Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Kasım '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1318
 

Mutluluk

Mutluluk
 


MUTLULUK


“Engelleri aşmak, varoluşun en büyük hazzıdır; bunlar ticaret ve iş yaşamındaki maddi şeylerde de olabilir, öğrenme ve bilimsel araştırmadaki düşünsel şeylerde de olabilir; bu engellerle savaşmak ve onları yenmek mutluluk verir." (Schopenhauer)
Mutluluğu kimileri bir amaç olarak görmüş kimileri bir sonuç olarak. Bazıları maddi değerlere bağlamış , bazıları manevi değerlere . Mutluluğa çelişkisiz bir neşe demiş kimisi, içinde suçluluk duygusu olmayan, insanı tahrip etmeyen.

Mutluluk TDK sözlüğünde “bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan doğan kıvanç durumu”olarak tanımlanmış. Gerçekten böyle bir şey var mı? Sürekli mutluluk söz konusu mu? Mutluluk yoksa anlarda mı gizli? Kısacık anlarda yaşanır bir ömür insanlar o kısacık anlarla idare mi eder?


Mutluluk için neler gerekir? Sağlık, para, yakınlarla iyi ilişkiler, işinde başarılı olmak sayılabilir. Çünkü ağır bir hastalığı olan acı çeken birinin mutluluğundan söz etmek doğru olmaz. Zorunlu ihtiyaçlarını karşılayamayacak derecede yoksul olan birinin de mutluluğundan söz edemeyiz. Sevilmeyen sevdikleri ile iyi ilişkileri olmayan, işinde başarısız olan biride pek mutlu sayılmaz. Bunların hepsi varsa mutlu mudur insanlar?


Dilimizde mutlulukla aynı anlama gelmeyen mutlulukla karıştırılmaması gereken bazı kelimeler var: Huzur ve zevk


Huzur uzun süreli mutluluk bir tür sükunet sakinlik demek. Peki huzura nasıl kavuşulur insan oğlu ancak ölünce mi huzur bulur?


Zevk hoşa giden veya çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu, haz olarak adlandırılır. Zevklerin etkisi geçici ve sınırlıdır. Zevkleri elde etmenin yolu dış etkenlere bağlıdır. Para, şöhret, makamla daha fazla zevke ulaşmak mümkündür. Ama gerçek mutluluk ve huzur iç başarıya bağlıdır.


Dünyada bir çok şey eşit dağıtılmamıştır. Ne güzellik ne zenginlik ne para ne zeka. Ama bunların hepsi dış göstergeler. Dışarıdan bakıldığında eşitsizlik ve adaletsizlik görünüyor. Ama bu kadar mükemmel kurulmuş bir dünyada adaletsizlik olmamalı. Eşit olarak dağıtılan şey belki de insanın içindedir.


O zaman insan mutlu olmanın yolunu kendi içinde bulmalıdır. Bir insanın gerçekten mutlu olabilmesi için bazı özellikleri taşıması gerekir. Hoşgörü, sabır, ılımlı olma, insan sevgisi, özveri, elindekilerle yetinebilme

alçakgönüllülük, bunlardan bazılarıdır. Bu özelliklerin hepsini taşıyan kişi erdemli insandır. Bir çok inanışın kökeninde erdemli olmaya övgü vardır. Gerçek mutluluğa ancak sahip olunan bu üstün nitelikler sayesinde ulaşılacağı savunulur.


Erdemli insan kendi kaderini aşmasını sağlayan ilahi bir güce kavuşmaktadır. Erdemli olan insan içinde bulunduğu şartlar ne kadar kötü olursa olsun mutlu olabilmektedir. Erdem mutsuzluk içinde bile insanı mutlu eder.


Aklını ve kalbini kullanabilen birisi çok zor şartlar altında bile mutlu olmayı becerebilir. Gerçek anlamda mutlu olmak için sanırım evliyaların sahip olduğu üstün özelliklere sahip olmak gerekir. Çünkü onlar ancak çok ağır şartlar altında acı çekerken, yoksulluk çekerken, işkence görürken, haksızlığa uğrarken bile mutlu olmanın bir yolunu bulmaktalar.

Bütün dünyada zengin içinde fakir içinde geçerli olan bir kanun vardır . iyiliğin karşılığında ödül kötülüğün karşılığında da ceza vardır.


İşlediği bir günah yüzünden, vicdanı sürekli rahatsız birisi ne kadar büyük zenginlik ve refah içinde olursa olsun mutlu olması söz konusu olmaz. Dünyanın tüm güzelliklerini önüne serseniz işlediği günahın izlerini sürekli taşır. Nereye giderse gitsin kurtulamaz.


Maddi mutluluk konusunda her zaman ortalarda olmak mutlu olmanın yollarından biridir. Çok yüksekler insan tabiatına uygun değildir. Aynen bir dağın zirvesi nasıl insanın yaşaması için gerekli şartları taşımıyorsa . Maddi anlamda çok yükseklerde zirvede olmakta insan tabiatına uygun değildir. Bir dağın zirvesi nasıl sislidir. Etrafının güzelliklerini net görme imkanı yoktur. Maddi açıdan zirvede olmakta aynıdır. Çok yükseklerden hayatın gerçek anlamını ve güzelliğini göremez . Etrafı manzarayı görmesini engelleyen bir sisle kaplıdır.


Duygular konusunda da ortalarda olmak ta huzur verir insana. Mutlu olmak için tutkular dan, heyecanlardan uzak durmak gerekir. Çünkü tutkular söz konusuysa mutluluğun başkalarının ellerindedir. Ama biz mutluluğumuzu kimsenin ellerine bırakmadan mutlu olmanın yollarını bulmalıyız .

Birde mantıklı düşünüp hatta işin içine biraz matematik katarsak orta seviyede maddi imkanlara sahip olanların oranı en yüksek ve en düşük seviyede olanlardan daha fazladır. Bir insanın ortalarda olma şansı diğerlerine nazaran daha yüksektir.

En zengin istediğine ulaşabilen birini düşünelim. Sürekli zevkleri değişen birinin bir süre sonra zevk alma duygusu bile körelmektedir. Bir süre sonra artık yapacak değişiklik kalmayınca derin bir boşluk ve bunalım duygusu yaşamaktadırlar. Bunun yanında daha kısıtlı imkanlara sahip olan biri daha mütevazı zevklerle idare eder. Yeniliklerle değişik zevklerle daha az karşılaşan birinin coşkusu daha fazla olacaktır.

Tolstoy, Mutluluğu ihtiraslarda değil kendi yüreğinizde arayın. Mutluluğun kaynağı dışımızda değil içimizdedir.” demiştir.

Gerçek mutluluk insanın içindedir. Şartlar değişse de ruhsal dünyamızda gerçekleşeceği için kimse mutluluğumuzu elimizden alamaz .

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 166
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3843
Kayıt tarihi
: 20.09.09
 
 

Evli bir çocuk annesiyim. Eğitim alanında çalışıyorum. Felsefe, sosyoloji, edebiyat alannda atöly..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster