Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
107
 

Mutlu sonlar

Mutlu sonlar
 

 Mutlu sonlara inanabilecek kadar çocuk olmayı dilerdim ya da acı sonları kabullenecek kadar büyümemiş olmayı… Ne değişti dünden bu güne?   neden gülemez olduk aklımızda tek bir soru , kalbimizde tek bir sızı olduğunu unutamadan? Mutluluklarımız neden eksik, gülüşlerimiz neden böylesine yarım kalır oldu?  Umut dolu hayallerimiz birer batık gemi… Kaybedilen hayallerin,şehirlerin,hikayelerin,gülüşlerin,umutların,insanların,sevgilerin ardından bizden neler alıp götürdüğünü düşünmek yerine sadece kabullenmeyi denemeliydik belki de… ‘’KABULLENMEK’’  en büyük günah gibi gelir, yapılması en zor şeymiş gibi. Acılarla başa çıkabilmeyi en çok zorlaştıran kabullenmemekmiş oysa ki. Teslim olmak değil söylemek istediğim. Sadece olanı kabullenmek ve yeni bir taktik gerekiyormuş. Kaybettiğim her şeyin aslında ne kadar çok getirisi olduğunu fark ettim. Yaşanmışlıkların kazandırdığı çok şey var ve dün artık geçmişte kaldı. Yaşanabilecek sadece bugünse hatta bu ansa geçmişle acı çekmek kendimize yaptığımız en büyük haksızlık. Muhakkak acı  çektiğimiz anlarımız, anılarımız var. Yok saymak ve yüzleşememek her acının ardımızdan koşmasına ve ruhumuza yapışarak içimizde leke bırakmasına neden olur sadece. Gördüklerimiz görmek istediklerimiz olmayabilir. Ama bu; yıkıma uğrayan düşlerin, düşüncelerin altında ezilip yok olmaya sebep değil. Omuzlarınızda taşıyamayacağınız kadar ağır yükler olduğunu düşünerek yaşamak bizi küçülttükçe küçültür fakat o yükleri omuzlarda taşımak yerine cebimize atarsak biz büyüdükçe yük azalır, hafifleşir ve sonunda varlığı bile hissedilmez olur. İnsanlar geçti hayatımızdan bir çoğunu hatırlamadığımız ve asla unutmadığımız. Yokluğu nefesimizi kesen insanlar geçti ömrümüzden, gelmeyeceğini bildiğimiz halde ısrarla beklemekten vazgeçmediğimiz, aklımıza geldiğinde hüzünlendiğimiz… yokluğu hayata bakışımızı değiştirecek insanlar geçti ömrümüzden, ömrümden. hatta bu yazıyı yazmama sebep de öyle biri.  Israrla beklemekten vazgeçmediğim kişi… artık bilmelisin ki seni beklemekten vazgeçtim ve artık yokluğun omuzlarımda değil. Artık sen beni beklemelisin. Ve bilmen gereken bir şey daha, seni hatırladıkça yüzüme çöken hüzün yerini sıcak bir tebessüme bıraktı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlhan İrem'in bir şarkısı vardı "işte hayat" diye. Onu hatırladım okurken. Yazarlar arasına hoş geldiniz.

Ali Rıza İZGİ 
 12.10.2013 22:54
 

Yazı çok dürüst bir itiraf olmuş,eleştirmek istemem ancak muhatabına yazılmış hisside veriyor.Belli ki;acı henüz dinmemiş..Ancak zaman geçtikçe o aklına gelmeden de bu anı seni gülümsetecek..Mutlu yaşam diliyorum sana.. Ercüment.

Beymihdar 
 12.10.2013 13:19
Cevap :
yorumunuz için teşekker ederim ve yorum yapmaya değer gördüğünüz içinde..  10.11.2013 19:12
 
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 105
Kayıt tarihi
: 06.01.13
 
 

İngilizce öğretmeni . ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster