Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Nurettin Erdoğan Yönetici

http://blog.milliyet.com.tr/nurettinerdogan

07 Temmuz '16

 
Kategori
Gelenekler
Okunma Sayısı
128
 

Mutluluğun, huzurun sihirli anahtarı tek bir sözcükte gizli ; "Merhaba"

Mutluluğun, huzurun sihirli anahtarı tek bir sözcükte gizli ; "Merhaba"
 

Bir Merhaba, tüm yolları açar


Bayramlar, birlik ve beraberliğin, neş'enin , güvenin, dostlukların pekiştiği, herkesin birbiriyle kaynaştığı, yolda giderken, alışveriş yaparken selamlaşmanın, güleryüzlülüğün tavan yaptığı günlerdir. Bir yere girerken, bir yerden çıkarken merhaba, iyi bayramlar diyerek selamlaşmanın en yoğun yaşandığı günlerdir.

Anadolu'da hala var olan selamlaşmanın, şehire inmiş halidir bayramlaşmalar.
Anadolu'da bir topluluğa girildiği zaman , giren kişi, topluluğa genel olarak Selam verir; Selamünaleyküm, iyi günler, hayırlı akşamlar v.b... der, toplulukta olanların hepsi de selamı alırlar ve gelen kişiye yer gösterirler.
Gösterilen yere oturan misafire, en yakınındaki insandan başlamak üzere tek tek misafirin gözlerinin içine bakarak "Merhaba" derler. Gelen kişi de aynı şekilde her birinin gözlerinin içine bakarak "Merhaba" der.

Çocukluğumda benim çok tuhafıma giderdi bu durum. Yahu neden herkes "Merhaba" diyor ; derdim.
Bu bir seremoni olarak orada bulunan herkes tarafından söylenir.

Sonradan öğrendim ve yaşadım ki, güler yüzle söylenen bir "Merhaba" insanın içine bir güven duygusu veriyor. Meğer "Merhaba"nın manası, "Benden Sana Zarar Gelmez" demekmiş...

Hakikaten o seremoniden sonra insana bir güven duygusu geliyor; öyle ya, herkes bana Merhaba dedi. "Ben burada güven içindeyim" duygusunu içinizde hissediyorsunuz.

Oradakilerden birisi size "Merhaba" demezse, şüphe içinde kalıyorsunuz. Bana neden selam vermedi? Benden hoşlanmadı mı? Ben girerken ters birşey mi yaptım da bana "Merhaba" demedi diye düşünmeye başlar ve rahatsız olursunuz.

Bir tek kelime ile insanların sevgisini kazanmak, dünyanın hiç bir ülkesinde yoktur.

Gelen kişiye hali , ahvali sorulur. Uzaktan geliyorsa , karnınız aç mı, tok mu diye sormadan geçilmez.
O toplulukta kavga olmaz, o toplulukta huzur olur, mutluluk olur. O toplum sağlıklı olur.
Çünkü o toplulukta stres yoktur. Stresin olmadığı vücuda, hastalık kolay kolay giremez.

Büyüklerimiz bize şunu öğretmişlerdi; evladım, bir toplulukta bulunuyorsan, iki şeye dikkat etmelisin diye nasihat verirlerdi. Birincisi din, ikincisi Siyaset... Bu ikisi hakkında bilmediğin bir konuda konuşma... Çünkü tüm kavgalar bu ikisinden çıkar derlerdi.

Şu Facebook, yada sosyal medya çıktı çıkalı, insanlara bakıyorum da, iki kelimelerinden birisi ya din, ya da siyaset ... Meğer bu ülkede ne kadar çok din adamı, ne kadar çok siyasetçi varmış...

Sonra insanlarla konuştuğumda herkesin birbirine attığını söylüyorlar. Küfürler, havada uçuşuyor. Herkeste bir gerginlik, herkeste bir huzursuzluk... Dolayısıyla stres diz boyu...

Oysa Bayramlarda olduğu gibi herkes birbiri ile selamlaşsa, Anadolu'daki gibi herkes birbirine, benden sana zarar gelmez manasında "Merhaba" dese, ne kaybederiz?
İnanın bu ülkede, bu toplumda, kavgalar olmaz. Stresten kaynaklanan mide krampları oluşmaz. Kalp krizi geçirme seviyesi daha da azalır. İnsanlar daha Mutlu olurlar. İnsanlar tedirgin de olmazlar. Yüzlerde tebessüm artar. Şirketlerde, fabrikalarda üretim artar. Esnaf, kapısından içeri giren müşterisini daha bir güleryüzle karşılar. Güleryüzle karşılanan müşteri daha güvenle alışverişini yapar. İnanın ülke ekonomisine bile yansır bu durum...

İnsanlar birbirinden tedirgin olmazlarsa, terör olayları bile kesilir . Çünkü terörün beslendiği tek kaynak, insanların tedirginliği, insanların birbiri ile atışması, birbirleri ile kavga etmeleri; yapmak istedikleri bu çünkü...

Burada da insanlar birbiri ile yek vücutsa eğer, terörün de morali bozulur.
Morali bozuk olan insan üretemez çünkü.
Morali yerinde olan insanlar daima üretir. Üreten ülkeler, ekonomide daha çok söz sahibidirler.

O halde buradaki sihirli kelime "Merhaba" dır.
Bu kadar zor mudur bir "Merhaba" demek?
Bu duygu ve düşüncelerle, sayfamdaki tüm dostlara, arkadaşlara, tanıdığım, tanımadığım tüm insanlara ; dağlara taşlara kuzulara kuşlara, denizlere, ırmaklara coşkuyla "MERHABA" ...

Sevgiyle kalın, Sevgide kalın, Rotanızı Sevgiden başka hiç bir yöne çevirmeyin, bir tatlı tebessümümüzü ve bir içten "Merhaba"mızı esirgemeyelim birbirimizden.. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 534
Kayıt tarihi
: 31.05.16
 
 

Kabataş Liseli olan Nurettin Erdoğan, ömür boyu eğitime inanan bir yönetici. Küçük yaşlarda girdi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster