Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ocak '13

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
666
 

Mutlu olmak için

Mutlu olmak için
 

“Mutluyum” demek için neye sahip olmamız gerek?

Para

Araba

Ev

Sevgili

Başımıza konacak bir talih kuşu

Şans

Ipad

Marka Kıyafetler

Lüks restaurantlarda akşam yemekleri

Bir çok insana göre mutlu olmak zor, mutluluklar hep uzakta, ya bir şeye bağlı ya da bir sonuca. Mutsuzluğumuzun nedeni arzularımız ve zihnimizde onlara bağımlı oluşumuzdur. Mutlu olmak ya da olmamak seçimdir ve mutluluk bir zihni durumudur. Zihnimizi nelerle beslediğimiz ile alakalı bir durumdur.

Mutluluk uzağımızda değil, elimizi uzatıp alabileceğimiz yerde. Mutluluk içinde bulunduğumuz durumları nasıl algıladığımız; yaşadıklarımızı nasıl yorumladığımızda. Gerçek mutluluk bir şey veya hiç kimse olmadan coşabilmektedir.

Mutlu olmak için beklentilerimizden arınmamız gerekiyor, basit yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor ve onu içimizde yeşertmemiz gerekir. Mutluluk bireysel yapılan bir yolculuktur, dışarıdan gelebilecek her türlü oluş bizlere kısa süreli mutluluklar yaşatacaktır. Kalıcı mutluluklar öz’de oluşursa kalıcı olacaktır.

Gerçek mutluluk için;

Yalnızlıktan keyif almaya çalışın.

Kendinize özel zamanlar ayırın. Uzanıp okuyacağınız bir kitap, ritmi yüksek bir müzik eşiliğnde kendi kendinize dans etmek, bir spa merkezinde kendinize vereceğiniz bir terapi armağanı, doğa yürüyüşleri kendinizi iyi hissettirecek ve ruhunuzu tazeleyecektir.

Kendinizle dalga geçmeyi bilin.

Kimse dört dörtlük değildir, olumsuz yanlarınızdan şikayet etmek yerine sizi siz yapan şeylerden bir kısmınında olumsuz yönleriniz olduğunu her daim hatırlayın. Olumsuz yönlerinizi acımasızca eleştirmek yerine dalga geçin. Bu kendisiyle barışık bir kişiliğin en belirgin özelliklerindendir.

Güne gülümseyerek, hareketli başlayın.

Uyandığınız zaman somurtkan olmamaya özen gösterin. Yatakta debelenip tembellik yapmak yerine yataktan bir an önce çıkın ve güne hareketli bir müzik eşliğinde gülümseyerek başlayın.

Zevk almaya bakın.

Her durum,  her zaman hoşumuza gitmeyebilir. Bu durumu eğlenceli  veya farklı bir hale getirin. Mesela katılmak istemediğiniz fakat katılmak zorunda olduğunuz bir yemek davetinde farklı lezzetler tatmayı deneyin. Ve o zevksiz durumun bir süre sonra son bulacağını unutmayın.

Basit yaşayın.

İnsanların söyledikleri her cümlenin altında anlamlar aramayın. Detaylarda boğulmayın. Zihninizi gereksiz “acaba” larla doldurmayın. Siz çicek buketi verilmesini beklemeyin, çıkın doğadaki bir çiçeğin kokusunu içinize çekin.

Sürprizler yapın.

Sevdiklerinizi beklemedikleri anlarda şaşırtın. Bu küçük bir hediye veya iki kelimeden oluşan sevimli bir cümle de olabilir.

Hareket edin.

Sürekli oturmayın, arada sırada tv, pc veya masa başından kalkıp pencereden dışarı bakın. Orada bir doğa, bir hayat var.

Pozitife odaklanın.

Birine “günaydın” dediğnizde size karşılık vermediyse “tavır yapıyor” veya “sanırım benimle zoru” var gibi senaryolar yazmak yerine, o kişinin tatsız bir olay yaşamış olabileceğiniı veya duymadığını düşünün. Aksilik karşısında “daha başımıza neler gelecek” demek yerine, “ her şey yoluna girecek” cümlesini kullanın. Unutmayın; cümleleriniz ne ise onu yaşarsınız.

Üzerinde çok durmayın.

Kötü olayların üzerinde durup, gereğinden fazla sorgulama yaparak enerjinizi olmuşun üzerine akıtmayın. Olan olmuştur, ders alın ve yola devam edin. Karamsar, umutsuz insanlar bir şeylerin üzerinde gereğinden fazla zaman harcarlar. İleriye bakmak güçlü insanların becerisidir.

15 dakika ayırın.

Kendinizi çıkmazda hissettiğinizde kendinizle baş başa kalın ve kendinize 15 dakika tanıyın. Hayatınızda sahip olduğunuz şeyleri düşünün.”Neyim var ki” demeyin, farkındalıkla düşündüğünüzde o kadar çok şey bulacaksınız ki... ve daima hatırlayın; hayat devam ediyor.

Hobi edinin.

Sizi mutlu eden bir şeyler edinin. Ve haftada en az bir gününüzü hobinizi yaparak değerlendirin.

Zamanı gelince düşünün.

Henüz gerçekleşmemiş bir durum üzerinde gereğinden fazla düşünmek tedbir veya temkinli olmak değil, “endişe” dir. Olmamış durumlar için “ya olursa” mantığıyla hareket etmek bugününüzü ziyan etmekten başka bir şey değildir. Olayları, durumları zamanı geldiğinde düşünün, yorumlayın, anlamlandırın.

Ve son olarak;

Kendinize ulaşılabilir hedefler koyun.Büyük hedefler sonrasında kendiliğinden  gelecektir.

Ayça AKIN
Danışman & Yazar
http://www.aycaakin.com
http://www.facebook.com/aycaakinofficialfanpage
http://twitter.com/aycakn

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 43
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 5466
Kayıt tarihi
: 08.04.12
 
 

"HADİ CESARET" ve "YAŞAMAK ŞART" adlı kitapların yazarı olan Ayça Akın,16 Mayıs 1981 İstanbul doğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster