Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '07

 
Kategori
Yemek - Mutfak
Okunma Sayısı
11522
 

Mutfaktaki kırmızı nokta!

Mutfaktaki kırmızı nokta!
 

Neymiş efendim! Can, boğazdan geçermişte, şimdi mutfağa uğramadan geçmezmiş! Ya da; erkeğin kalbine giden yol, midesinden geçermiş! Daha neler neler! Yahu, bidiğim kadarıyla mideye giren kalpten değil aşağıdan geçer gider, yanılıyor muyum? Böyle apuk sapuk lafları kim söylemişse, ya hiç mutfağa gıimemiş yada karnından konuşmuştur.

Ben karnımın doymasına bakarım. Allah razı olsun bu işi de hanım gayet iyi beceriyor. Bu arada boğazımdan geçenin can veya canan olması beni ilgilendirmiyor. Zaten poşet çay demlemenin dışında mutfakla hep uzaktan selamlaşırız. Çünkü o kadar alet edevatın içinde aklım karışıyor. Ne işe yaradığını çözemediğim çekmeceler dolusu bir sürü ıvır zıvır.

Eskiden çoğu evde yemekler bir tencerede kaynar, tek bir tavada et kızartılır, sucuklu yumurda yapılır, hamur dökülür, buğulama yapılır, kavurma kavrulur, balık kızartılır ve her şey tadında pişer önümüze gelirdi. Temizliği, bulaşığı, sofra toplamasıda kısa sürdüğünden hanımlarada harcamakla bitmeyecek kadar bol bol vakit kalırdı.

Şimdiki mutfaklar yemek pişirmekten çok, mutfak araç ve gereçlerinin sergilendiği bir Show-Room'u andırıyor. Pilav, çorba ve sulu yemekler için kullanılanlar hariç ambalajı dahi açılmamış set set tencere takımları, üst üste dizilmiş boy boy tava takımları, karıştırıcı grupları, tutacak çeşitleri, kepçe takımları, metal maşa ve ahalisi, tahta kaşıklar, tahta maşalar, misafir ve günlük yemek takımları, ne zaman kullanılacak diye benim de merak ettiğim komposto kaseleri...

Geçen gün saydım, bizim mutfakta 6 adet elektrik prizi, 9 adet elektrikli mutfak aleti mevcut. Hanıma göre hepsi ihtiyaçmış! İyi de girdimi çıkmak bilmiyor mutfaktan. Yardımcım dediği el aletlerini kurulayıp durulamak saatlerini alıyor. Hep söylüyorum Ona, yardımcılarında iş yok, yol ver bunlara sana Moldavya'lı bir yardımcı tutalım... Ama hanım hala fişli yardımcılardan((!) yana tercihini kullanıyor.

Ramazan gelmeden "altın gününün" telaşına düşen hanım "ben çıkıyorum, acıkırsan et çıkardım pişirirsin artık... Haa, sakın tavaya çatal-bıçak vurma" diye de tembihleyip çıktı. Ben daha et sote tarifini almamadan bizimki merdivenlerden aşağı süzülüp kaybolmuştu bile. Balkona koşup apartmandan çıkışını bekledim.

Boşuna telaşlanmışım, zor bir şey değilmiş! Teflon tavayı ocağa koyup 3-4 dakika bekleyecek, KIRMIZI NOKTA koyulaşınca eti kavuracakmışım o kadar.

Yemek için daha çok erken deyip gazetelere göz atmaya başladım. Vakit çabuk geçmişti, açıkmıştım, haliyle ben de mutfağa geçmek durmundaydım...

Tam sotelik hazırlanmış kırmızı eti pişirmek için, tercihimi orta boy bir teflon tavadan yana kullandım ve ocağı yakıp göze bıraktım. Ama dakikalardır tavanın başındayım kırmızı nokta'dan eser yok. Bu ne ya diyorum kendi kendime? Sanki kırmızı noktayı buldumda birde koyulaşmasını mı bekleyeceğim, ya sabır! Gerçi bu kırmızı noktayı bir yerden anımsıyorum ama nerden? Bir türlü çıkaramıyorum. Acaba diyorum, tava iyice ısınmadı da ben mi acele ediyorum görmek için? Bir yandan da tava çizilmesin diye sıkı sıkıya tembih edilen tahta spatulayı arıyorum çekmecelerde. Anaaa... bu ne ya? Avcılar Meslek Lisesi Marangozluk bölümü sanki bize çalışmış, bir tek mutfak maketi eksik çekmece de!

Amaaan, yeter artık diyor ve alı kırmızıyı beklemeden evire çevire bir güzel pişiriyorum sotelik eti kendimce.

İyi ki hanım merak edipte cepten arıyor, yoksa asıl ben meraktan öleceğim. Kırmızı nokta meselesine takılmış vaziyetteğim zaten. Nihayet hatırladım. Tabi ya; ben yanlış tava kullanmışım. Rahatça göreyim diye hanım ocağın öbür gözüne koymuşmuş meğer.

Ne yalan söyleyeyim; ister boğazdan geçip can versin cana, ister yol olup çıksın kalbe, ister doymak için alalacele, ister beslanmak için Diyetsen tarifeli bir kitapçıkla, yemek yapmak zor zanaat! Hele bir de kap kaçak enflasyonunun yaşandığı bir mekanda iseniz KIRMIZI NOKTA'ya dikkat!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Oktay Bey konuyu, fotoğrafı ve hatta çarpıcı başlığı çok beğendim. Erkek gözü ile son dönem mutfakları tarifinize de bayıldım. Annem de her gördüğünü alıyor ama ne kadar faydalanıyor hep merak ediyorum. :) Saygılarımla.

Seyran Aksoy 
 19.09.2007 16:48
Cevap :
İltifatınız için teşekkür ederim. Annelerin mutlaka bir bildiği vardır. Onun için onların kapsamı alanına(mutfak) girmemek en iyisi. Bu arada ev hediyesi olarak bir takım komposto kasemiz daha oldu! Selam ve saygılar.  20.09.2007 18:03
 

    Efendim siz boş verin, 'mutfaktaki kırmızı nokta!'yı. Eşinize yaptığınız teklifle bir yandaş kazandınız. Sorun! aynı olunca, çözümünde de bir anda,ortak nokta da buluşabiliyoruz. O mutfaktaki aleti edevatı boşverin, yardımcıda diretin! Ben sizi örnek göstereceğim. (Emsal yani) Selamlar, saygılar

Hasan Hüseyin Dulun 
 16.09.2007 18:26
Cevap :
Daha öncede"nataşa"marka bulaşık makinesi teklif etmiştim, yok efendim, bilmediği marka olmazmış diye reddedidi!Artık bahanede,cesarette kalmadı...  17.09.2007 13:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 156
Toplam yorum
: 301
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 5638
Kayıt tarihi
: 05.11.06
 
 

Söz konusu Atatürk ve Laik Cumhuriyet ise; asla tarafsız olamam! Ben; İş ve özel hayatımda Cumhur..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster