Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mart '13

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
177
 

Mutluluk hak edene

Bir arkadaşımın yazısını okudum. Konu, yılın annesi ve yılın kadınlarıyla ilgiliydi. Arkadaşım, öyle güzel yorumlamış ve anlatmıştı ki, etkilenmemek mümkün değildi. Benimde, bu konuda bir katkım olsun istedim. Bu konuyla ilgili başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum.
 
Soğuk bir kış günüydü. Yağmur hiç durmadan, yağmaya devam ediyordu. Pencereden, yağmurun yağışını seyrediyordum. Dikkatimi, yaşlı adamın, yanında yürümeye çalışan bir kadın çekti. Sırtına bağladığı odunları, taşımaya çalışırken, bir yandanda, iki elinden tuttuğu çocuklarına, sahiplenmeye çalışıyordu. Çocuklar, oldukça küçüktü. Yağmurda yürümekte, zorluk çektikleri her hallerinden belliydi. Öylesine ıslanmışlardaki. Çocukların içler acısı haline kayıtsız kalamadım. Şemsiyemi alıp aşağı indim. Ben inene kadar onlar biraz ilerlemişlerdi. Arkalarından seslendim. Kadın, bana doğru döndüğünde gözlerinde korkuyu görmüştüm. Olduğu yerde durdu. Biz dedi izin aldık. Bunları atmışlardı, bende evde yakmak için götürüyorum. Ne demek istediğini, onlara yaklaştığımda anladım. Kadının sırtındaki odun değildi. Bizim, bahçeden çıkan çalı çırpıydı. Yok dedim, onun için durdurmadım. Gelin bizim eve. Çocuklar çok ıslanmış. Üşümüşler. Isının, kuruyun sonra gidersiniz. Yaşlı adamda, benim söylediklerim karşısında, durup dinlenmeye fırsat bulmuştu. Ayakta zor durduğu belliydi. Kadın şaşırmıştı. Ne yapalım, der gibi yaşlı adama baktı. Adam, olur der gibi bir işaretle eve doğru zorlada olsa yürümeye başladı. Kadın, sırtındakini indirmeden, evin kapısına kadar geldi. Adam bir sandalye istedi. İçeri, gelmek istemediği belliydi. Çocuklarla biz içeri girdik. Üzerlerinden sular damlıyordu. Üstlerini, çıkarmalarını söyledim. Kadın,  sular akan hırkasını, çıkardığında şaşkınlıkla ona baka kaldım. Hamileydi. Soyunma işlemi, bittiğinde, konuşmaya fırsat buldum. Kadın, otuz yaşında, ya var ya yoktu. Yaşlı adamın, ikinci kocası olduğunu söyledi. İnanamadım. Adam seksen yaşındaymış. Doğuda, ikinci evliliklerin hep böyle olduğunu anlattı bana. Üçüncü çocuğa, hamile olduğunu, durumlarının da iyi olmadığını ögrendim. Oldukça gururlu, akıllı bir kadındı. Uzun bir, sohbetin ardından ısınmışlardı. üstleride kurumuştu. Gitmek için izin istedi. Yaşlı adamıda, alıp gittiler.
 
Bu olayın, üzerinden bir ay geçmişti. Beni oldukça, etkileyen bu olay, unutulmaya yüz tutmuşken, bir gün kapım çalındı. Açtığımda, genç kadın ve çocuklarıyla karşılaştım. Oldukça zayıflamıştı. İçeri aldım. Kocasının aniden öldüğünü, doğumuna az kaldığını, kendini köye çağırdıklarını anlattı bir çırpıda. Köye giderse, tekrar yaşlı bir adamla evlendireceklerini de sözlerine eklediğinde, ağlıyordu. Bana yardım et dedi. Ben dönmek istemiyorum. Dönersem çocuklarımı, burada bırakmamı söylediler. Hangi anne çocuklarından ayrı mutlu olur dedi. Zaten ilk evliliğindeki, çocuğunu da, babasına bırakmanın, vicdan azabını yaşıyordu.
 
Düşündüm. Bu insan, iki çocuklu hamile bir kadındı. Yapabilecekleride sınırlıydı. İlk aklıma geleni yapmaya karar verdim. Eşimi, dostumu, arayıp, ev işine yardımcı bir kadın lazım olduğunda, bana söylemelerini rica ettim. Ve ilk iş olarak, bana yardım etmesini rica ettim. Ben ona, bazı şeyleride, öğretmek istiyordum. Benimle başlayan, iş hayatına başka müşterileride eklendi. Bir ay sonra, doğum yaptığında yanındaydım. Hatta doğan çocuğuna acil sünnet gerektiğinde ben kirve oldum. Biz, kaderin bir araya getirdiği, ayrılamaz dost olmuştuk. Çok azimli akıllı bir kadındı. Çocuklarını büyüttü. Okuttu. Abla, beni okutmadılar ben neler çektim elimden, geldiğince okutacam, onları diyordu. Kendini unutmuştu. Sadece çocukları için mücadele veriyordu. Zamanla, bıraktığı çocuğunu da yanına aldı. Zaman akıp gitti. Şimdi bir araya geldigimizde, hiç konuşmadan, uzun uzun yüzüme bakar. Ben, onun minnettarlığını gözünden, okurken, Bunları sen başardın derim.
 
Şimdi soruyorum size?
 
Yılın değil, yılların annesi kim sizce. Suya sabuna değmemiş eller mi. Yoksa hayatın yükünü sırtında taşıyan bu kadınlarmı. Kararı siz verin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

FilizHanım, mutluluk elbet hak edene. Suya sabuna değmeden geçen bir hayatın karşılığı kocaman bir hiç iken, hayatın yükünü çeken elbette mutluluk durağında mola verecektir... selamlar...

rukiye orhan 
 29.03.2013 22:17
 
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 34
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 395
Kayıt tarihi
: 06.11.12
 
 

İzmir'de doğdum.  Adana!da yaşıyorum. Evli ve iki çocuk annesiyim. Uzun zaman bir gazetede köşe y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster