Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

09 Şubat '19

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
4882
 

Mutlulukla Depresyon Arası...

Mutlulukla Depresyon Arası "Bipolar Bozukluk"

Bipolar bozuklukta hastalar ilk ataklarını birkaç saatlik uykuyla yetinme, aşırı neşe, hareketlilik, konuşmanın hızlanışı, cinsel güçte artış gibi şikâyetlerle geçirir; ikinci atak ise genellikle depresyon şeklinde yaşanır.

Bu ifadeleri kullanan uzmanlar, uyarılarda ve önerilerde de bulunarak konuya şöyle açıklık getiriyorlar:
Bu hastalığın sebebi asıl olarak biyolojiktir ve beyindeki birtakım kimyasal maddelerin düzensizliği söz konusudur.

Genellikle 30'lu yaşlarda birden başlar ve o zamana kadar hayatta yaşanan sıkıntılarla pek alâkası yoktur...

Ayrıca, başka birçok hastalık ve ilaç kullanımına bağlı şekilde ikincil olarak da gelişebilir...
Bilhassa daha evvel geçirilmiş manik veya hipomanik atak bilinmiyorsa, hastanın o sıradaki atağı depresyonsa, verilen depresyon ilacı mani/hipomani atağını alevlendirebilir...

Yakın akrabalarında bu rahatsızlık bulunan kişiler az da olsa risk taşıyabilir; onun haricinde bu hastalık için risk altındaki bireylerden bahsetmek mümkün değildir.

Tedavi edilmeyen vakaların birçoğunda atak kendi kendine yatışabilir, lâkin genellikle bu hipomani atağını ağır bir depresyon izleyebilir.

Eğer bir kişi hayatında bir kez hipomani veya mani atağı geçirmişse, artık bu hastaya bipolar bozukluk tanısı konur ve bu tanı önemlidir...
Zira bu hastanın doğasında şayet tedavi yoksa, tekrarlara mutlaka rastlanır ve ne yazık ki her atak tedavisi neredeyse imkânsız tortu bırakabilir.

Bipolar hastalar ilk ataklarından sonra ikinci ataklarını hipomani/mani şeklinde yaşayabilecekleri gibi, bildiğimiz depresyon şeklinde de yaşayabilirler.

Bu hastalığın tedavisi asıl olarak ilaçtır ve iki aşamalı tedavi uygulanır...
İlk aşamada hastalığın belirtileri ortadan kaldırılır...
Akut dönemin tedavisinden sonra hastalığın tekrarını önlemek amacıyla koruma tedavisine geçilir.

Tedavide asıl amaç hastayı tekrar atak geçirmeden uzun müddet iyi durumda tutmaktır...

Tedavi sırasında hiç atak geçirmezse birkaç yıl sonra koruyucu ilaçlar kesilip gözlenir.

Hastaya hastalığını anlatma ve tanıtma (psikoeğitim), korumada çok önemli role sahiptir...

Şayet hasta ataklarının başladığını çok başında fark edip hekimiyle temas kurarsa, atak daha başında yakalanıp etkili şekilde tedavi edilebilir.

Bu hastaların hiçbir şekilde alkol almamaları, uykusuz kalmamaları ve mümkünse vardiyalı işlerde çalışmamaları gerekir...

Ağır vakalar mutlaka hastaneye yatırılmalıdır; zira bir müddet sonra yakınlarının hastayı zapt etme şansları ortadan kalkacaktır.

Test ederek öğrenmek isterseniz, şu maddeleri gözden geçirmeniz yerinde olur...

Aşağıdaki maddelerden eğer birkaçı sizde varsa, depresyonda olma olasılığınız hayli yüksek.

* Şayet iki haftadır hemen her gün, gün boyu üzgün, morali bozuk, kederli, mutsuz, dertli, çaresiz, sıkıntılı, zavallı, neşesiz, sinirli, çökkün, boşluktaymış gibi hissediyorsanız,

* Her zaman yaptığınız şeylerden eskisi kadar zevk alamıyorsanız ya da çevrenizde olup bitenlere karşı ilginiz azaldıysa,

* İştahınızda artma veya azalma varsa ve istemediğiniz halde kilo alıyor ya da veriyorsanız,

* Hemen her gün uykusuzluk çekiyorsanız veya aşırı uyuyorsanız,

* Uykuya dalmakta güçlük çekiyor ya da sabahları istemediğiniz halde erken uyanıyor veya gece sık sık uyanıyorsanız,

* Eskiye nazaran daha uzun süre uyumanıza rağmen kendinizi yorgun hissediyorsanız,

* Hemen her gün yakınlarınızın fark ettikleri şekilde konuşmanızda, düşüncelerinizde ve davranışlarınızda bir yavaşlamadan yakınıyorsanız,

* Karar vermekte, etkinliklere başlamada ve sürdürmekte zorluk çekiyorsanız,

* Yorgunluk, bitkinlik ve enerji kaybınız olduğunu hissediyorsanız,

* Cinsel isteğiniz azalmışsa,

* Bedeninizde sebebi bulunmayan ağrılar, nefes darlığı, yorgunluk, baş dönmesi, mide ve bağırsaklarda gaz, ishal-kabızlık gibi şikâyetleriniz varsa,

* Değersizlik, kendini beğenmeme ya da küçük görme veya suçluluk duyguları sizi rahatsız ediyorsa,

* Düşüncelerinizi belli bir konuya yoğunlaştırmakta zorluk çekiyor ya da zihninizin karmakarışık olduğunu hissediyor, en basit konuda bile karar vermekte güçlük çekiyorsanız,

* Yineleyen biçimde "Ölsem de kurtulsam" diye düşünüyorsanız veya aklınıza intihar düşünceleri takılıyor ya da intihar planları yapıyorsanız.

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1907
Toplam yorum
: 4304
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 3213
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster