Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '19

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
96
 

Mutlaka Yanlış, Mutlak Doğru

Program, proje kelimeleri son zamanlarda en fazla duyduğumuz kelimeler arasında. Aslında olayları, durumları sebep sonuç ilişkisinden değerlendirmek bir kontrol listesi oluşturmak, plan ve projenin doğasında vardır.

Öyle ki senaryolar oluşturulur, oluşturulan senaryolarda verilmek istenen mesaj, elde edilmek istenen kar, kazanılmak istenen para, gidilmek istenen yol, ulaşılmak istenen sonuç, tamamıyla bir yol, yöntem veya etki-tepki ile varılmak istenen netice ortaya çıkar. Bilimdir, bu durum aslında, tıptan, botaniğe suçlular algoritmasına ve psikolojiye kadar birçok alanda kullanılır. Modern hayatın vazgeçilmez unsurlarından olan söz konusu sorun çözme, sonuca ulaşma amacı taşıyan hayatın gerçekliğinin kendisidir.

Diyelim ki bir mahallede hırsızlık oldu. Polis neye bakar; izlenen yönteme ve daha önce yapılan hırsızlık olayları ile eşleştirir.  Suçluyu bulur. Problem; söz konusu hırsızlık yöntemine ilk defa başvurulduğunda ortaya konuşur.

Veya bir cinayet işlendi, silahlardan hangisi ile işlendi, tabanca, bıçak gibi hangi araçlardan biri kullanıldığı ortaya çıktığında geriye kalan o silahlarla cinayet işleyen katilleri belirlemektir

Aynı şekilde tıpta hastalık belirlenmesinden tedaviye kadar hemen her alanda sebep-sonuç literatür taraması ile sonuç alınmaya çalışıldığı bilinir. Etkiler sebebi açığa çıkarır.

Olay veya olaylar, sorun belirlendikten sonra;

Sorunun veya olayın çözülmesi için her iş veya işlem için kullanılan kontrol listeleri vardır. Buna çek-list diyorlar. İngilizceden dilimize transfer edilen ( check-list) bu liste hemen her yerde, olayda çözümlemede kullanılan bir izlektir.

Bu yöntem hemen herkesçe aslında toplumda kullanılırken bazı durumlarda kullanılmaması es geçilmesi ise doğrusu esef verici bir dalgınlık, kutuplaştırılmış insanın doğru karar almasına karşı yapılan bir kutuplaştırılma bir toplum mühendisliği projesinden başka bir şey değildir.

Normalde hemen her insan şu sözleri bilir ve kullanır; kenarına bak kızını al, anasına bak kızını, bu ve buna dair birçok atasözü deyiş, aslandan aslan yavrusu, filden fil yavrusu olacağına, ailenin yanı sıra soy sop gibi asaletlerin önemli olduğunu ortaya koyan, aynı zamanda daha önce hırsızlık veya cinayet işleyenlerin tekrar yapabileceğine dair bir kanaat ve bu kanaati güçlendiren ifadeler vardır.

Her esnaf bildiği, sözü özü bir olan adamlarla alışveriş yapmak ister ki, bazıları mallarını veresiye vermekten kaçınmaz, kendilerini insan sarrafı olarak kabul ederken, başka bir kısım esnaf ise insan sarraflığı konusunda aynı isabet oranını yakalayamaz. Ancak, güven kazanmaya dair durumu bilen sahtekârların hemen her duruma karşı senaryoları olduğundan son zamanlarda insan sarraflarının da dolandırıldığı duyulsa da insan tanımak önemli bir yetenektir.

Arkadaş seçiminden eş seçimine hemen her konuda insanlar aslında bir kontrol listesi kullanırlar.

Bu listelere göre hareket edilmeyen, edilemeyen birkaç alan vardır ki, bunlardan biri, futbol, din, mezhep ve siyasettir. Öyle ki; asla kimse kendi yanlışlarını görmek istemez. Mesela vergi kaçıranlara kızan bir futbolsever, kendi futbol takımının patronlarının vergi durumlarıyla ilgilenmez. Aynı zamanda kendi tuttuğu futbol takımının milyonlarca lira vergi affı elde etmesini alkışlar. Ama mahallesinde vergi kaçıranlara kızabilir. Aynı şekilde dinlerin de insanları etki altında tutma taktiklerine uzun yıllar devam eden, sistematik yakma yıkmalar, talanlar, tecavüzler, son derece vahşi hikâyelerle birlikte toplumsal düşmanlıklar son derece kışkırtılmış olduğundan ülkeler arasında sınır olmasa da diğer toplulukların içine gitmek insanları son savunmasız, saldırıya açık hale getireceğinden istese de gidemez. Aynı durum aslında siyasette de inşa edilmiştir. Edilmeye de devam etmektedir.

Kontrol listesi hemen her alanda kullanılırken, mesela borç almış ve ödememiş birisine tekrar borç vermek istenmez. Aynı zamanda yapılan bir iyiliğe karşılık hemen her durumda beklenir. Kardeşler, eşler bir şekilde verdiklerinin karşılığını vakti geldiğine talep ederken, bu durum özellikle ülkemizde hem sağ, hem sol gruplar, milliyetçi olarak nitelendiren topluluklarla dini yapılar, mezhep ve dini gruplar hatta cemaat ve tarikatlar söz konusu olduğunda garip bir şekilde söz konusu listeler rafa kalkar.

Yani geçen seçimlerde söz veren bir siyasi figür, o hareketle kendini adlandıran kimse için pek fazla önem arz etmeyebilir. Ancak aynı kişiden borç alsanız vermeden tekrar borç isteseniz, sizi haklı olarak çok sert ifade ve fiillerle reddedeceği, hatta kovacağı belki de kovalayacağı açıktır. 

Son derece toplumsal bir açmaza işaret eden ve toplum mühendislerin yönlendirmenin sonucu olarak insanların dünyadaki uluslararası ilişkilerde, para büyük şirket çıkarlarını tam olarak anlamdan yaptıkları çıkarımları iyi ve kötüye indirgemeleri dar bir bakış açısı olsa da insanları suçlayabilir miyiz asla. Çünkü herkes bir şekilde kendi penceresinden bakıyor ve kesinlikle bu durumu tartışmak istemiyor. Bildiği şeyler hemen herkesçe doğru, mutlak doğru olarak düşünülüyor. Aksi halde sorgulama başlayacak, sorgulama ise insanı hemen her şeyin koca bir yalandan ibaret olduğu gerçeğiyle karşı karşıya bırakabilir ki, biz sıradan insanlar her şeyin yalandan ibaret olduğu bir dünyada nasıl yaşayalım ki?

Gerçek ise bunun tam aksi olsa dahi ne fark eder. Yalanlar güzeldir. Doğru kimin umurunda ki… Yazıyı okuyanlar o zaman her gördüklerine inanmak yerine en azından birkaç doğrulama tekniği ile durumu anlamaları, anlamaya çalışmalarını sağlamak lazım. Nasıl mı?

Bugün 23 Nisan idi ve ben merak ettim. İlginçtir daha önce hiç merak etmemiştim. Atatürk Ankara’ya geldiğinde Ulus’ta Meclisi açıyor.

Başkent o zamanlar İstanbul idi. Neden Ankara gibi bir Anadolu şehrinde meclis binası yapılmıştı da başka bir şehir değil de neden Ankara.

Ulustaki ilk meclis kaç yılında ve ne amaçla inşa edildi.

Kim veya kimler finansman sağladılar. Bilindiği gibi Düyun-u Umumiye ve Osmanlı’nın son zamanlarında gelirlerinin hepsine bir şekilde temlik konulmuştu.

Birinci Meclis yani Ulus’taki TBMM kaç yıl kullanıldıktan sonra yeni meclis binasına geçildi.

Gibi birçok soru ile işin aslı öğrenilebilir. Yani ben nedense merak etmemiştim. Onlarca kez önünden geçen pek çok kimsenin de merak ettiğini zannetmiyorum. Bunun gibi birçok bilgi en az üç beş kaynaktan doğrulanınca aslında bilinen birçok şeyin kendini aydın olarak adlandıranlar da dâhil olmak üzere suyunun suyu bilgisine sahiplerken normal halktan kendilerine böyle sorular sormalarını bekleyemeyiz.

Gerçekler acıdır, tüm dünyada ise; halka hayaller kurdurmak, gerçekleri anlatmaktan daima daha az acı verici olduğuna karar verilmiş olmalı. Hatta bence kesinlikle öyle olmalı. Mutlak doğru budur!

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1020
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 213
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster