Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Aralık '07

 
Kategori
Yılbaşı
Okunma Sayısı
845
 

Mutlu Yıllar

Mutlu Yıllar
 

Sol elinin son üç parmağını kapatıp, açık olan yedi parmağı ile her iki elini yukarıya kaldırdı. “<ı>ortalama insan ömrünü düşünürsek, bu bize verilen başlangıç kredisi idi.” Dedi. Sonra, sağ elini yumruk yaptı ve şöyle bir baktı yumruk yaptığı eline, giden bir dostun, kaçırılan bir fırsatın arkasından bakar gibi; “<ı>bu bitti” Dedi. Sol elinin açık kalan işaret ve başparmaklarını salladı birkaç saniye, “ <ı>elimizde kalan sadece bu, bunun da ne kadarına sahibiz? Henüz bilmiyorum.” Diye bitirdi.

Eskişehir- Ankara kara yolundaydık. Her üçümüzde yorucu bir hafta sonu geçirmiştik. Ama mutluyduk. Özellikle ben çok mutluydum. Bir özlemimi gidermiş, yaşamımda özel yerleri olan iki şeyi, Türk Hava Kurumu’nu ve Milliyet Blog’u buluşturmuştum. Sayıları çok olmasa da, MB Ailesinden Yazar ve Okurlar, benim çağrıma uymuş ve THK İnönü Havacılık Eğitim Merkezi’nde buluşmuştuk. Orada THK’yı tanıdık, tanıttık. Gerçeğin çıplak halini gördük, gösterdik. Artık, görevini yapmış olmanın mutluluğu içinde evimize dönüyorduk. Türk Hava Kurumu Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Bahattin Adıgüzel ve Kadim Dostum, TODAİE( Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü) Kamu Yönetimi Uzmanlık Programı’ndan sınıf arkadaşım(1986) Polis Başmüfettişi Erol Özdemir’le birlikte.

Bahattin Bey arabayı kullanıyordu. MB İnönü Buluşması ile başlayan sohbet genişlemiş, söz; yaşama ve yaşamla ilgili konulara kadar gelmişti. İnsan yaşamında istemesek de belirli zorunluluklar için ayrılan zamanların gerekliliği, ama her şeye rağmen bu zorunlu gerekliliklerin de insan yaşamından, yani başlangıçta verilen krediden harcanacağı, çocukluğumuz, öğrenciliğimiz, askerliğimiz, memuriyetimiz…. Hepsinin bu kredi hesabına dahil olduğunu anlatıyordu.

İşte tam bunları anlatırken; sol elinin son üç parmağını kapatıp, açık olan yedi parmağı ile her iki elini yukarıya kaldırdı. Sevgili dostum Erol Bey. O araba da bulunan ve yaşları birbirine yakın olan bizlerin durumunun özeti.

Yaşanacak son iki “on” yılımızın kalmış olabileceğini, bundan da çok emin olmamamız gerektiğini de anımsatarak....

Yeni bir yıla giriyoruz. Ben sağ elimi çoktan yumruk yaptım. Sol elimdeki kaç parmağımı açabilirim? Bilmiyorum. Ama geride kalan yıllarım kaç parmak hesabına uyarsa uysun; öncelikle kalan süremi mutlu, yararlı ve üreten bir insan olarak sürdürmek istiyorum.

Tüm MB Okurları/ Yazarları kaldırın ellerinizi yukarıya, kapatın sonra yaşanmışlıkları, kalan açık parmaklar kredinizden geriye kalanlar. İşte o geriye kalan yıllarınızın değerini bilin lütfen..

Not: MB Yazarı değerli dostlarımdan, pek çok yeni yıl kutlaması mesajı aldım. Çok teşekkür ediyorum. Ben biraz işin kolayını seçiyorum sanırım. Kutlamayı buradan yapıyorum. ( Kredim size göre bir hayli azaldı) Tüm MB ailesi’nin Yeni yılını kutluyor, sağlık ve mutluluk dileklerimi gönderiyorum. Saygılarımla..

Unutmayın1: THK Yangın Uçağı alım kampanyası için, tüm operatörlerden yangın yazıp, 3919’a gönderin. Bedeli 6 YTL’dir. Ülkemize katkısı, yemyeşil ormanlar.

Unutmayın2: Bir Cumhuriyet Kurumu olan THK’na üye olun. Rejime ve Cumhuriyet kazanımlarına sahip çıkmanın bir yolu da, rejimin ve Cumhuriyetin kurumlarına sahip çıkmaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne kadar güzel anlatmışsınız sol elin kalan bir kaç parmağı sadece ömrümüz ve anı yaşamak en önemlisi. Mutlu, huzurlu ve sevgi dolu yıllar Sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 01.01.2016 11:34
Cevap :
Meral Hanım, çok teşekkür ederim. Yıllar önce yazılmış bir yazıydı. Facebook'un anımsatması ile yeniden paylaştım. Ben de size mutlu ve sağlıklı bir yıl diliyor, saygılarımı gönderiyorum.  01.01.2016 11:40
 

Durumu Ankara'ya ilettim. Çünkü tüzüğe göre bir ay içerisinde cevap verilmesi gerekiyordu olumlu ya da olumsuz. Buna da uyulmadı. Ankaranın şbye gönderdiği yazıya istinaden şb den bana cevap geldi Kabul edilmediniz diye. Olsun ben yine de THK için çalışacağım. Şb başkanı yine "sen kim oluyorsun da böyle organizasyonlar yapıyorsun?, benim iznim olmadan burada kuş bile uçuramazsın." Diyecek. Ama ben evimi bile ipotek edip kredi çekip microlight alacağım. Ve memkeletimizin semalarında uçacağım. Ve kanadına THK ve Gökçen Havacılık'ın logolarını yapıştıracağım. Ve kurumun model uçaklarını satmaya, pilotaj eğitimini vermeye devam edeceğim. THK'nun yine tanıtımını yapacağım. Atamızın dediği gibi "İSTİKBAL GÖKLERDEDİR." Gökyüzümüze sahip çıkamazsak toprağımıza sahip çıkamayız ki. Saygılarımla.

MURAT GÖK 
 31.12.2010 14:10
 

Merhaba Talip Bey. Gerçekten çok güzel bir noktaya temas etmişsiniz. Ben 2009 yılında THK Gökçen Havacılık'ın Akşehir bayiliğini aldım. Daha önce uğraştığım sektörü bıraktım. Kendimi havacılığa adadım. THK gerçekten çocukluğumdan bu yana en çok sevdiğim kurumdur. Bugüne kadar geçen sürede rc model uçak rehber öğretmen pilot sertifikası aldım. Artık memleketimde içinde havacılık aşkı olan kişilere havacılığı, THK'nu ve gelecekte seçebilecekleri pilotajlık mesleğini tanıtmam için bir engel yoktu. Ama ben öyle zannediyormuşum. Rehber öğretmenler şb ye veya havacılık kulübüne üye olmaları gerekiyor. Ben de memleketimizdeki THK şbsine üye olmak istedim.Ama kabul edilmedim.Neden mi? Bir yıl içerisinde geçmişte Ata'mızın bile geldiği Akşehir Hava üssünde ve şuanda atıl durumda olan THK Akşehir Alanyurt pistinde şenliklerimizde microlight uçuşu organize ettiğim, THK ' nun sadece deri toplama merkezi olmadığını gösterdiğim ve havacılık sektöründe rant sağlamak isteyenleri rahatsız ettiğim için.

MURAT GÖK 
 31.12.2010 13:59
 

yazının girişi çok etkileyiciydi. yazı da hoş.. MB'de gerçekten birçok yazıda THK hakkında epey aydınlatıcı bilgi aldım ve daha da bilinçlendiğimi itiraf etmeliyim. Ancak ben, THK'ya üye olmayı ve yardımı desteklerken bu tip cumhuriyet kazanımlarımızın yanında hemen "rejim"le ilgili kaygının belirtilmesinin bu kurumlarımızın halktan uzaklaşmasına neden olduğunu düşünüyorum. Çünkü "rejim" siyasi bir söylem ve halk bu söylemin gerçek manasından ziyade ezber kullananlara karşı bir alerji içinde. Bunu siz de gözlemlemisinizdir. Lütfen beni yanlış anlamayın. Benimki de çok okuyan, düşünen ve gözlemleyen bir eğitimci hassasiyeti... Size mutlu, sağlıklı ve başarı dolu nice yıllar diliyorum. Selam ve saygılarımla..

murat ertaş 
 06.01.2008 9:54
Cevap :
Sayın Murat Ertaş, Yazı hakkındaki güzel düşünceleriniz için teşekkür ederim.Cumhuriyet kazanımlarından yana olmak, günümüzde önemli bir aydın sorumluluğudur. Rejimle ilgili kaygı duyuyor olmak halktan uzaklaşmak değil halkla bütünleşmektir. Uzaklaşılan birilireri yok mu? elbette var. Ama onlar rejim karşıtları. Ben konuyu böyle algılıyorum. kanımca, okuyan, düşünen ve gözlemleyen hassas eğitimcilere düşen bir görevde konuyu bu açıdan görebilmek ve "ezber bozduğunu" söyleyenlerin karşısına gerçek birer Cumhuriyet savaşçısı olarak karşı durabilmektir. Saygılarımla..  07.01.2008 11:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 182
Toplam yorum
: 1287
Toplam mesaj
: 348
Ort. okunma sayısı
: 2360
Kayıt tarihi
: 29.01.07
 
 

10 Kasım 1954 tarihinde doğdum. Sosyal Hizmet Uzmanıyım. Pilotum. (ultralight licence no:151)..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster