Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Nisan '11

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
572
 

Mutluluk – Mutsuzluğa karşı

Mutluluk – Mutsuzluğa karşı
 

Sevgili Blog Dostları,  


Gelin bugün mutluluk olgusunu, nelerden nasıl ve ne kadar mutlu olduğumuzu konuşalım. Mutluluk’dan bahsederken, mutsuzluk nedir, nasıl yaşarız ondan da bahsedelim. 


Bizleri mutlu eden şeyler nelerdir, örneğin soğuk bir kış gecesinde evlerinizde kalorifer ya da soba yanarken, ve siz ickilerinizi keyifle yudumlayıp yemeğinizi yerken hiç sorun yoktur, yakıt olarak kullandığınız ısınma aracı sizi mutlu etmiştir, ancak kömür ocağında gece-gündüz çalışarak ve güçlükle geçinen kömür işçisi, ve daha kötüsü bir göçük altında yaşamı son bulan işçinin ailesi fertlerinin de aynı oranda mutlu ve sevinçli olup olmadığını tahmin edebilirsiniz. Aynı soruyu kot pantolon işçileri için de söylemek mümkündür, taşlama işçilerinden yüzbinlerce lira-dolar kazanan ünlü firmalar çalışanlarına ne kadar cömert davranmaktadır? Oysa bir reklamda herhangi bir ünlü mankenin üzerinde müthiş bacaklarla bizlere sergilenen pantalon ne kadar da tahrik edicidir değil mi? 


İşte bütün sorun burada, herkesin belli oranda mutlu olduğu bir dünya mümkün müdür, neden olmasın degilmi…
Yaşamımızın amacı mutlu olmak mıdır, mutlu olmak için nelere gereksinim duyuyorsunuz, sizleri mutlu eden herhangi bir nesne başkalarının mutsuzluğundan bir payda ile size sunuluyorsa neler hissedersiniz. Bir TV programını ya da bir filmi izlerken ilişkilerde aldatılan bir karı koca hikayesinde ortada yuva yıkan biri varsa her zaman lanetleriz, bu tepkiler normal, ancak aynı konumda mutsuz çalışanlardan bize sunulan bir ürünü bile bile kullanmak da son derece normal algılanıyor.
İnsan nesli bu konularda kendini hiç üzmez, üzülenler horlanır, yıpranır, düşünce bazında bile olsa yalnız kalırlar. 

Aslında vahşi yaşam koşulları biraz daha modern şekilde devam etmektedir, işte biz buna kapitalizm demekteyiz. işin sonu gelip mutlaka kapitalizme dayanır, önünde sonunda bir parçası olursunuz düzenin, direnirseniz zaten kaybedeceksinizdir. 

Bu yüzdendir, eski zamanlardaki paylaşımlardan kaynaklanan damağınızdaki tatları özlemeniz, bu yüzdendir yine, küçük bir simidi paylaştığınızda duyduğunuz mutluluğu anımsadığınızda gülümsemeniz, bu yüzdendir kardeslerinizle paylaştığınız eşyaları giydiğiniz zamanları düşündüğünüzde sevinç ve hüznü bir arada yaşamanız. 

Bilirsiniz ki o eski güzel günler o eski zamanlar da kalmıştır.
Şimdi sizlere sormak istiyorum, sevinen tarafdanmısınız, üzülen tarafa daha mı yakınsınız…. 

20 Nisan 2011
Ali Sami 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 452
Kayıt tarihi
: 24.12.10
 
 

Öncelikle merhaba. Bugün 24 Aralık 2010, ben de blog dünyasında yerimi aldım. Merhaba. Hepinize k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster