Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1766
 

Mutluluk nedir? Nasil mutlu olunur?

Mutluluk nedir? Nasil mutlu olunur?
 

Gecen gece, bir TV kanalinda Protecting the King(Elvis Presley'i korumak) adli yari melodramik bir filmi izlerken, yillarca oncesine goturdu beni gorduklerim.
Elvis Presley, benim cocukluk idolum, bir efsane, gercek bir Amerikan tarzi yasam basarisinin sembolu idi. !977 yilinda evinin banyosunda, yuzu koyun yatarken bulundugunda, boyle bir ilahin nasil olupta yalniz, birbasina, korunmasiz olup gittigine sasirip kaldigimi hatirliyorum. Onun hakkinda, ingilizce cikan dergiler, kitaplar, yetmedi, almanca yayinlar da dahil butun dergileri almaya, okumaya calistigimi, bu dergileri bir duzene sokmak isteyen annemi, nasil azarladigimi hos bir ani olarak hafizamda sakli tutuyorum.

Okuduklarimdan, (bilhassa, ex-esi Pricilla, kuzeni David Stanley, ex-korumalari Frank kardesler ve Joe Esposito' bve ozel doktoru Nikopulousun anilari!) bana, Elvisin babasi Vernon Presley'a hesap sorma yetkisini bile tanimis ve kendisine yazdigim mektupta; Elvisin, neden bu kadar zengin ve taninmis bir ilahi idol iken, ayni zamanda bir o kadar mutsuz ve yalniz olmasina ve olup gitmesine izin verdigini sorgulamistim.

BIRKAC HAFTA SONRA PRESLEY ANTETLI BIR ZARF ALDIGIMDA O, cocuksu ve saf sevincli halim, annemin sasirmasina ve zarfin student exchange programindan geldigini sanmasina neden olmustu! Zarfin icinde, Vernon Presley imzali iki sayfalik bir mektup, bir Presley ailesi antetli taziyet karti, ve birde Vernon Presleyin ozel basin danismani ve ikinci esi Dee'dan gelen bir yazi eklenmisti..

Orada, Elvisin yalniz ve mutsuz olmedigi, artik tanrinin yaninda ve hizmetinde olduguna ve kalb krizinden oldugu geceki olaylarin yasanmisligi aktarilmisti. (bu zarf ve icindekiler hala benimle beraber birer Presley anisi olarak yasiyorlar!)

Ama, bana Vernon Presley'in Elvisin mutlulugu uzerine yazdiklari ile hayati hakkinda okudugum yazili medya ve gorsel medyada anlatilanlar tam bir celiski icindeydiler.

Ne yazik ki, cogumuz surekli olarak mutlulugumuzu erteleyip duruyoruz belirsiz bir gelecege kadar....Belki bilincaltindan, belkide yasadigimiz ulkeden dolayi, hep 'birgun mutlu olacagim" diye avutuyoruz endimizi..

Onumuzde hep bir engel vardir, asip gitmemiz gereken, su okulu, bu universiteyi bir kazansam, bir bitirseme donusur durur, ilk isimizin hep iyi bir sirkette ve onemli bir mevkiye yukselebilecek pozisyonlarda olmasina dikkat ederiz, terfi ve daha bol kazancli bir hayat dusleriz, ardindan iyi bir kiz/erkek , aile cevresi genis, sosyal iliskileri dengeli ve kuvvetli bir cevreden olsun isteriz evlenmeyi dusundugumuz adayi, sonra! cocuk ozlemi baslar aile icinde, kimimiz sanslidir bu konuda ve sira, o cocuklarin buyumesine, iyi bir okula baslamasina kadar uzar gider. Ama, mutlu olma kosullarimiz hic bitmez. yeni bir araba, ev, ofis, arasira cikilan tatiller, ve bunun gibi daha bir suru sey......

Oysa, unuttugumuz bir yasam var akip giden, aslinda mutlu olmak icin bu zamandan daha iyi bir zaman yoktur, varsa, ne zamandir? Omrunuz hep engelleri koymak ve asmakla gececektir.En iyisi, bunu oldugu gibi kabullenmek ve buna ragmen mutlu olmaya karar vermektir.

Alfred D'Souza mutluluk konusuna su sekilde yaklasmistir; " Uzun bir zaman boyunca bana hayatim, yani, gercek anlamda hayatim hep yakinda baslayacakmis gibi gorunurdu. Ama, onumde hep odenmesi gereken faturalar, cozmem gereken sorunlar, yarim kalmis bir is, memnun etmem gereken bir cevre cikiveriyordu... Hayat butun bunlar tamamlandiktan sonra baslayacakti.Neden sonra gercegi kavradim ki, bu onume cikan engeller yasamimin kendisi idi!!!!"

Dolayisiyla, aslinda Elvis Presley'in bile mutlu olamadigi, kendisini yalniz hissettigi bir dunyada, mutluluga giden bir yolun olmadigi, mutlulugun o yolun kendisi oldugu gercegini kabullenirsek eger, bu yolda karsilasabilecegimiz engellerin sayisinin, bizi o oranda mutlu ya da mutsuz kilacagini soyleyebiliriz sanirim.

Saglicakla ve mutlulukla kalin,

LKing

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tam Elvis' in şarkısı ile başlayan bir yazı yazıyorum dün vew bugün sizin yazınızı görüyorum tesadüfen. Mutluluk biraz yoldan biraz da paylaşmaktan geçer bence...

Mezopotamya Prensesi 
 10.01.2008 9:35
Cevap :
Merhaba, Evet, gercekten hos bir tesaduf olmus.Yazimda da belirttigim uzere, Elvis'in hakkinda yazili ve gorsel medyada o kadar cok dokuman bulup okudum ki; sanki, aileden birisi gibiydi o. Filmi gorunce, birden mutlu olup olamamanin kisinin kendi benligi ile ilgili oldugunu, dunyanin en sevilen sahsiyetide olsaniz, kendi kucuk dunyaniz icerisinde bir basiniza oldugunuz ve mutlulugun yada mutsuzlugun kendi icinizde yeserdigini dusundum. Elvis'in dedigi bir soz var;" Eger, sarki soyleyip durmasaydim bu yollar hic bitmezdi." Sevgi ile kalin, LKing  14.01.2008 10:26
 

merhabalar, ben de çocukluğumdan beri sıkı bir elvis dinleyicisiyim, gerçi ben doğduğumda kendisinin ölümünün üzerinden tam sekiz sene geçmişti ama olsun … bahsettiğiniz mektup beni öyle heyecanlandırdı ki anlatamam, gerçekten çok şanslısınız ne diyeyim... keşke elvis hayattayken de ona bir mektup yazsaymışsınız, bu sefer cevap bizzat kendisinden gelirdi sanırım, çünkü biliyoruz ki, Elvis hayranlarının mektuplarını hep cevaplardı... değil mi?.. sevgiler... http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=85239

solaristebirkedi 
 09.01.2008 16:27
Cevap :
Merhaba size, Epey bir Elvis LP koleksiyonuna sahibim.Ayrica Amerikada, doldurdugum bazi video cekimleride var stokta. Ama bence Elvis'i kitlelere mal eden onun davranislari, ictenligi, tarzi ve cocuksu ifadesidir. Amerika, muzik dunyasinin beyni bir ulkedir ve oradan yuzlerce meshur sarkici cikmistir ama, bugun, Elvis gibi her daim hatirlanan ve ozlenen bir baska "entertainer" daha yoktur. Elvis yasarken ona yazmak hic aklima gelmedi, oldukten sonra yazilip cizilen o kadar cok dokuman okudum ki, babasindan hesap sormak istedim.Cunku, o, artik ailesinin degil, toplumun maliydi ve ziyan oldu. Evet, sansli addedebilirim kendimi, cunku; cok ozel seylere sahibim ve bu ayricalik bana gurur veriyor. Sevgiyle kalin, LKing  14.01.2008 10:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 768
Kayıt tarihi
: 09.04.07
 
 

Merhaba blog arkadaşları, Doğma büyüme İstanbulluyum, ama bununla son zamanlarda iftihar etmek zor..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster