu(yoğurtlu veya domatesli ekşili yapılır. Yemeğide mükemmel olur), turpotu,cipez salatası vazgeçilmezdir. Zeytinyağlılar vazgeçilmezdir (bol domatesli börülce yemeğini deneyin), Arapsaçı otunu, hem zeytin yağlı kavurma, hem yumurtalı, hem yoğurtlu hem de kuzu et li deneyin ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Bu çeşitleri anlatmakla bitiremem. Burada anlattıklarımın ve anlatamadıklarımın bir çoğunu denedim, birçoğunu yaptım ama hemen hemen ege yemeklerinin hepsini yemekten çok büyük keyif aldım.. Hani yukarıda Türk mutfağı için "dünyanın beşinci mutfağı" demiştik ya ! Bence birinci mutfağı demek lazım. Çünki diğer mutfaklarda bu kadar çeşitlilik ve bol lezzet, üstelik birbirinden farklı lezzet ve çeşitliliği birleştirebilien bir mutfak var mı bilmiyorum. Araştırmak laızm ama herşeyden önemlisi yiyip de denemek lazım ki aradaki farkı anlıyalım. Mesela hangi Türk yemeğini karınca kavurmnası yada suşi ile karşılaştırabilirsiniz ? Bilmem anlatabiliyormuyum ?

Türk mutfağı'nın çeşitliliği ile her zaman gurur duyalım ama onu koruyalım da aynı zamanda. Bakın birileri hergün bir yemeğimizi, bir lezzetimizi klendine mal ediyor. Ayrıca, çıkın şöyle dolaşın yaşadığınız şehirdeki lokantaları, restoranları.. Bakın bakalım ne kadarı bizim mutfağımızın çeşitliliğini yansıtıyor.. Bizim ülkemizde kebapçıdan, pizzacıdan, lahmacuncudan bol birşey yok. Ya yöresel yemek yapan yerler nerede diye sorarsanız, bunun içinde daha küçük yerlerde dolaşmanız gerekecek. Çünkü oraları henüz küreselleşme sürecine girmemişlerdir ve hızlı çarpık kentleşmeden nasiplerini almamışlardır. Yemekleri gibi, zihniyetleri de, gönülleri de, yürekleri de, yemeklerinin ve hizmetlerinin parası da yöresel kalmıştır. Ne güzel!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2453
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster