Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mayıs '19

 
Kategori
Alışveriş - Moda
 

Mutlu Olmanın Sırrı

Mutluluk hepimizin peşinde koştuğu, çeşitli yöntemlerle ulaşmaya çalıştığı bir duygu hali. Bazen peşinden koşarken yoruluyoruz bazen minik anların içinde bulup uzun süre ona tutunabiliyoruz. Mutluluk herhangi bir tanıma sığmayacak kadar derin, sadece anların içine sığacak kadar sadedir.

Her şey mutluluk için bir sebep olabileceği gibi herhangi bir şey ondan uzaklaşmamızı da sağlayabilir. Peki ya mutluluğu bu kadar pamuk ipliğine bağlı tutan nedir? Neden bir anda var olup sonrasında sürdürülebilir bir hal değildir?

Mutluluk ile aramızdaki mesafeyi belirleyen en önemli etken mutluluğu dışarıda, başkalarında, nesnelerde aramaktır. İnsanlar iyiliğin ve güzelliğin kaynağının kendisi olduğunu unuttukça mutlu, huzurlu olmak için tüm dikkatini dışarıya verir. Evrensel yasalar gereği kendinde var olduğunu unuttuğun ve dışarıda aradığın hiçbir şey sana gelmeyecektir. Yasayı pozitif hali ile okursak; kendinde var olduğuna inandığın her şey seninledir, yaşaman için hazırdır.

İnsanlar mutlu olmanın tanımında çoğunlukla sevdiklerini ve hayal ettikleri nesne ve durumları kullanırlar. “Çocuklarım iyi olursa mutlu olurum” “Bir sevgilim olursa mutlu olurum” “İstediğim evi / arabayı alırsam mutlu olurum” “Zengin olursam mutlu olurum” gibi cümleleri bolca duyarsınız. Oysa evrensel yasalar “Sen içindeki mutluluğu uyandırıp yaşamaya başladıkça dilediğin her şey sana gelir” demektedir.

Mutluluğu dış şartlara bağladıkça aramızdaki mesafe artar. Aslında mutluluğun derin formülleri yoktur. Mutluluk, mutlu olmak oldukça kolaydır. Sadece olduğumuz gibi olmaya, kendi içimizdeki duyguları dışarıdan özgürleştirmeye ihtiyacımız var.

Kendimizi tanımaktan uzaklaştıkça mutluluktan uzaklaşırız. Neyin bizi mutlu edeceği bilgisini iyi tahlil etmek doğru yolu bulmakta yardımcı olacaktır. Belki zaman içinde mutluluğu yaşayarak değil de beklentileri karşılamak için ortaya koymuş olabiliriz. Örneğin, ailenin aldığı kıyafeti sevmediğin halde üzülmesinler diye sevmiş gibi yaptın. Ya da arkadaşlarınla hiç hoşlanmadığın mekanlarda vakit geçirdin ve onlar seni dışlamasın diye mutluymuş gibi davrandın. Bu ve benzeri birçok olay hepimizin başına geldi. Bazen biz rol yaptık bazen bize rol yaptılar. Önemli olan bu gibi tavırların kişiliğin bir parçası haline dönüşüp dönüşmediğini iyi analiz etmek gerekliliğidir. Düşünelim, neyin mutluluğu en kolay ve sade şekilde içinde yükselttiğini.

Mutluluk içten gelen, kolayca ortaya çıkan bir duygudur. İçten gelen duygular kalp ve ruh ile bağlıdır. Onların kendilerini mutlulukla ifade etmek için kendi olmalarına ihtiyaç vardır. Yaşamın her anı mutluluğu hak eder. Var olduğumuz her an biz de mutluluğu hak ediyoruz. Aldığınız her nefesin, var olduğunuz her anın içinizdeki mutluluğu beslemesi niyetimle ...

Sevgiler

Ebru Demirhan

www.ebrudemirhan.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 31
Kayıt tarihi
: 30.10.18
 
 

1976 Erzurum doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi / Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster