Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '12

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
279
 

Mutluluğa ve başarıya koçluk

Huzurun ve Mutluluğun Kıymeti

Bir padişah acemi bir köle ile gemiye binmişti.  Köle hiç deniz görmemiş,  gemi yolculuğu yapmamıştı.  Ağlamaya, inlemeye başladı. Tir tir titriyordu. Avutmak için çok uğraştılar, ama bir türlü sakinleşmesini sağlayamadılar.

Gemide bulunan yaşlı bir adam;

- Müsaade buyurursanız ben onu sustururum, dedi.

Padişah da,

- Lütfetmiş olursunuz, diyerek izin verdi.

Yaşlı adam emreder ve köleyi denize atarlar.  Köle birkaç kere suya batar çıkar. Sonra yakalayıp gemiye tekrar çıkartırlar. Bu olay üzerine Köle bir köşede uslu uslu oturmaya başlamış oldukça sakinleşmiş.

Yaşlı adamın yaptığı iş Padişahı hayrete düşürmüş

……………………………………………

Yaşlı adamın yaptığı iş Padişahı hayrete düşürmüş olduğundan

- Bu işteki hikmet nedir? diye sormuş. Yaşlı adam cevap vermiş:

Köle evvelce suya batmayı tatmamıştı. Gemideki selametin kıymetini bilmiyordu. İşte huzur ve saadet de böyledir, bir felaket görmeyen kimse, içinde bulunduğu mutluluğun kıymetini bilemez.

 

Son olarak benim çok anlamlı bulduğum, sizlerin de mutlu olmasını sağlayacak bir formülü daha paylaşacağım.

Bu yolda ‘İçsel Disiplini Sağlamak’ adına..

Anthony Robbins diyor ki;

“Tembel insan yoktur. Sadece kendine esin kaynağı oluşturacak kadar güçlü esin kaynağı olmayan insanlar vardır.”

Yolcu Taşıyan Mutlu Kayıkçı 3

Yıllarca önce Amerika’nın Mississippi Nehri’nde de, nehrin bir yakasından ötesine yolcu taşıyarak geçimini sağlayan yaşlı bir kayıkçı,  kayığındaki küreklerden birine ‘İNANÇ’diğerine ‘ÇALIŞMAK’ yazmış. Bunu sebebi sorulduğunda kayıkçı derin bir nefes almış ve;

………………………………

Arkadaşlar, İçsel disiplinimizi sağlamak; başarımız için gerekli olan disiplindir. Yaptığımız ve yapmak zorunda olduğumuz işleri iki şekilde yaparız.

Ya onları siz yaparsınız ya da işler kendilerini size yaptırırlar. Zor da olsa işinizi zevkle yapmak istiyorsanız, yapan siz olmalısınız.

İdrak etmek iradeli olmanın temelidir. Kendiniz için belirlediğiniz doğruların, olması gereken doğrularla çatışması halinde ortada bir sorun var demektir.

Yapmanız gerekenlerle yaptıklarınız arasında bir uçurum varsa, önce iç disiplinimizi geliştirmemiz gerekliliği sinyalleri çalışıyor demektir.

Eğer;  Sorumluluk almaktan kaçıyorsanız,   Konsantre olamıyorsanız,                                                               Kaygılarınız sizi kontrolleri altına alıyorsa,   Yaptığınız işi sevmiyorsanız,                                                                                      Kendinize güven eksikliği yaşıyorsanız,  Sürekli olumsuz düşüncelerin bombardımanı altındaysanız,                                  Genellikle işler sıkışıklığa geldiğinde harekete geçiyorsanız ,“İç Disiplininiz” ile ilgilenmeniz gerekiyor demektir.

 İçsel anlamda disiplini güçlü hale getirmek için bütünlük oluşturmanız gerekir.


Eğer bir şeyi başarmak istiyorsak, o şeyle ilgili gerçek anlamda bir isteğiniz ve sebebiniz olmalıdır. Sebeplerimiz bizim güçlü hale gelmemize yardımcı olurlar.

§ Planımız yoksa işlerimizle ilgili sonuç alma zamanımız belirsiz demektir.

“Belirsizlik başarının zehridir.”

 

(Mutluluğun formülü)

*“Davranışlarınızı değiştirmek için duygularınızı,

duygularınızı değiştirmek için düşüncelerinizi,

düşüncelerinizi değiştirmek için durumunuzu değiştirin.

Bunları yaptığınızda mutluluğu garanti etmiş olursunuz.” *

 

-Mutluluğa ulaştıran başarının hazzını yaşamak için lütfen ısrar etmeyi öğrenin ve ısrarcı olun.

-Çevrenizde başarmış ve mutlu olmuş taktir ettiğiniz insanları örnek alın ve davranışlarını inceleyin.

-Kendinizi duygusal açıdan güçlendirmek istiyorsanız, sadece ve sadece kendinizle yarışın. Kendi gelişim, değişim ve başarılarınızla mutluluğu yakalayın. Böylece kıskançlık duygularından uzak olur ve kendinizi tam olarak başarının hazzına odaklarsınız.

-Sadece ve sadece şimdiye “an” a odaklanın. “An” ın tadını çıkarın. “An” da yapmanız gerekenleri yapın. Böylece zihninizin siz daha çok motive ettiğini ve geliştirdiğini göreceksiniz.

-Kendinizin ısrar yeteneğini geliştirin. Eğer ısrar yeteneğiniz yeteri kadar gelişmezse o zaman onun üzerine bina inşa etme şansınız olmaz. Çünkü güvenli ve sağlam olmaz. Her an en küçük bir sarsıntıda yıkılır.

-Alt yapıya esir olmak istemezsiniz, öyle değil mi? Mutluluğu beraberinde getirecek Başarının hazzı için alt yapınızı,  ısrar yeteneğinizi üst boyuta getirin ve harika sonuçların sizi beklediğini görün. Bunu hak ediyorsunuz ve buna hakkınız var.

YA EĞER, Mutluluktan uzak bir yaşamla yetinmiş olsaydık, bu bizim yaşantımızda ne gibi olumsuzluklar yaratırdı hiç düşündünüz mü?

Lou Holtz diyor ki;

“Yetenek neyi yapabildiğinizdir. Motivasyon, yapmanızı sağlayandır. Tavır ise ne kadar iyi yapacağınız belirler.”

………………………Yolcu taşıyan mutlu balıkçı derin nefesin sonunda cevap verir;

“Nehri karşıdan karşıya geçmek için iki küreğe de ihtiyaç var. Çalışmaksızın inanç ve inançsız çalışmak sizi bir dairede döndürür durur. Hayat yoluna tek kürekle çıkmakla, nehri tek kürekle geçmek arasında fark yoktur. Bu tek yönlülük sizi mutsuz kılar ve hiçbir yere gidemezsiniz” demiş.

 

Mutluluğa Giden Yolda, Bireysel Mükemmelliğe Ulaşmanın Aşamaları;

  • Daha Çok Düşünmek
  • Daha Çok Plan Yapmak
  • Daha Çok Denemek
  • Daha Çok Öğrenmek
  • Daha Çok Israr Etmeniz gerekiyor.

Konuyu, gerçekten yaşanmış ve tarihsel kayıtlara geçmiş olan bir başka yönüyle mutluluğu yaşayan tarihsel şahsiyetlerin başından geçmiş bir olayı paylaşarak kapatmak istiyorum.

Avrupa da Muhteşem Süleyman olarak ün yapmış olan Kudretli Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman bir gece bir rüya görür. Uyandığında rüyasında Hz. Muhammedl (A.S) ile birlikte beraber bir gezinti yaptıklarını ve Peygamber Efendimizin padişaha bir tepeyi göstererek özellikli bir camii ve külliye ve imarethane inşaa etmesini istediğini hatırlar..

  • Kanuni Sultan Süleyman bu rüyanın mutluluğu ve etkisiyle sabah erkenden Mimar Sinan’ı yanına çağırtır ve hiçbir şey söylemeden bu günkü Süleymaniye Camii Külliyesi ve İmarethanesinin bulunduğu  tepeye birlikte giderler. Padişah Mimar Sinan’ dan şu kadar kubbeli, etrafı şu kadar burcu duvarlarla örülü büyük bir camii külliye ve imarethane yapmasını emreder. Yapışacak eserin özelliklerini de saymaya başlar ancak bir ara rüyasında bazı ayrıntıları tam olarak hatırlayamadığını fark eder. Mimar Sinan devreye girerek külliyenin şurası da böyle olsun mu, bura dada şu olsun mu?  Diye sorar. Padişah çok şaşırır. Tıpkı rüyasında peygamberimiz tarafından söylenen özellikleri sıralamaktadır. Sen nereden biliyorsun bu ayrıntıları diye sorar ve rüyasını Mimar Sinan’a anlatır. Mimar Sinan padişaha şöyle cevap verir. Siz bu tepeye rüyanızda efendimizle birlikte geldiğinizde ben de hemen arkanızdaydım haşmetli padişahım der. Bunu duyan padişahın mutluluğu bir kat daha artar. Şimdi o tepede Mimar Sinan’ ın Muhteşem eseri Süleymaniye Külliyesi yüzyıllardır dimdik ayakta durmaktadır. İşte başka bir mutluluk duygusu ve tablosu.. **

 

Hikayeler:

*M.Kılınç Nlp Lideri

**Trt 1 Süleymaniyede İftar Proğramından  Alıntı..

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 59
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2228
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

1997 Hacettepe Üniversitesi mezunu sosyal hizmet uzmanıyım. Pozitif Psikoterapi, Aile ve Evlilik ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster