Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mart '18

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1522
 

Mutlu Evliliğin 14 Sırrı

Mutlu Evliliğin 14 Sırrı
 

Yeni bir ilişkinin heyecanı, yeni bir insanı tanıma ve flört etme dönemi oldukça heyecanlıdır. İlişki ilerler, daha ciddi bir aşamaya gelir, her iki taraf da aynı beklentideyse bir bakmışınız bekarlığa veda etmiş, evlenmişiniz. Bekar iken gösterilen sorumluluktan uzak, rahat davranışları eşler evlendiğinde gösterdiğinde zamanla cicim ayları biter ve çatışmalar, sorunlar ortaya çıkmaya başlar.

Evlilikte mutlu olabilmenin iki yolu var; doğru insanı bulabilmek ve doğru insan olabilmek. Tabi ki; her ilişkinin dinamiği farklıdır, her insanın kişiliği de. Karşıdaki insanı doğru tanımak hatta kendini doğru tanımak izlenebilecek yollarda oldukça önemli. 

Aslında birçoğumuzun farkındalığında olduğu bazı sırları kimi zaman uygulamakta zorluk yaşayabiliyoruz. Deneyerek gelişmeleri görebilmemiz mümkün. İşte size mutlu olmak için evlilik hayatınızda uygulamak isteyebileceğiniz birkaç sır:

1. Sorunları birbirinizi cezalandırarak çözmekten uzak durmak: İlişkilerde karşı tarafı cezalandırmak yaşanan sorunu çözmez, aksine çiftlerin birbirinden uzaklaşmasına sebep verir. Eşimizin bize yaklaşmasını engelleyerek, cinsel ilişkiyi keserek, karşımızdakine haber vermeden planlar yaparak, sürekli eleştiren cümleler kullanarak, konuşmayı keserek, surat asarak onu cezalandırdığımızı sansak da belki de ileride dolduramayacak çukurlar aramızda açıyor olabiliriz.

2. Eşlerin birbiri ile rekabete girmekten kaçınmaları:  Rekabet kişiler arasındaki üstünlük mücadelesidir. Bunun da aslında sıra hiçbir faydası da yoktur. Aksine çiftleri birbirinden uzaklaştırmasının yanı sıra üstünlük yarışı çiftlerin birbirini suçlamasına, yargılamasına hatta hakaret içeren sözler sarf edip, davranışlar sergilemelerine sebep olur.

3. Eşlerin bağımlı değil, bağlı olmaları: Bağımlılığın en önemli sebeplerinden biri aslında kendini değerli hissetme ihtiyacı, sürekli karşısındakinden ilgi beklemesi. Birilerinin gelip bizim yarım kalan taraflarımızı tamamlaması beklentisi. Her insan kendi içinde bütün olamadıkça, bir başkasının onu gelip tamamlamasını beklemek hayal kırıklığı yaratmaktan öteye götürmüyor insanı. Her insanın kendi iç kaynakları ile besleyebildiği, kendine ait bir öz hayatı olmalı. Aksi durumda başkalarından onay alma çabası, başkalarına kendini beğendirme çabası ve yalnız kalmamak adına olmayacak ilişkilere tutunması kaçınılmaz. Her anını karşısından size ayırmasını beklemek zamanla ilişkiyi monotonluğa sürükler ve karşı tarafında boğulmasına sebep olur. Çiftlerin birlikte geçirdikleri vakit haricinde birbirinin kişisel alanlarına, kendilerine ayırmak istedikleri vakitlere de saygı duyması gerek. Tabi bu vakitler ilişkinin yapısına zarar vermeyecek ve karşı tarafı fazla ihmal etmeyecek süreçlerde oldukça.

4. Kendisini ve eşini doğru tanımak: Kişi kendisiyle barışık bir ilişki içinde oldukça çevresiyle sağlıklı ilişkiler kurabilir. Evlilikte mutluluğun sürdürülebilmesinin temellerinden biri de tarafların kendi ile barışık olabilmeleri, kendilerini doğru tanıyabilmeleri. Kendinizi tanımaya çalıştığınız kadar eşinizi de doğru tanımaya çalışın. Neye üzülür, neye sevinir, hangi olaya nasıl duygusal tepkiler verir, neye ne kadar sinirlenir, nelerden mutlu olur? Kendiniz kadar eşinizin de duygularını önemseyin. Eşinizi anlamaya çalışırken empati kurmayı deneyin.

5. Nitelikli sohbet edebilmek: Çiftlerin yaşadığı en büyük problemlerden biri doğru iletişim kuramamak. Sevgi kadar saygı da evliliğin sağlıklı sürdürülebilmesi için olmazsa olmazlardan. Eşinizi etkin dinlemek, onu dinlerken başka şeylerle ilgilenmemek, sözü bitmeden cevap vermek için atlamamak, beden dilini doğru gözlemlemek iletişimin daha sağlıklı ilerlemesi adına önem taşıyor. Bir konudaki rahatsızlığınızı ima ederek değil, net ve kibar bir şekilde ifade etmek iletişimin kalitesini arttırabilir. Eşinizle iletişimde sen dili yerine ben dili kullanmanın faydasını görebilirsiniz.

6. Eleştirinin dozunu ve şeklini iyi ayarlamak: Eşler birbirinin hoşlanmadığı bir davranışını dile getirirken bunu onu kırmadan ve rencide etmeden, doğru ortamda yapmalı. Kimi zaman çiftler sürekli birbirinin kusurunu bulmaya çalışır; eleştirinin dozunu iyi ayarlamak önemli.

7. Eşle olan cinsel ilişkinin rutine girmesine izin vermemek: Cinsel hayatı mümkün olduğunca çiftlerin canlı tutmaya çalışması, birbirlerine ılımlı ve  anlayışlı yaklaşımları, birbirlerinin ihtiyaçlarını anlayabilmeleri evlilikte mutlu olmak için önemli bir etkendir. Birbirine sarılmanın bile etkisi oldukça fazla.

8. Çiftlerin evde kendi üzerinize düşen sorumlulukları aksatmamaya dikkat etmeleri: Herkes kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğinde daha mutlu ve huzurlu bir ortak yaşam sürebilir. Tüm sorumluluk bir kişi üzerinde toplandığında hem zamanla işlerin akışında aksamalar olabilir hem de tek taraflı sorumluluk üstlenen kişi yorgunluk, bezginlik ve yalnızlık hissetmeye başlar. Yaşadığı stres kendisi kadar, yansıtacağı tutumlarla etrafına da zarar verebilir.

9. Birbirini değiştirme gayretine son vermek: Evlilik öncesi eşler birbirini olduğu gibi kabul eder görünse de, evlilik sürecinde bu durum biri diğerini ya da birbirini değiştirme çabasına bırakıyor kendini. Unutmayın kişi ancak kendisi isterse gerçekten değişir ya da bakış açısını, davranış tarzını değiştirir.

10. Aşırı kıskançlık kontrol edilmeli: Kıskançlığın aşırısı özgüvensizlik belirtisidir. Sürekli sorgulanmak, takip edilmek, yapmadığı halde aldatmak ile suçlanmak, her davranışının altında bir sebep aranmak kimi rahatsız etmez ki? Kıskançlık kimi zaman dozunda olduğunda sevmenin bir göstergesi gibi algılansa da, kıskançlığın dozunun ayarlanamaması zamanla karşıdaki insanı bezdirir. Bu da ilişkinin kalitesini bozar ve sağlıklı ilerlemesine hatta bitmesine sebep olabilir.

11. Eşin yakınlarına yakınlık ve saygı göstermek: Kendi ailenize duyduğunuz bağlılığı eşiniz de kendi ailesine duyuyor. Eşlerin birbirinin ailesine gereken sevgi, saygı ve ilgiyi göstermesi oldukça önemli. Aksi durumda çiftler arasında ciddi sorunlar oluşmaya başlayabiliyor. Ailelerin müdahaleleri, kişilerin aileleri ve eş arasındaki ilişkide denge kuramaması evliğin zamanla yıpranmasında etkili bir sebep.

12. Bütçeyi kontrol etmek: Çiftlerin aile bütçesini aşacak harcamalardan, öderken her iki tarafı da zora sokacak giderlerden kaçınması gerekmekte. Eve bir şey alınacağı zaman eşlerin birbirinden haberdar olmaları, ortak karar almaları ileride çıkacak anlaşmazlıkları önleyebilir.

13. Bakımlı olmayı elden bırakmamak: Çiftler kişisel görüntülerine, giyimine, bakımına, temizliğine dışarıda olduğu kadar evde de önem vermeli. Her ne kadar ilişkilerin ilk evresinde kişiler bakımlarına oldukça önem verebilse de, ilerleyen evrelerde karşıdaki insanı elde ettiğini düşünmek ve onun her koşulda var olacağını farz etmek tarafların her birinde ya da birinde kendisini salıvermesine sebep olabiliyor. Bakımlı olmak kuaförden çıkmamak, alışverişin dozunu kaçırıp modayı takip etmeye uğraşmak ya da kendi özünün dışına çıkmak değil tabi ki. Aslında kendine bakmak, temizlik, hijyen öncelikle kişinin kendine duyduğu saygı ile şekillenmeye başlamalı.

14. Ona annesi ya da babası gibi davranmaktan kaçınmak: Özellikle kadınların çoğunlukla düştüğü bir hata var ki; eşine annelik yapmaya çalışmak. Hava soğuk bak kalın giy, yemeğini yedin mi, gidince beni ara, şunu yap, bunu yap gibi fazla korumacı davranışlardan uzak durmak da fayda var. Tabi ki ilgili olmak karşı tarafı mutlu edebilir, dozunda kaldığı sürece... Onun annesi değil, eşi olduğunuzu unutmayın. Baskıcı bir tutum, aşırı ilgi, yaptıklarına fazla müdahale etmek erkeği zamanla bezdirir. Onun ihtiyacı, daha doğrusu sizden beklentisi ona yoldaş ve iyi bir eş olabilmeniz. Erkeklerde daha az görülse de, aynı şekilde eşe bir baba edası ile davranmak da pek keyif veren bir durum değil.

 

Yeşim BUYURGAN

Kişisel Gelişim Uzmanı

 

 

* Yazılar telif hakkı gereği yazar ismi ya da link belirtilmeden kopyalanamaz.

Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tam da bir uzman görüşüyle eksiksiz bir yazıydı.Sevgiye atılan sağlam bağlar gevşemedikçe mutluluk devam eder.Bir önemli şey de fiziksel dokunmalar kadar ruhsal dokunmalar da olmalı ve devam etmeli evlilik boyunca...Elinize sağlık Yeşim hanım.Selam ve saygılar.

Abbas Oğuz 
 20.03.2018 17:37
Cevap :
Estafurullah nacizane paylaşımlar. Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim Abbas Bey. Aynen katılıyorum; her türlü paylaşımı hakkıyla yapabilmek. Önce kendine sonra karşısındakine değer ve saygı. Selamlar  20.03.2018 18:16
 
 
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 402
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 3565
Kayıt tarihi
: 10.11.10
 
 

İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü'nden Kimyager olarak mezun olmuştur. 1996-1997 yılları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster