Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
942
 

Mutlu olmak için;

Mutlu olmak için;
 

Sahip olduğun şeylere bakıp mutlu olun


Mutsuzluk çağımızın en aman vermez hastalığı. Bir salgın gibi herkesi içine almış, kimilerinin yüreğini sıkıştırıyor, kimisinin kafasını karıştırıyor, nedeni sonucu belirtisi yok ama nasıl yakalandığını da kimse bilmeden herkes bu illetin elinde oyuncak olmuş.

Sokaklarda yürüyen insanların yüzlerine bakın, çoğunun yüzü asık, çoğunun iki kaşının ortasında çizgiler belirmiş. Bir şey diyecek olsanız parlayacak gibi bakıyorlar birbirlerine. Bu yüzden zaten gittikçe artan kavgalar, ipe sapa gelmez sebepler yüzünden işlenen cinayetler.

Kime baksanız veya kime sorsanız mutsuz ve karamsar. Bir mega kentte yaşamak dersek bunun sebebi, bu kentin pahalılığı, bitmeyen sorunları, çözülemeyen trafiği, zamansızlığı bir yere zamanında yetişememe sorunu, işsizlik, evet bunaltıyor insanı. Kent hayatının kent insanının bitmek tükenmek bilmeyen tüketim tutkusu, değişen yaşam tarzları ve değişen beklentileri mutsuz olmaya itiyor insanı.

Ama gün bitip evine gidince en azından gözlerini kapatıp dinlenirken sahip olduğu şeyleri düşünüp biraz mutlu olmayı düşünemez mi insan?

Sadece büyük kentlerde yaşayanlar mı? Hayır, her nerede yaşıyorsa köyde kentte ovada kalabalık içinde veya yalnız, hiç değişmiyor. Sorsanız; “niçin bu kadar karamsarsın?” diye diyecek bir cevabı da yok. Gerçekten yokluklar içinde, yaşantısından dram eksik olmayan insanları anlarım.

Bakıyorsunuz maddi durumu iyi, işi evi barkı var, çocuklarından bir sorunu da yok. Özgür, her istediğini yapıyor, her istediğini alıyor, ama mutsuz. Her şeyden yakınıyor, arkadaşlarını kırıyor en önemlisi bağışlamıyor. Bağışlayıp içini hafifletmiyor. Mutlu olamamak adına söyleyebileceği bir sürü küçük küçük detaylar var ve tatminsizlik.

Aslında en büyük sorun tatminsizlik. Elindeki ile mutlu olmayı beceremiyor. Hep bir başkasının elindekini istiyor, kendi elinde olmayanı arzu ediyor ama alınca da mutlu olamıyor yine. Üstelik onu ne mutlu edeceğini kendi de bilemiyor. Acaba günümüzde mükemmellik isteği mi mutsuz olmayı tetikliyor?

Bir doyumsuzluk içinde insanlar. Belki görsel medyanın burnumuza dayattığı lüks içinde yaşayan insanların yaşama biçimi, onlar gibi olamama sıkıntısı, belki reklamların evimize kadar soktuğu lüks ihtiyaç malzemelerine sahip olma isteği, sürekli değişen moda tasarımları, değişen ruh halleri. Bütün bunlar birer mutsuz olma sebebi. Ne acı.

Ve aşk halleri. Karşı cinsle nasıl anlaşabileceğini bilememe sıkıntısı. Bir özgürlüğünü kaptırmama telaşı, dik başlılık, boyun eğmeme dürtüsü, şişen egolar mutlu olmayı engelliyor işte. Halbuki bırak kendini, aşık olduysan bırak ve yaşa sonuna kadar. Verebildiği kadar al, verebildiğin kadar alsın. Küçük şeylerle mutlu olmayı dene. O zaman huzur da kendiliğinden gelecektir. Hayat daha bir çekilir olacaktır. Bir yudum sevgi değil mi hep aradığımız.

Daha çok şeye sahip olmak değil, daha çok hayatı paylaşmak, iç sesiyle barışık olmak, mutluluğu başka şeylerde başka kişilerde aramak değil de kendi içselliğinde hissetmek mutlu olmak için gerekli diye düşünüyorum. Nelere sahip olamadığımız değil de nelerin sahibi olduğumuz önemli. Eğer bunu içinde hissetmeyen kişi ne yaparsa yapsın hiç bir şey ve hiç kimse onu mutlu edemeyecektir zaten.

Gülümseme dünyayı dolaşan bulaşıcı bir sihir demişti bir bilgin. Ortaya saçtığın bir gülümseme gelir seni bulur mutlaka. Mutluluk da dalga dalga büyüyen ve yanındakine bulaşan bir büyü. Paylaştıkça bu dalgalar elbet bir gün daha da büyüyerek bize geri dönecektir.

 

Şükran Demirtaş

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mutsuzluk üzerine yazılmış bu yazı da güzel...

Kerim Korkut 
 02.10.2011 12:00
Cevap :
Teşekkürler beğeniniz için. Selamlar...  02.10.2011 12:31
 

Merhabalar...Sevgili ŞÜKRAN hanım.. :-) Ne demişler..? " NEŞELİ OL Kİ, ŞEN KALASIN.! " Aslında yazınız çok güzel bir rehber olmuş MUTSUZ OLAN İNSANLAR için... Tabii bu MUTLULUK ve MUTSUZLUK pekde insanların elinde değil zamana göre, olaylara göre... Bence MUTLULUĞUN giriş kapısı NEŞE olmalıdır...Tabii ki mümkün olduğunca hepimiz için.. :-)) Size sonsuz sevgiler, selamlar ve saygılar sunarım... :-)) NECİP KÖNİ - ADANA / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 24.09.2011 11:18
Cevap :
Merhabalar Necip bey, benim sözüm önemli dert edecek sorunları olmayıpta yine de mutsuz olanlara, sanki zevk duyuyorlar mutsuzluktan. Aslında küçük şeylerle mutlu olmayı öğrenmek lazım ki bu da hayatın anlamı. Teşekkürler yorumunuz için, sevgiler saygılar size...  24.09.2011 16:19
 

Şükran hanım, İnsanımız son zamanlarda istek ve ihtiyaçları bakımından doyumsuz oldu. Sonu gelmez bir hırsın içindeler...Yetinmeyi bilmiyorlar...İmkanları ve refah seviyesi yükseldikçe daha mutsuz olmalarını anlamakta güçlük çekiyorum. Eskiden insanlar niçin daha mutlulardı? yetinmeyi bildikleri için...Tevazu dosttur insana, sade yaşam güzeldir...Hırsın ise sonu yok, aşırı ve kontrolsüz hırsın götüreceği yer, mutsuzluk durağıdır. Sayfamda en çok okunan yazım: "GERÇEK MUTLULUK NEDİR?".(11.7.2009 tarih ve 190886 no.lu blogum.) Selam ve sevgilerle...

Yurdagül Alkan 
 22.09.2011 23:57
Cevap :
Şunu anlıyorum ki Yurdagül hanım, biz hakikaten mutlu olmayı beceremiyoruz. Kime baksam birşeylerden yakınıyor. Bakıyorsunuz sebeplerine çok ta önemli değil bu mutsuzluğu için. Şaşırıyorum. Belki de çağın bulaşıcı bir hastalığı diyorum.Doyumsuzluk bunun adı. Bahsettiğiniz bloğunuzu okuyacağım şimdi. Sağlıkla ve hep mutlu kalın...  23.09.2011 11:47
 

Gülünüz yoksa gülüveriniz" boşuna dememişler...))) güzel bir yazı... kaleminize sağlık.... sevgi ve saygılarımla...

Metin TOPÇU 
 20.09.2011 15:50
Cevap :
Çok teşekkürler beğeniniz için Metin Bey, saygı ve selamlarımla...  20.09.2011 19:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 249
Toplam yorum
: 1563
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 2993
Kayıt tarihi
: 19.03.11
 
 

Doğup büyüdüğüm şehirde, İstanbul'da yaşıyorum. Emekliyim. Gezmeyi, görmeyi, keşfetmeyi sevdiğim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster