Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '06

 
Kategori
Tiyatro
Okunma Sayısı
904
 

Mutlu günler

Mutlu günler
 

İKSV’nin 15. Uluslararası Tiyatro Festivali broşürünüelime aldığımda gözüme ilk çarpan siyah beyaz çerçeve içinde, asil duruşlubir kadın fotoğrafı olmuştu. Oyun seçimlerimi yaparken bir kereye mahsus, görüntünün içeriğe torpil geçmesine müsade ettim. Ve bir Çiğdem Selışık Onat projesi olarak festivalde yerini alan Samuel Beckett’in Mutlu Günler oyununa biletimi aldım.

60’lı yılların tiyatro seyircisinin yakından tanıdığı, ancak son yıllarda kariyerini oyuncu ve eğitmen olarak ABD’de sürdüren Çiğdem Selışık Onat’ı (yaşım gereği!) daha önce izlememiş olmamın yanı sıra, S.Beckett’inçağdaş tiyatronun en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilen üçüncü ve son uzun oyunu olması da Mutlu Günler’i tercih etmemdeki sebeplerdendi.

Festivaldeki ilk gösteriminde, Kenter Tiyatrosunda perde açılır açılmaz birzil sesi duyuyoruz önce. Zil sesininardından gözlerini açan Winnie’nin ilk sözleri ise “Ne harika bir gün!” oluyor. Winnie, göğsüne kadar gömülü bir tümsek içinde hareket etmeye çalışan, geçmişine ait hatırlamalaryapan, şikayetlerdebulunan (özellikle kocasından) en önemlisi de kendini mutlu günlerinden birini yaşadığına inandıran orta yaşlı bir kadın.

Aslında yalnızlığın tam ortasında ve yalnızlığa ait"bencillik korkusunu" daiçinde taşıyor. Oyun esnasında,bukorkusunu belli aralıklarla kocası Willie’ninsesini duyarak gidermeye çalışıyor.

2. perdede ise boynuna kadar tümseğe gömülmüşbir şekilde karşımıza çıkan Winnie,yine de konuşmaya, anlatmaya, hareket etmeye devam ediyor. Onu izlerken, hayata tutunabilmek için, başlayan her yeni günü “mutlu ve güzel” adlandırdığımız aklıma geliyor. Yaşama dair umutlarımızın hiç tükenmediğini, tükenmemesi gerektiğini de…

Türk-Amerikan ortak yapımı olan "Mutlu Günler"in yönetmeni ise Gerald Friedmann. Oyun izleyenlere insana ve evliliğe dairfarklı bir bakış açısı sunuyor. Oyuncuya sınırlı bir alan bırakan dekor yapısı, Winnie’yi ete kemiğe büründüren Çiğdem Selışık’ a ses-mimik ikilisinden yararlanma imkanı tanıyor. Çiğdem Selışık da bize çok başarılı bir Winnie portresi çiziyor.

Eski mensubu olduğu Kenter Tiyatrosu'ndaki ilk gecesinde Çiğdem Hnm.’ı Genco Erkal, Gencay Gürün, Dikmen Gürün, Meral Çetinkaya, Ayşe Kökçü gibi tiyatromuzun önde gelen isimleri yalnız bırakmazken, oyunun sonunda izleyiciler(özellikle gençler) de güçlü alkışlarıyla oyunda emeği geçen herkese teşekkürlerini sundular.

Belki de Çiğdem Hnm'ı tekrar Türkiye'de, sahnelerde görmek dileğiydi bu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1638
Kayıt tarihi
: 18.04.06
 
 

Sahneyle ilk tanışması henüz bir ana okul öğrencisiyken okuldaki yerli malı haftası kutlamaları için..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster