Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Temmuz '08

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
941
 

Mutluluk Zülfü Livaneli

Mutluluk Zülfü Livaneli
 

Mutluluk - çok karmaşık duygular içinde okudum;

Zaman, zaman daraldım sonra tebessüm ettim, şaşırdım, hüzünlendim, kaygılandım, tarifsiz bir acı hissettim, kahkahalarla güldüm, kızdım hem de çok, ama bütün bu duygularla birlikte Yazarın üslubuna hayranlık duydum.

Daraldım, “Gabar dağlarında kar altındaki tepenin eteklerine kurulmuş askeri karakolda” yaşananları okurken. Çocuklarımı, çocuklarımızı nasıl askere göndereceğiz!

Tebessüm ettim, Yazarın ”İstanbul’da “elit” denilen parası bol ama yaşam kültürü bakımından lumpen acayip bir kesimini” anlatırken.

Şaşırdım, Doğuda gençlerin ilk cinsel denemelerini okurken. Bu nasıl olur?

Hüzünlendim, bir gencecik, daha çocuk sayılacak yaşta bir kızın hikayesiyle. Önce aile içinde iğrenç ve korkunç şiddet, sonra trende yaşadıkları.

Kaygılandım geleceğimiz için. İçimdeki tüm korkuları bir, bir anlatmış Yazarımız.

Acı, evet tarifsiz bir acı, ülkemiz ile ilgili kabul etmek istemediğimiz çarpıcı gerçekleri bir daha okumak bana acı hissettirdi.

Kahkahalarla güldüm; çok güzel iki fıkra vardı, sonra Saf Gelin Hikayesi, ilk defa okudum, çok komikti. Rus kızlar –Limon suyu – AIDS bu üçlüye de çok güldüm bir taraftan da ağlasam mı acaba diye kendi kendime sordum. Sonra da bir “Absurd Tiyatro” sahnesi vardı, gerçekten çok hoştu, ülkemizin trajikomik hallerinden .

Kızdım, evet birkaç yerde Yazarın bazı sınırları aştığını düşündüm.
Sayfa 147 “ Böyle bir ülkede doğmak için ne günah işledim acaba? ” Bu soruyu yıllar önce yaşadığım Bulgaristan’ da soruyordum kendime, bir Türk olduğum için. Hiç aklıma gelmemişti ki bir Türk, Türkiye için böyle düşünebilir. Bunu kabul edemiyorum. Bu cümleden çok rahatsız olduğumu yazamadan geçemiyorum… Tamam, çok eksiklikler var ama… Bu her ülkede var, farklı boyutlarda.

Bayram namazı sahnesi vardı….. Yorum yapmak istemiyorum. Gelenekleriyle alay edenleri ben anlamakta güçlük çekiyorum.

Dağılmak için paralelinde okuduğum Herman Melville’nin muhteşem “Beyaz Balina” romanından tam burada bir cümleyi paylaşmak istiyorum;
“ Her karışık iş karşısında yapılacak en zekice, en rahat iş gülmektir. Başa gelen ne olursa olsun, insan şununla avuntu duyabilir daima: Yazgı değişmez”

Türkçe okumanın, ayrıcalığı beni etkisi altına aldı. Gerçekten çok güzel bir üslup, anlatıma hayran kaldım.

Yazarımızın, Türkiye hakkındaki düşünceleri ile görüşümü noktalıyorum:
“ garip, şaşırtıcı, çılgın, hüzünlü ve çelişkilerle dolu bir ülke”

Yine de umut dolu bir son vardı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gül hanım, öncelikle kitabı okumama vesile olduğunuz için teşekkür ederim.Abidin Dino mutluluğun resmini yapmıştı, Zülfü Livaneli de kitabını yazmış.Kitabı okuduğumda hayatın güzelliklerini bir kere de Zülfü Livanelinin güzel anlatımından okumuş oldum. Yazar birbirinden tamamen farklı 3 karakter ile güzel ülkemizdeki çeşitliliklerle ve gerçeklerle ilgili o kadar güzel tespitler yapmış ki okurken insan büyük keyif alıyor. Her şey bitti dediğiniz anda hayat sizi öyle bir yerlere götürüyor ki, oturup düşünseniz geldiğiniz yeri önceden tahmin etmeniz mümkün bile değil.Bazen çok küçük şeylerde saklı olan mutluluğu her zaman yakalayabilmemiz dileğimle.(kitabı çok sevmeme rağmen filmin finalinin çok daha güzel olduğunu düşünüyorum) Saygı ve sevgilerimle.

Murat Taşkın 
 15.09.2008 17:45
Cevap :
Merhaba Murat bey! Uzun zaman yazmıyorsunuz, ben sizin MB ayrıldığınızı düşündüm. Yeni yazılarınızı bekliyorum…Dileklerinize katılıyorum. Kitabı beğendiğiniz için sevindim. Ben filmin sonunu sevememiştim, kitap…bence daha güzel. Sanırım bu fikir ayrılığı, ben önce kitabı, siz ise önce filmi izlemiş olmaktan kaynaklanıyor…Saygılarımla.  16.09.2008 8:43
 

Dili kullanmaktaki ustalığınız tüyler ürpertici, mevzuya hakimiyetiniz iç gıcıklayıcı, doğrusu takdire şayan bir blog yazmışsınız.

silik 
 31.07.2008 13:40
Cevap :
Şaka gibi…yorum yazmışsınız. İlk okuduğumda öyle bir gülme tuttu ki…sormayın ” ustalığınız tüyler ürpertici…” Hani kendimi bilmesem, havaya girebilirdim. Bulduğunuz, yorum yazma yöntemi aslında “takdire şayan”. Gerçekten! Sizi tebrik ediyorum!  08.08.2008 15:45
 

"Mutluluk" hem kitabı hem de kendi bende mevcut. Okumak için bahane arıyordum. Sanırım sizin tahliliniz bahanem oldu:))) Teşekkürler. Bir de bu ülkede yaşayan herkes Türk değildir bilginize. Bu ülkede halk değil, halklar vardır. Sevgiler.

Davut BİLGİÇ 
 23.07.2008 3:28
Cevap :
Güzel! Yaşamda mutlu anlar var… kıvılcım gibi.. yıldız kayması gibi.. onlar da tadımlık… En büyük mutluluk :nefes alıp verme, yani yaşamak bence.Kitabı okumak için bahane olmak ne kadar güzel Teşekkür ediyorum. Ben de kitaplığımdan uzun zaman elime almak istememiştim.  23.07.2008 10:48
 

Hemen alıp okuyacağım, sizin anlatımınızdan sonra merak ettim doğrusu. Sevgiyle sağlıkla kalın.

Nilgün Akad 
 22.07.2008 13:39
Cevap :
Merhaba Nilgün Hanım, ben çok beğenerek okudum. Umarım siz de beğenirsiniz. Kitap tavsiye etmeyi pek sevmiyorum, fakat okuduğum romanlar hakkında düşündüklerimi paylaşmayı seviyorum. Sevgilerimle…  22.07.2008 16:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 143
Toplam yorum
: 330
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1801
Kayıt tarihi
: 13.03.08
 
 

Doğduğum ve büyüdüğüm şehir Kırcali, Bulgaristan. Yıl 1964. Makina Mühendisiyim. Evli ve iki çocu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster