Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '07

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
9796
 

Mutluluk

Mutluluk
 

Mutluluk üzerine neler söylenmiş ne çok söz vardır Almanlar demiş ki “herkes kendi mutluluğunun demircisidir”. “Herkes mutluluktan söz eder ama çok az kimse bilir onu” demiş Mme.Jeanne P.Roland. birkaç söze daha bakalım

Mutluluk, bizi zorlayan kadere karşı kazanılan zaferlerin en büyüğüdür. Albert Camus

Mutluluğun aşk, para ve şöhretle edinilmeyeceği, onun kişi ile ilgili olduğu konusunda bri mutabakat vardır adeta. Peki mutluluk nedir, nasıl tanımlanır?

TDK sözlüğü şöyle diyor “Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık” yani şöyle bir durum var bu tanıma göre, özleme ulaş, özlem bitsin, biten özlem mi mutluluktur, yoksa yeni özleme ulaşma ihtimali mi.? Sanırım ulaşma durumundan söz ediliyor. Peki özlemi olmayan insan mutlu olamaz mı? Özlem burada umutla mı özdeş acaba? Hiçbir umudu olmayan, mutlu olamaz mı demeliyiz, yoksa bir özlemi ya da hedefi olmayan insan mutlu olamaz mı demeliyiz? Eğer becerebilirsem konuyu karıştırdıkça karıştırmak istiyorum.

Ayrıca sevincin tanımı şöyle TDK sözlüğünde “İstenen veya hoşa giden bir şeyin olmasıyla duyulan coşku” buradan anlayacağımız, sevinç ile mutluluğu ayırt etmeyi bilmemiz gerektiğidir, istediğin bir şey alındığında “çok mutlu oldum” yerine “çok sevindim” diyeceksin, oysa bu durumlar hayatımızda karman çorman yaşanmaktadır. Diyeceksiniz ki, “sana ne yahu, bir hediye ile mutlu oluyorsa insan bırak olsun”.

Ekşi sözlükte “emekli” kod adlı yazar şöyle demiş “kendinle barışık olma hali
üzgün olmak,sıkıntılı olmak genel anlamında "mutlu" olmaya engel değildir
üzüntü,öfke,sıkıntı,endişe vs gibi olumsuz kabul edilen duygular surelidir oysa mutluluk ya da mutsuzluk genel bir hal ve tavırdır "mutsuz" insanlar zaman, zaman neşeli,keyifli olabileceği gibi "mutlu" olanlar da bazen olumsuz hislere kapılabilirler” buradaki kendinle barışık olma hali bana göre mutluluk denilen kavramı çok güzel tanımlıyor. Kendinle barışık olmayı beceriyorsan, başkası ile küs olabilir misin? Herhalde olamazsın, kendinle küs isen, başkası ile barışık olmanın da pek bir manası olmaz galiba. Kendiyle barışık olmayan bir insan mutlu olamaz mı? Bunu örnek vererek kanıtlamak olası mı? Kendileri ile barışık olmayan hepimizin tanıdığı kimler var çevrede veya tarihte? Hiç gülen resmi olmayan Hitler kendiyle barışık değildir dersek, mutlu olmadığını söylemek kolay mı?

“schopenhauer e göre hiç bir derdinin tasanın olmaması. aranırken, beklenirken de hayatın geçiverme ihtimali oldukça yüksektir. gereksiz bir ihtiyaç” diyen “sawarage”ekşi sözlük yazarının da ifadesine dikkat etmek lazım. Gereksiz bir ihtiyaç dersek bu bizim mutsuz olduğumuz anlamına gelmez. Ya da mutluluk yoksa zaten mutsuzluk da olmamalı.

İnsanların mutluluk arayışlarını paraya çevirmek de mümkün. Yoga, reiki, estetik cerrahi, diyetler, otlar böcekler, önce insanı huzursuz dene bir dünya yarattıktan sonra huzur ve mutluğu buldurmak için seanslar yapılıyor.

Hatta üniversiteyi kazanamayan veya okumayan, bir baltaya sap olması zor olan çocukları mutlu etmek için , şu masallar anlatılıyor, ve masallardaki insanların çoğu üniversiteyi bitirememiş insanlar, bunları duyan gençlerin mutlu olup hayata sarılacakları sanılıyor

“Sergey Brin, Larry Page ile Google’ı 24 yaşında kurdu

Microsoft doğduğunda Bill Gates 20 yaşındaydı

Garajda doğan YouTube 1,6 milyar dolara Google’a satıldı

iPod ürecisi Apple’ın patronu Steve Jobs 21 yaşında yola çıktı

Michael Dell 19 yaşında Dell’in başına geçti”

Bu tür mutluluk pompalamaları da sanaldır, gerçekçi değildir. Bizim eğitim sistemimiz bu tip insanlar çıkaramıyor. Aslında konumuz mutluluk ise, ve para mutluluk değilse yukarıdaki başarılı insanların mutlu olduğunu söylemek de kolay değil.

Hani güzel öykümüz vardır ya, sultan hastalanır, hekim başı ona dünyadaki en mutlu insanın gömleğini giyerse iyileşeceğini söyler. O adam aranır aranır, dağ başında koyunlarını otlatan bir çobanın dünyanın en mutlu insanı olduğu tespit edilir, ama görülür ki, onun da gömleği yoktur”

Bu öykü mutluluk cahilliktir mi diyor, yoksa mülksüzlüktür mü diyor, acaba yalnızca sağlıktır mı diyor. Bilmemek yani cahillik mutluluksa bunu tercih eder misiniz, yoksulluk mutsuzluksa tercih edilir mi, kaç kişi “sürünüyorum “ ama sağlığım yerinde ne mutluyum der. Ama bana göre mutluluğun başlangıcında “sağlıklı olmak vardır” biz sağlıklı olan insanların mutluluğu üzerinde konuşuyoruz şu anda, sağlık ile ilgili durumu düşünmüyoruz. Ben sağlık gitmiş ise bir çok şeyin önemi olmadığına inanıyorum.

Nazım Hikmet sormaz mı dostuna

“sen mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin” diye, çocuğunu emziren anayı çizmemesini söyler. Çocuğunu emziren her ana mutlak mutlu mudur?

Önder Balıkçı şöyle yazmış

“"Mutlu anlar"ı daha çok arardım. Çünkü gerçek mutluluk ne mesleki kariyerde, ne çok büyük başarılarda ne de ihtiraslarda... Mutluluğun kaynağı dışımızda değil, içimizde. Mutluluk, kimi zaman bir martının gökyüzünde salınarak uçuşunu izlemekte, kimi zaman sahilde çıplak ayakla yürürken denizden gelen iyodu doyasıya ciğerlerine doldurmakta, kimi zaman bir şiir gecesinde Nâzım'ın dizelerini yüreğinde hissetmekte, kimi zaman bir tiyatro yapıtıyla bütünleşmekte, kimi zaman bir kimsesize yardım ederek acısına merhem olmakta...
Mutluluk, aslında çok değişik bir kavram. Bir şeye sahip olan, onu yitirmesini de bilmeli. Mutluluk içinde olan, acıyı da tatmalı. Çünkü arzu öylesine bir açlıktır ki, hiç doymak bilmez. Birçok kişinin yaşamı, arzularını doyurma yollarını aramakla geçer. Bir de bakarlar ki ömür bitivermiş. "Kovama umman niçin sığmıyor?" diye üzülmek yerine, kovamızı ummana boca etmek daha doğru değil mi? Unutmayalım ki önemli olan yaşamımıza yeni yıllar katmamız değil, yıllarımıza yeni yaşamlar eklememizdir. Yaşam, ertelenmeyecek kadar kısa ve değerlidir” güzel önerilerle mutluluğu anlatmış Balıkçı, ama burada da görüyoruz ki onun mutluluğu da kendi hayatının süzdüğü bir mutluluk, pişmanlıklar, başarılar, başarısızlıklar, düş kırıklıkları, eksiklikler her insanın yaşamında bir mutluluk tanımı mı oluşturuyor acaba. Balıkçı yazısını şöyle bitirmiş

“Can Dündar ne diyor?
"Özenle sakladığınız bir sarı lira gibi ömrünüz!
Vakit gelip, sandıktan çıkardığınızda
Bir de bakıyorsunuz ki, tedavülden kalkmış!"
Yaşayın! Hemen, şimdi!”

ne kolay söylenmiş, ne güzel bir söz gibi duruyor değil mi “Yaşayın! Hemen ! Şimdi!”

Yaşamak ne demek?

Yaşamak; her sabaha, varlığını, var olduğunu hissederek uyanmak, her geceye, sabahın umuduyla yatmaktır. Bu tümüyle bana ait bir sözdür, itirazı olan var mı.

Mutluluk ise; yaşama sevincini sürdürmektir.

Hepsi bu...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

her kişi yeni bir kişidir, her şey yeni bir şeydir.Her sabah sizin tüm yaşamınız gibi yeni bir sabahtır. Derler ki,tek gerçek burada olan;şu anda seninle benim aramda meydana gelendir.Yalnızca bir 'düş' olan yarın için yaşarsan,gerçekleşmemiş bir düşe sahip olacaksın.Geçmiş ise artık bir gerçek değildir.Geçmişin bir değeri vardır.Çünkü şu anda var olan seni oluşturmuştur.Ancak tüm değeri budur.Şimdi'yi yaşa;yemek yiyorsan ye,sevişiyorsan seviş...bir çiçeğe bakıyorsan bak.İçinde bulunduğun anın güzelliğini yakalamaya çalış.-Hastalık konusu ise; eğer nefes alıyorsak henüz ölmediğimizi gösterir,"ölümün tek faydası ise bir daha ölmeyecek olmamızdır(Niçe)."-Ve ben sizi büyük bir keyifle okurken ve geri bildirimimi de zevkle yaparken, mutluluğuma yaptığınız katkı için size teşekkür etmek istiyorum.Not:"Ben yaptım ve iyidir." özgüvene çıkıyor her şey, bence yani.Şen ve esen kalınız okyanus yüreğinizle dileğim.

Uçan Kartal 
 06.02.2007 16:57
Cevap :
asıl ben teşekkür etmek isterim ki, sanal bir ortamda gerçek bir şeyleri bölüşülebilir yaptığınız için.  06.02.2007 20:28
 

Fizikçi olduğunuzu göz önüne alacak olursam izafiyet kavramı üzerinde en azından size tere satmanın gerekmediği muhakkaktır. Ama ne var mutluluk olarak tanımladığımız duygusallığın da tamamen göreceli bir kavram olduğunu söylemeden de edemeyeceğim. Mutluluk herkese göre ve hatta kişiye göre bile zamandan zamana değişen bir duygusallık biçimidir ve bu nedenle de genel geçer bir tarif yapmak olanaksızdır. "Yaşama sevincinizi" her zaman sürdürebilmeniz dileğiyle...

Matilla 
 30.01.2007 10:46
Cevap :
katılıyorum, teşekkürler  30.01.2007 11:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 283
Toplam yorum
: 710
Toplam mesaj
: 93
Ort. okunma sayısı
: 1298
Kayıt tarihi
: 04.12.06
 
 

Nükleer fizik doktoru, şiir yazmaya çalışıyor, kalite yönetim sistemleri danışmanı, öykü deneme yaza..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster