Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Şubat '10

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
719
 

Mutlu yaşam

Mutlu yaşam
 

Hayatımızı daha keyifli yapmak tabiî ki bizim elimizde. Hayata bakışımız, çevremizdeki kişilerle olan ilişkiler ne kadar iyi olursa kendimizi o kadar mutlu hissederiz. Tolstoy, bu konuda şöyle diyor :” Mutluluğu ihtiraslarda değil kendi yüreğinizde arayın. Mutluluğun kaynağı dışımızda değil içimizdedir”. Bazı kişiler bardağın boş tarafını görerek mutsuz oluyorlar, bazıları dolu tarafını görerek mutlu oluyorlar. Hiç kimse doğuştan karamsar bir şekilde doğmuyor. Yani mutsuzluk kader değildir. Hayat içersinde iyimser veya kötümser olmayı olaylar karşısında öğreniyoruz. Örneğin altın gününe giden bayanların, birbirlerini övmekten çok negatif eleştiriler yönelttiklerini görüyorum. Küçük ayrıntılar yakalayıp evin temizliğini, poğaçaları, koltuk ve perdelerin markasını, birbirlerinin kıyafetini, makyajını eleştirdiklerini görüyoruz. Hayata sürekli bu ayrıntılara takılarak bakarsak zaman içersinde negatif düşüncelere sahip oluyoruz. Bu negatif düşünceleri aklımıza getirebiliyor isek pozitif düşünebilmekte bizim elimizde. Her zaman yapılan “o mutlu ben niye mutsuzum“ düşüncesi insanları karamsarlığa itiyor. Daha da kötüsü, mutlu kişi gördüklerinde onun mutsuz olabilmesi için çaba sarf eden kişiler bile olabiliyor. Çevremizdeki insanların mutsuz olması bize bir şey kazandırmaz. Çünkü genel olarak hiç bir zaman problemli insanlarla birlikte olmak istemeyiz nerde esprili, güler yüzlü, pozitif insanlar var onlarla birlikte oluruz. Hayatta birazda polyannacılık oynamak gerektiğini düşünüyorum. Polyannacılık, kayba uğradığımızda, elimizde kalanları fark etme ve sevinme becerisidir. Örneğin;Bir gencin tek bacağını kaybetmesi nekadar acı versede hayatı o şekilde geçirmek zorundadır ömür boyuda o acıyı yaşamak, yaşamamak onun elindedir diğer bacağının olmasına şükretmesi, başka sağlık probleminin olmaması da onu tesellisi olabiliyor. Bir Çin atasözünde: Tanrım, bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirme gücü ver. Değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmemi sağla. İkisini ayırt edebilmem için de akıl ver. Mutlu olmak gerçekten sizin elinizde. Alman Bunte Dergisinin son sayısında uzman Wilhelm Schmid Bode mutluluk reçetesini açıklamış:
İYİMSERLİK
Tüm zor anlarda engellerde insanların iyimser olması bağışıklık sistemini olumlu etkiliyor.
DOSTLUK
Arkadaşları ile olan insanlar kendilerini daha mutlu hissediyor. Dostluğun en iyi yanları karşılıklı güven ve birbirlerini dinleme yeteneğidir.
TANRIYA İNANÇ
İstatistiklere göre Allaha inananlar zor durumlarla karşılaştıklarında daha dayanıklı oluyorlar. Yaradana inanç insanı mutlu ve sağlıklı kılıyor.
GÜLMEK
Her şeyi ciddiye alanlar baştan kaybediyor. Gülmek gülümsemek insanı sağlıklı ve mutlu yapıyor. Bir kahkaha bin porsiyona bedeldir sözü doğrudur. Birçok kişinin günlük hayatta karşılaştığı durumlardan biri “İş yerindeki arkadaşın sana gülümsüyorsa, küçük bir ayrıntı mutlu oluyoruz”.Ama diyelim ki arkadaşınız size ters bakıyor ve selam vermiyor hemen moralimiz bozulabiliyor. Madem küçük bir ayrıntı ise moralimizde bozmamız gerekiyor. Yazımı yine Tolstoy’un insan ne ile yaşar kitabından bir bölüm ile sonlandıracağım. ”Tek önemli vakit vardır; içinde bulunduğunuz an. O an en önemli vakittir, çünkü sadece o an elimizden bir şey gelebilir. En önemli kişi, kiminle beraberseniz odur, zira hiç kimse bir başkasıyla bir daha görüşüp görüşmeyeceğini bilemez ve en önemli iş iyilik yapmaktır, çünkü insanın bu dünyaya gönderilmesinin tek sebebi budur”.şeklinde ifade etmiştir.

Özlem CEYLAN


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1336
Kayıt tarihi
: 21.02.10
 
 

1986 doğumluyum.Bilgisayar öğretmenliği yapıyorum.Aydın Nazilli'de yaşayan şanslı insanlardan biriyi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster