Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '07

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
996
 

Mutluluk adalarımız

Mutluluk adalarımız
 

Düşlerden geriye kalan sadece küçük mutluluk adalarımızdı. Dönüp de geriye baktığımızda ne kadar çok hayal kırıklığı ne kadar çok yanlış ne kadar çok umutsuz anlarımız vardı. Oysa biz hep güzel anlarda yaşarız geçmişimizi. Unutmak istediklerimiz hep üzüntüyle hayal kırıklığıyla hatırladıklarımızdır. Hatırlamak ve hiç bir zaman unutmak istemediklerimizse yaşadığımız mutlu anlarımızdır. Bu yaşadığımız mutluluklar bizim yaşantımızın mutluluk adalarıdır.

İçinde genellikle sevgiler, aşklar ve dostluklar vardır bu adalarımızda. Bazen de başarılarımızın tatlı yorgunluğu kalkmıştır zihnimizde.

Oturup düşlediğimizde en çok aşklarımız çalar kapıyı sevgiliyle içilen bir bardak demli çay, bir fincan kahve sahildeki pastane de denize nazır, ya da bir kadeh şarap içinde tüm hüzünlerin tatile yollandığı. Sonra düşlediğin her yerde sevgiyle sarılışın sevdiğine. O düşler ki ömrümüzün baharıdır yaşanan en mutlu zamanlardır sevgiye doyulmadan. Belki bir denizdeki martılara attığın bir simit parçasıdır o andaki mutluluk. Ya da sevgiye yazılı iki satır yazıdır yüreğinin sıcağında.

Sonrasında sıcacık dostlukların uzun tatları kalmıştır yüreğimizin en kuytu köşesinde. O kuytuluklarda yaşanan anların tatlı mırıltıları. Bir akşam yemeğinde ki tatlı doyumsuz muhabbetlerin çağrısıdır mutluluk adamız.

Evlenip barklandığımız tüm zamanlar da en büyük mutluluktur belki kucağımızdaki küçücük bedeniyle ağlayan sessiz gözlerle bakan bir bir çift yürek elimiz aldığımız. Sonrasında ilk gülüşüdür belki ya da ilk öpüşü, kim bilir ilk adımıdır. Bazen çiziktirdiği kargacık burgacık bir resimdir ömür boyu saklanacak. Düşlerimizde ki ilk ve en önemli öpücüktür çocuğumuzdan aldığımız. Ve tüm sevgilerden farklı olarak en karşılıksız , yalansız, doyumsuz, sonsuz olanıdır çocuğumuza duyduğumuz sevgi. Kendimizden bile fazla sevdiğimiz.

Kaç defa yüreklerimiz ağzımıza geldi korkulu anlarda. Hiçbir oğlağın tren altında kalmaktan kurtulduğuna yürek çarpıntısıyla sevindiniz mi, en candan dostunuz kurtulmuş gibi. Oysa ne kadar kolaydır sevgiyle bakmak hayata insanları ve doğayı sevmek. Tüm canlılara saygıyla bakabildiniz mi ve bu dünyayı bizimle paylaştıklarına inandınız mı? Öyle ise akşamları yatarken sonsuz bir keyifle yatıyorsunuz.

Yoksa kendiniz hariç her şeyi düşman mı algıladınız? Eğer böyle algılıyorsanız hayatı, unutmayın ki kendinize bolca düşman türettiniz ve yatağınız da rahat uyuyamıyorsunuz demektir. Ne kadar çok severseniz o kadar çok sevilirsiniz, ne kadar çok nefret ederseniz o kadar çok nefret alırsınız.

Nefretiniz bolsa mutluluk adalarınız azdır, sevginiz bolsa mutluluk adalarınız boldur. Seçim sizin. Ben mutlu olmayı seçtim tüm zamanlarımda.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

:)Oldukça güzel bir yazı.Hep böyle pozitif kalmanı dilerim. Sevgiler

Esma KAHRAMAN 
 08.02.2007 23:44
Cevap :
çok teşekkür ederim.  09.02.2007 0:12
 

Mutluluk benzetmeniz çok yerinde olmuş. Adalar evet birbirinden bağımsız ve bir o kadar da ulaşılması zor. Amaç mutluluk olduğunda ne olursa olsun ağaçlardan sandallar yapıp kimseyi belki de beklemeden yalnız da olsak o adaya doğru küreği çekebilme gücümüzün olması. Yeter ki isteyelim yürekten. Teşekkürler anlamlı yazınız için, ben çok beğendim. Saygı ve sevgiler...

drgayemm 
 08.02.2007 21:20
Cevap :
iltifatınız için teşekkürler.  09.02.2007 0:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 147
Toplam yorum
: 383
Toplam mesaj
: 116
Ort. okunma sayısı
: 2639
Kayıt tarihi
: 01.07.06
 
 

Ziraat mühendisi ve iktisatçıyım. yatırım danışmanlığı ve kişisel gelişim konularında  Simurg Con..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster