Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mart '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
826
 

Mutluluk Maskesi

Mutluluk Maskesi
 

Gecelerim,  gündüzlerim, uykum, uyanıklığım… Her şey kasvetli bugünlerde. Birikmiş acılar, içe akan gözyaşları aşmış sınırını ve geçmiş kırmızı noktasını. Patlamak ve atmak istiyor dışarı hepsini, kurtulmak istiyor tüm ağırlıklarından.

Bakıyorum geçmişime; hep hayal kırıklıkları, hep hüzün… Tartıyorum mutluluklarımla ikisini; kefesi ağır geliyor hüznün. Bir uçurum oluşmuş; düşersem o uçuruma kaybolurum zifiri karanlıklarında. Sınırındayım; uçurumdaki son kayadayım. Sallanıyorum; ufak bir rüzgar esse yuvarlanabilirmişim gibi uçurumdan, dayanıksız görünüyorum. Çürük, ezik, eksik…

Dışarıdan nasıl gözükürse gözüksün; biliyorum kendimi ben. Ne rüzgarlar geldi dayandım. Kayayla bütünleşmiş gibi kopmadım ondan. Yuvarlanmadım karanlığa. Bekledim tanın ağarmasını ve yitirmedim hiç umudumu. Biliyorum ki yitirirsem umudumu yutacak uçurum beni. Sonsuz karanlığı ile sarıp sarmalayacak kefen gibi bedenimi. Yaşarken öldürecek, öldürürken acıtacak, hırpalayacak beni. Direniyorum gücümün son haddesine kadar; ama nereye kadar dayanabilirim bilmiyorum…

Bir çocuk var içimde büyümeyen. Kimi zaman derdini anlatamayınca birilerine ağlayan. Kimi zaman nedensiz şeylere bile gülebilen. Bazen hayatı hafife alabilirken, bazen hayatın sanki tüm ağırlığı üzerindeymiş gibi hisseden.

Bir çocuk var içimde; eksik bir yanı hep. Büyürken hırpalanmış, yara almış her yerinden. Bir yarasını iyileştirmeye çalışırken, başka yerlerinden yaralar almış hep. Kan kusmuş bazen hayata; ama ertesi güne hep yeni bir umutla açmış gözlerini. Perdelemiş hüznünü gülen gözlerinin ardına, korkmuş biri anlar diye… Mutluluk maskesinin arkasına saklanmış hep.

Denemiş bazen olduğu gibi görünmeyi ve hissettiklerini yansıtabilmeyi. Ne zaman düşürse maskesini; yalnız kalmış. İyi gününde yanında olanlar, kötü günlerinde kaybolmuşlar. Ne ailesi varmış yanında ne de bir dostu. Yalnız, yapayalnız kalakalmış. Anlamış ki çıkmamalı o maske hiç; susmalı ve içinde yaşamalı her şeyini…

Gerçekten kendini anlayabilecek birini dilemiş hep. Ne hikmetse hiç olmamış dileği. Günlerce yas tutmuş, ağlamış… Herkes unut demiş ne olduğunu bile sormadan; kimileri ise sırtını sıvazlayarak boş sözlerle avuttuğunu sanıp onu, çekip gitmişler yanından.

O küçük çocuğun bir umudu var hala… Kurtarmak kendini o uçurumun kenarından ve yalan maskeden. Çünkü tükendiğini hissediyor artık; bittiğini. Yakılan bir sigaranın kalan izmariti gibi küçüklüğünde atmış küllüğüne umutlarını. Böylece kala kala elinde bir izmariti kalmış o umutlarının, bir de cılız bir ateşi… Korkuyor kopmaktan uçurumdaki kayadan. Pençesine düşmek istemiyor o uçurumun. Elinden gelebilen tek şeyi yapıyor şimdi. Ufak umut kırıntılarıyla kendini avutup açmak Allah’a ellerini ve beklemek gelecek olan güzel günlerini…

Abdülkadir Güler, Volkan Aktas bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Edebiyatla ilgin olduğu muhakkak.Ancak edebiyatın çok içindesin.Bu güzel aslında.Her ne kadar uçurumun dibinde olmasak da yazmak için önce düşmek,sonra düştüğün yerden çıkmak gerek. Neyse kafa ütülemek istemem :)

Volkan Aktas 
 04.03.2012 15:57
Cevap :
Ben de dediğiniz gibi düşündüklerimi kaleme döküp içinde bulunduğum durumdan çıkmaya çalışıyorum. kafa ütülemek değildir yaptığınız yorumlar kesinlikle. beni yazmaya daha çok teşvik eden şeyler...  05.03.2012 1:27
 

İksitat okuduğuna emin misin ? Edebi metinlerin baya iyi. Hoşuma gitti...

Volkan Aktas 
 03.03.2012 18:37
Cevap :
Teşekkür ederim :) Evet iktisatçıyım ama bu edebiyata ilgili olmama engel teşkil etmiyor :)  03.03.2012 20:55
 

Evlat diye başlamak istiyorum.Çünkü senden bir yaş büyük bir kızım var. Yazdıklarını okudum. Tam 30 yıl önceye gittim. Bittiğimi sandığım, adeta bir kapnana ile sıkıldığımı sandığım, adeta boğulduğumu sandığım günler aklıma geldi. Hüzünler zaman zaman mutluluklar. O gün böyle idi. Bugün mü o günlerin pişirdiği, olgunlaştırdığı insan. O gün senin gibi son kurtuluş için Allah(c.c) a el açmışken, bugün ise gerçek dost senin Yarab diyen ve o gerçek dostu bulan kişi. Bil ki gerçek dost Allah(c.c) tır. Uçurumun kenarında değilsin evlat, çıkan yolun adeta başındasın, yol biraz taşlık ve kayalık. Bazen ayağımız basarken acır,bazende dengemizi kaybettiğimizde elimiz kayaya değer acır ve bazen kanar Ama biz o yokuşu çıkarız. Biliriz ki kayalar ileride düzelecek denizden esen meltemin kokusu adeta ruhumuzu ısıtacak. Sadece biraz cesaret bir adım ve yine bir adım. Ne dersin evlat..

hssensoz 
 03.03.2012 17:54
Cevap :
Öncelikle bu kadar içten hitap ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Yaşım küçük ama büyük kayıplar verdim ve zor şeyler yaşadım. Ama dularımla ve çabalamalarımla her birinin üstünden gelebildim. Biliyorum ki herkes bir şey ile sınanır bu hayatta. Önüme çıkan zorlukları bu düşünceyle aşabiliyorum sadece ve biliyorum ki her tünelin bir çıkışı vardır. Ve her kötü şey bir iyiye hazırlar insanı... İşte bunlar ayakta tutuyor her şeye rağmen beni...  03.03.2012 21:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 1011
Kayıt tarihi
: 25.02.10
 
 

19 Mart 1990 İstanbul doğumluyum. Uludağ Üniversitesi İktisat öğrencisiyim. Kitap okumayı seven, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster