Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '11

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
544
 

Mutluluk

Mutluluk
 

Elimde can yoldaşım, her şeyim fotoğraf makinem, bakınarak geziyorum. En son bir parka giriyorum. Hoş, güzel bir ortam. Yan tarafında da bir oyun parkı. Çocuk sesiyle inliyor her taraf. Çeviriyorum başımı. Bankların üzerlerinde pek kimse yok. Sadece bir bankı benimsemiş bir adam, onun tam karşı çaprazında da bir simitçi. Adamın saçı sakalı karışmış birbirine. Üstünden başından anlaşıldığı kadarıyla evsiz barksız biri bu. -Bir portre için iyi bir fotoğraf- diye düşünüyorum bir ara. Kızıyorum sonra kendime. Nefret ediyorum bedenimden. Onun karşısındaki simitlere bakışını görmeden, ne halde olduğunu düşünmeden kendim için iyi bir şeyler çıkarmaya çalışıyorum. Hayır, hayır böyle bir şey yapamam. Diğerleri gibi adamın karşısına geçip, -şöyle yap, böyle yap- diyerek poz isteyemem bu garibandan. Neden bu kadar taktım bu adama anlamıyorum. Ne fark vardı. Beni bu adama çeken neydi. Bunları silip simitçiye doğru adım atıyorum. Ondan önce makineyi kaldırıp çantama koyuyorum. Simitçiden bir simit yanına da o küçük peynir dilimlerinden alıyorum. İlk önce müsaade istiyorum oturmak için. -Başka yer mi yok- der gibi bakıyor suratıma. Elimdeki simidi görünce parlıyor kömür karası gözleri. Gülümsüyor yüzüm, hissedebiliyorum. Yavaşça oturup yanına, simidi uzatıyorum ona. -Benim mi- der gibi bakıyor bu seferde suratıma. Hafifçe gülümseyip başımı sallıyorum. Gülüyor! Belki de uzun bir süre sonra onu ben gülümsetebiliyorum. Simidin yanındaki peyniri görünce daha da mutlu oluyor, daha da ışıldıyor gözleri. 

Tabiri caizse gömülüyor simide. O simidi bitirmek üzereyken yenisini alıyorum ona. Gülümsüyor, bir şey demeden gülümsüyor. Bitirdikten sonra -daha ister misin- diye soruyorum. Başını sallıyor. -Afiyet olsun o zaman- diyorum.-Kimsin sen- der gibi dikiyor gözlerini yüzüme. Adımı söylüyorum. Tanışıyoruz. Elimi uzatıyorum, çekinerek sıkıyor elimi. Sonra kendimi tanıtmaya çalışıyorum. Fotoğrafçı olduğumu söylemiyorum ama. Belki başka fotoğraflara da konu oldu bu adam. Sıkılmasın istiyorum. Niyeyse onu tanımak için can atıyorum. Buralarda oturduğumu, mesleğimi falan, her şeyi sayıp döküyorum. O da kendisi için bir konuşma gerektiğini düşünüyor sanırım. Ellerini açıyor, kendini göstererek -ben böyleyim- diyor sanki. Gülümsüyorum. -Sen kimsin, nesin diyorum-, gözleri dalıyor. Anlatmaya başlıyor. Buna ihtiyacı var çünkü biliyorum. Bir yangında kaybetmiş ailesini. Gözlerinin önünde kül olmuş hepsi. Atmış kendini sokaklara. Dar gelmiş dünya. -Elif’im diyor, Elif’imi kaybettim ben-. Gözleri doluyor. Üzülmesini istemiyorum. Birden elim gidiyor omzuna. Üzülme der gibi sıvazlıyorum sırtını. Başını ellerinin arasına gömüyor. Ağlıyor. Onları kurtaramadığı için üzülüyor. Acısı büyük. Peki ya bu çocuk parkında ne arıyor diye düşünüyorum birden. Okumuş gibi bakıyor yüzüme. -Elif’imi görüyorum ben buralarda- diyor. -Onun sesini duyuyorum. Onun kahkahası, onun çığlığı bunlar-. Acıyorum haline. Birden bana dönüyor. -Seni fotoğrafçı sandım- diyor. Gülüyorum. -Öyle zaten- diyorum. -Ama bunun için gelmedim buraya-. -Seninle tanışmak için geldim oturdum yanına- diyorum. Gülümsüyor. Makineyi çıkartıyorum. Açıp eline veriyorum. -İstersen fotoğraf çekebilirsin- diyorum. Nereye basacağını, ne yapacağını gösteriyorum ona. Bakıyorum da, tüm acılarını sıyırmış sanki bir anda. Birkaç pozdan sonra bizi çekiyorum. İki eski dost gibi omuz omuza, gülümseyerek poz veriyoruz. Sonra simitçiye gidiyorum tekrar. Birkaç simit alıp paketletiyorum. Yanında da biraz peynir. Uzatıyorum ona. Seviniyor. -Sen hep buralarda mısın- diye soruyorum. Başını sallıyor. -Ben, arada gelirim buralara- diyorum. -Gelince görüşebiliriz umarım- diyerek ayrılıyorum oradan. Mutluyum onun gibi. Biliyorum onunda mutlu olduğunu. İçimde büyük bir huzur var. Mutluyum. Uçuyormuşçasına mutluluktan, oradan uzaklaşıyorum… 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 725
Kayıt tarihi
: 20.02.10
 
 

Sadece şarkılardan ilham alan, arada yazan çizen, yazdıklarını paylaşacağı zaman sıkıntı çeken in..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster