Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Temmuz '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
920
 

Mutluyuz, boşanıyoruz!

Mutluyuz, boşanıyoruz!
 

Çalışma vakti gelmiş hatta geçmişti. Bir Pazar günü idi. Bu saatlerde genelde insanlar evlerinde olur ama bizimle ilgilenmez kapı dışarı ederlerdi.

Bir kapı çaldım. Otuz yaşlarında bir adam beni içeri aldı. Karısı ile kahvaltı yapıyorlardı. Çok sıcakkanlı bir çiftti. İçimden ne güzel bir aile ortamı, bir de çocukları olsa gül gibi geçinirler, dedim. Anket sorularını bıraktım sohbete girdim. Havadan sudan memleketin halinden konuşuyorduk…

Zaman sonra işime başladım. Anket içinde yer alan soruları, artık ezberimden soruyordum başımı kaldırmadan… Onlar söylüyor ben işaretliyordum. Derken birden o huşu içinde yaşayan çiftin sesi yükselmeye başlamıştı. Sadece dinliyordum, başım önümde…

“Sen evlendiğimizde böyle değildin. Ne zaman bastık imzayı o zaman değiştin.”

“ Ya sen… Evlen benimle diye yalvardın adeta. Bir gün bile kırışık gömlek giydirmem ben sana, sevmediğin yemekleri yapmam… Sözünden dışarı çıkmam dedin, bırak sevmediğim yemeği, aylardır fast food yemekten obez Amerikan vatandaşlarına döndüm…”

“Ağabeycim, ablacım… Bu kavganın sonu yok, boş yere tartışmayın.”

“Seni Allah gönderdi kardeşim. Bizim birbirimize aylardır soramadığımız soruları sordun bize, bizi aydınlattın.”

“Evet, bak ilk defa bir konu da sana katılıyorum.”

Derin bir sessizlik yaşanıyordu. Kadın ve adam küs çocuklar gibi dudaklarını büzüp, değişen yönlere bakıyorlardı.

“E şimdi ne olacak.” dedim.

İkisi de, cevap vermek için diğerinin ağzına bakıyordu. Derken kadın atıldı.

“ Ne olacağı mı var. Biz her ne kadar birbirimizi sevsek de…”

Adam araya girdi.

“Boşanıyoruz.”

Kadında benim gibi hayret içinde kaldı. Bekâr biriydim. Evlenme düşüncesini taşıyan bana kötü örnek oluyorlardı.

“Yazıklar olsun. Ben bu sözü söylemek için zorluk çekerken senin rahatlığına yazıklar olsun.”

“ Uzatmanın bir âlemi yok.”

“ Bekleyen biri mi var? Evet ya… Nasıl yanıldım ben. Bu ilişkinin bitiş sebebi sadece biz olamayız. Söyle, ne zamandan beri aldatıyorsun beni…”

“Saçmalık. Ben böyle bir şey yapmam. Sen kendine bak…”

“ Ne dedin sen… Bu sefer hakikaten bitti. Benim, karının seni aldattığını nasıl düşünürsün… Bu ilişki bitti. Çek git evimden.”

“ Nerden senin evin oluyor. Yıllarca çalıştım çabaladım ben aldım bu evi… İçinde üç beş kıçı kırık eşyan var diye evi sana bırakacağımı sanıyorsan avucunu yalarsın. Eşyalar sende ev bende kalıyor.”

“Bana bak benim tepemi attırma. Bana evlilik sözleşmesi imzalatmamak için az çırpınmadın. Kandırdın beni… Her şeyim senin dedin.”

“Kanmasaydın…”

Araya girmem gerekiyordu. Hem işimi yapamıyordum, hem de bu kavganın getirisi olacak bir cinayete tanıklık etmek istemiyordum. Çekip gitsem ya da kalsam bir şekilde tanıklık edecektim. Bu çift birbirini seviyordu… Tartışma olmayan bir evde hayat yaşanmazdı zaten.

“Bir dakikaaaaaaa! Susun artık! Nedir bu kavga, siz neyin kavgasını yapıyorsunuz. Bu ilişki bitemez, siz birbirinizi seviyorsunuz.”

“ Biliyorum”, dedi adam ve ardından kadın.

“ Ben size ne sordum ki bu ilişki buraya geldi.”

“Ee şey…”

Çift kısa bir süre neden kavga ettiklerini hatırlayamadı.

“ Bakın siz daha neden kavga ettiğinizi de bilmiyorsunuz.”

“Dur, heh geldi aklıma. En çok geliri kim getiriyor, evin reisi kim diye soran sen değil miydin?”

“Evet sen sordun bu soruları?”

“ Bana suçluymuşum gibi bakmayın. Bu soruları sormak benim görevim. Cevaplamak ya da reddetmek sizin işiniz.”

Sustular…

“ Yani sizin sıkıntınızın başlangıç noktası bu, öyle mi?”

“ Evet… Aslında…” dedi kadın…

“ Bi dakkaa… Önce soruna bakalım. Bu evde en çok geliri kim getiriyor.”

Adam ve kadın aynı anda, yine aynı öfkeyle,

“ Ben.”

“ Ben.”

“Hayır ben…”

“Pışıık… Maaşlarımız aynı aslında, ama ben prim usulüyle çalıştığım için totalde daha çok kazanıyorum.” dedi kadın.

Benim kavgayı bölmeme gerek kalmadan adam susuverdi. Yenişmiş gibi durması kadının zafer sarhoşu olmasına neden olmuştu. İlk sorunu çözdük derken, adam maden bulmuş gibi gözleri parladı, coşkun bir edayla…

“ Sen belki çok kazanıyorsun ama bu evde israf şampiyonu da sensin, dikkatini çekerim, şekerim.”

“Ne israfı yapmışım.”

“Adamın yanında saydırma bana kirli çamaşırlarını…”

“Say say.. Yabancı değil o, bizden.”

Aileye bile girmiştim…

“ Biiiir, saatlerce banyoda köpük keyfi yapan seeeen. Banyodan sonra, saçlarını 45 dakikada kurutarak evi hamama çeviren sen. Kendini güzelleştirmek için bir ton para vererek makyaj malzemesi alan sen. Daha sayayım mı?”

“ Tüüh yazıklar olsun sana. Meğer ne yaptımsa gözünde kalmış.”

“ Haksız mıyım kardeşim sen söyle. Ne gerek var o kadar makyaj malzemesine,

“Aman beni karıştırmayın.”

“Hem zaten işe de yaramıyor…”

Bir kadına söylenmesi en tehlikeli sözü söylemişti. Ben usulca dosyaları çantama koyarken, kadının gözlerindeki kav ateş almak üzereydi.

“Ne dedin sen. Sen bana çirkin dedin.”

“Öyle demedim.”

Kadın ayağa kalktı. Adam kendine güvenir bir tavırla yerinde kaldı.

“ Evet evet sen bana çirkinsin imasında bulundun.”

“ Valla ben öyle demedim ama sen nasıl algılarsan…”

“Şimdi de bana kıt akıllı mı diyorsun…”

“ Valla nasıl anlarsan…”

Kadın adamın üzerine çullanırken, ben artık bu evliliği kurtarma görevimden istifa etmiştim. Kaçmıştım, ardıma bakmadan… Ama gözüm arkada kalmadı da değil. Ne oldu? Kavga ayrılıkla mı sonuçlandı. Cinayetle mi? Yoksa basit bir aile kavgası olarak kaldı mı?

Tüm bu düşüncelerimi, nihayete erdirmek için o eve bir kez daha gitme kararı aldım aradan bir hafta geçtikten sonra…

Devam edecek…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Demek geçen günlerde çıldırıp adamı doğrayan ve ince ince kıyıp buzluğa atan kadın bu kadın:)) Şaka şaka valla tamam konu üzücü ama anlatımınızla beraber öyle güzel olmuşki gülmeden edemedim.ellerinize sağlık...

 
 06.07.2007 14:38
Cevap :
Çok teşekkürler... Hayat, bazen hatta sıklıkla yaşanan kötü durumları bile keyifle anlatarak yaşanabilir öyle değil mi... Sevgiler  06.07.2007 14:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 81
Toplam yorum
: 222
Toplam mesaj
: 62
Ort. okunma sayısı
: 1242
Kayıt tarihi
: 17.05.07
 
 

Yaşamın öncelikle sevgiden ibaret olduğunu düşünüyorum. Bunun içindir ki, yaşamak için sev sevmek iç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster