Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Temmuz '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
835
 

Mutluyuz, boşandık!

Mutluyuz, boşandık!
 

O hararetli günden bir zaman sonra, yeniden aynı eve gelmiştim. Tedirgindim. Bu sefer anket yapmak için gelmemiştim, sadece merakımı gidermek için çaldım kapıyı…

Kadın, beni gördüğünde şaşırmıştı. Bende onu gördüğümde şaşırmıştım. Makyaj yapmamıştı. Acaba, israf savaşında zaferi adam mı kazanmıştı? Neden sebep geldiğim konusunda söyleyecek bir bahanem yoktu. Bunun için direkt konuya girecektim, ama kadın içeri davet etti beni…

“Buyur gel. Sen yabancı değilsin.”

Girdim içeri… Adam evde yoktu. Onlarca senaryo yazıyordum: Acaba boşandılar mı? Adam neden evde yok? Ne oldu?

Kadının zaferi kazandığı ağır basıyordu. Eşyalar evde, yerli yerinde duruyordu. Ev de yerinde durduğuna göre, kadın erkeğine karşın zaferi kazanmıştır dedim…

Kadın gülümseyerek baktı.

“Ne düşünüyorsun?”

“ Hiç…”

“ Sen artık aileden biri sayılırsın… Bizim için, evliliğimiz boyunca yaşanan en önemli olaya tanık oldun.”

Sessiz kaldım bir süre... İçimdekileri dökmeye başladım.

“Şey… O gün keşke bu eve gelmeseydim. Keşke sizi tanımasaydım. Keşke sizin kavga etmenize, bir yuvanın yıkılmasına sebep olmasaydım… Çok üzgünüm…”

Kadın gülümsedi ve kalktı…

“Dur ben sana bir çay getireyim.”

Kadın gitti mutfağa… Ben üzgün bir ifadeyle beklerken, çayım geldi. Ama çayımı getiren kadın değildi. Çok şaşkındım. Adam üzerinde bornoz, elinde çay salona geldi. Adamda güldü bana…

“ Aaa, hoş geldin, nerelerdesin sen.” dedi.

Sanki bu eve gelmek zorunda olan bir kişi muamelesi görüyordum. Ardından kadın, elinde bir tabak kurabiye ile girdi içeri… Adamın yanına oturdu. İkisi de gülümsüyordu. Sarılarak küçük bir sevgi öpücüğü kondurdular. O gün, o münakaşadan sonra gördüğüm bu kare, beni de mutlu etmişti.

“ Siz… Siz boşanmadınız mı?”

Adam ve kadın bir nezaket içinde söz istediler.

“Olur mu eşim, öncelik senin.”

“ Yok hayır. Evin erkeği, reisi olarak ilk sözü sen al.”

Adam sanki meclis kürsüsünde konuşma yapar gibi gırtlağını temizledi.

“ O günde söylemiştim, sen Allah’ın bize lütufsun.”

“ Yok, sadece basit bir anketörüm.”

“ O kavgalı günden sonra, derhal boşandık.”

Şaşkındım. Bu nasıl bir boşanma idi.

“Şaşırma hemen. Boşandık ama daha sonra uzun bir süre içine düştüğümüz hali yorumladık. Yalnız kaldık. Evimizi bölmelere ayırdık. Sayende birbirimize soramadığımız soruların cevabını bulduk.”

Adam sözü eşine bıraktı.

“ Ve karşımıza çıkan cevaplardan sonra aramıza giren paravanları da kaldırdık. Şimdi yasal olarak evli görünmesek de böyle çok mutluyuz.”

“ Valla diyecek bir söz bulamıyorum. Aslında çok sevindim, keşke hiç boşanmasaydınız.”

“ Boşanmasak olmazdı. Biraz yalnız kalmamız kendimizi dinlememiz gerekirdi.”

“Peki, bir anketör olarak şunu sormak isterim. Bu evin reisi kim? Aman sakın yeniden başlamayın kavgaya...”

“ Kim olacak tabiî ki evin erkeği olarak eşim.”

“Hayır eşim.”

Kadın ve adam yine seslerini yükselterek tartışma içine girdiler.

“Evet.”

“Hayır.”

“Aman durun gene başladınız.”

İkisi de bana bakarak güldü.

“Şaka şaka…”

“Reis diye bir şey yok. Ne biz Afrika’da yaşıyoruz, ne bir kabile içindeyiz ne de ben reisim. Biz ortak bir payda içinde yaşıyoruz.”

“ Zaten makyaj yapmak beni yoruyordu. Köpük keyfini de ayda bire indirgedim. Böyle de mutluyum ”

“Valla çok sevindim bu duruma…”

“Bizde çok sevindik. Hatta o kadar çok sevindik ki ( eşinin karını tutarak) eşim sevinçten hamile kaldı.”

“Evet, belki de sayende bende anne oldum.”

“ Çocuğun benle bir alâkası yok. Onun babası sizsiniz.”

Güldüler… Çok neşeliydiler.

“ Haftaya düğün tazeliyoruz. Seni de aramızda, görmek isteriz. Hatta senden şahidim olmanı isterim.”

“Olurum tabii neden olmasın…”

İlk davetiyeyi elime tutuşturdular. Bir ailem daha olduğunun artık farkındaydım. Birbirini seven insanların, koşuşup anlaşarak yeniden bir araya gelmesi, ayrıca bir kültür terazisiydi. Bir daha ayrılık olmaması için çocuklarının doğacak olması içimdeki tedirginliği yok ediyordu.

Elbette devam edecek…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

umarım bir ankatör sayesinde mutluluğu yakalayan çift tazelenen nikahın ardından farkettiklerini yeniden unutmazlar .yoksa şans kapıyı kaç kere çalar..??

didemo 
 06.07.2007 17:32
Cevap :
Şans bu değil mi? kapıyı kaç kez çalacağını kimse bilemiyor. Sevgiler...  06.07.2007 17:46
 

hadi ama ne zaman bitecek bu hikaye:) Demek insanlar bazı paravanları kaldırmak zorunda olduklarını bazı şeylerin eksikliğinde görüyorlar .Bu arada çok merak edıyorum bu hikaye gerçekmi??

 
 06.07.2007 17:14
Cevap :
2000'li yılların başında yaşadığım bu hikaye genel yapısı itibariyle gerçektir. Diyalogların bazıları geçmişten hatırımdan kalan sözlerdir. Bu hikâye bitmez desem :)) Yalan söylemiş olurum. Her hikâye elbette biter... Bu da bitecektir...  06.07.2007 17:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 81
Toplam yorum
: 222
Toplam mesaj
: 62
Ort. okunma sayısı
: 1241
Kayıt tarihi
: 17.05.07
 
 

Yaşamın öncelikle sevgiden ibaret olduğunu düşünüyorum. Bunun içindir ki, yaşamak için sev sevmek iç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster