Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
646
 

Mutluluk karantinası

Mutluluk karantinası
 

Bir mutluluk karantinası içinde kalsam hiç çıkmasam. Uzanıp yatıversem sereserpe.Şeyhi olsam hayatın. İki parmak çıtlatsam rüzgar havalansa, dolansa başımda efil efil.

Kaf dağının ardında değil; yanı başımda bitse "yaşamak buymuş bee! " dediğin.Bir kediymiş gibi okşasam da, mırıldansam sarman zaman içinde bulup bulup yitirdiğimi.


Yatsam kaygısız, yatsam kuştüyü günlerin döşeğinde;uyanmasam.

Bir an uykunun şeker yerinde aralayıp gözleri; oh neyseki daha çok varmış desem uyanmaya…

Yazın son demleri çökmüş her yana, ondan mı bu rehavet? Herkes Ağustos böceği aylaklığında. Var mı çalışkan karıncayı umursayan?

Ya ben...?

Kendine numarası kalmamış bir sihirbazım. Var yok dilimde bir hokus pokus.Yoktan var, vardan yokum.Ne ileri ne geri …Kimseler bilmesin durduğum yeri. Ayağı gazdan kesip, rolantiye bırakasım geldi kendimi. Ya da yıllar içinde yuvarlanıp kalayım istedim birinde.

Kaldığım yer, siyah önlük üstü beyaz yakalık zamanları...
Kara kalemle ak kağıda önce ve hep güneşi çizdim. İki de dağı...Arasından şırıl şırıl akıttım ırmağı.Üstünde asma köprüsü...İlkokul talebesinin hayat bilgisini resmetmesi üç öğeden ibaretti.Güneş, su, toprak... Ne iyi...!


Dönersek bu zamanlara, çok olmuş beyaz kâğıtlara güneşi çiziktirmeyeli.Şimdilerde kapılıp gidiyorum bahtımın rüzgarına.Gidiyorum... Mendil sallayanım da olmasın geride.
İstemem.

Şimdi ben kurulmaktan yalama olmuş cümlelerin yankısından çıkıp yeni kelimelere, anlamlara varmak, akışkanlığı belirsiz bir suyun üstünde uzaklara uzanmaya gidiyorum.

Gelirim elbet. Eylülde hüzünleri kucağımda bularak. Gelirim, sesime ses veren olursa…

Bir kaç günlüğüne yok saysın beni yaşamak telaşı, çelişkisi, ölümü,belirsizliği, kalp ağrısı, rutini...

Ben acemi sihirbaz, yalancı bir sihirle yok etmek için kendimi doladım dilime

Adra kadabraaa deyiverince

Bir avuç kül ve duman kaldı benden geriye.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Az önce okudum şu güzelliği... Birşeyler yazdım sana... internet ne bilirki dostluğu... sildi attı makina... Dedim ki... Keşke büyümeseydik... Büyünce masal anlatmıyor artık analar bize... Masal tadında okudum, çiçekten bir kalemle yazılmış satırlarını... Var ol!

yeşilsoğan 
 01.09.2007 16:57
Cevap :
Bak, aldı mı şimdi beni bi merak.Ne yazdı acep diyerekten...;) Çiçekten kalem mi bilmem ama bi karantinada olduğum kesin. Çıkasım da pek yok. ;) Bol güneş biriktiriyorum, bol mavi, bol yıldız... Yağmurlu günler için. Sevgiler ilgine, teşekkürler...  02.09.2007 12:39
 

Keder atının terkisinde gelir...Sen kafanın içini değiştirebiliyor musun, bir el şıklamanla, ya da abra kadabranla? Zaman, en büyük sihirbaz esasında. Günü gelince, küllerinden yeniden yaratır seni. Eylül ha geldi...ha gelecek. Sevgiler Deniz

Neşe İleri 
 31.08.2007 14:23
Cevap :
Öyledir? Kaçış yok.Böyle yaşamdan bi haber, çocuk edasıyla parmak şıklatmalar, adra kadabraa diye kendi çocuk oyunlarına dalmalar da birer yanılmasa.Şapkadan tavşan çıkmayacak elbet ama hayata nanik hep yapılacak.İnadına! .Gecikmeden dolayı kusura bakma.Sevgiler.  02.09.2007 12:36
 

mutluluk karantinası içinde yaşamını sürdürmeye bak, kaybolma hüzünlerin içinde.

Canan Öz 
 29.08.2007 23:05
Cevap :
Elbette, öyle olacak.Çok şükür bugüne;) Sevgiler, teşekkürler...  30.08.2007 11:51
 

Sanırım sana güzel bi tatil gerekli şimdilerde. Ortamın havasını değiştirmek gerek.

estastone 
 27.08.2007 8:33
Cevap :
Teşekkürler yOLcu...Tatil gelmeden Ağustos'ta grip geldi başa :) Gecikmeden dolayı kusura bakma.Sevgiler, selamlar...  28.08.2007 18:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 80
Toplam yorum
: 1401
Toplam mesaj
: 114
Ort. okunma sayısı
: 1637
Kayıt tarihi
: 02.12.06
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster